Sonsuza Kadar 2Sonsuza Kadar 2İki sene öncesine kadar her şey yolundaydı. Güzel bir hayatları vardı. Gülsüm kadının eşi Ahmet son zamanlarda değişmeye başlamış, eski neşesi kalmamıştı. O güler yüzlü şakacı adam gitmiş, yerine aksi, sinirli, pek konuşmayan ters biri gelmişti. Uzun boylu kafasının üzerindeki saçlar seyrelmeye başlamıştı. Uzun burunlu, kara çatık kaşlı bıyıksız iyi bir adamdı. Güzel yeşil gözleri vardı. Naile gözlerini onda almıştı. Çocuklarına çok düşkündü. Ali’nin doğumunu en çok o istemişti. “Bir oğlum daha olsun bak kızlarım iki tane bu da Mehmet’e arkadaş olur” diye çok ısrar etmişti. Gülsüm her şey yolunda iken, neydi Ahmet’i bu kadar değiştiren bir türlü anlayamamıştı. O her gün ailesinden biraz daha uzaklaşıyordu. Gülsüm içi sızlıyor konuşmaya çalışıyor o ise hemen konuyu kapatıyor ısrar edilince de kalkıp gidiyordu. Bazen de sudan sebeplerden kavga çıkarıyordu. Çocuklar onun bu haline alışık olmadıklarından korkup susuyorlar her biri bir kenara çekilip sessizce olanları anlamaya çalışıyorlardı.Sıradan bir sabahtı. Gülsüm her zaman ki gibi erkenden kalkmış kahvaltı hazırlıyor, Ahmet henüz uyuyordu. Birden çalan telefonun sesiyle irkildi. Kolunda ki saate baktı daha altı bile değildi çok erkendi. Yüreğini bir telaş kapladı. Ağır adımlarla salonda ki telefona doğru yürürken bir yandan da kim olabileceğini düşünüyordu. Birden yatak odasının kapısı hızla açıldı. “Dur bırak ben açarım… !”dedi Ahmet. Telaşla ahizeyi eline alıp kulağına doğru götürdü. Telefondaki ses bir şeyler söylüyor, o sadece dinliyor ve dinledikçe de renkten renge giriyordu. Gülsüm, birkaç dakika süren bu telefon görüşmesinin hayatlarını alt üst edeceğini nereden bilirdi. Ahmet’in elleri titriyordu telefonu kapatırken. Boş gözlerle öylece hareketsiz kaldı bir süre… Kendinden cevap bekleyen Gülsüm’e anlamsızca baktı. “Sakın bir şey sorma, hemen çıkmam lazım erken gelmeye çalışırım…” diyebildi. Bir şey sormasına izin vermeden hızla odaya döndü ve üzerini acelece giyindi. Gülsüm şaşkındı onu seyrediyor neler olduğunu anlamaya çalışıyor, soru sormaya cesaret edemiyordu. Ahmet hızla odadan dışarı çıkıp kapıya doğru yönelmişti ki, birden dönüp çocukların odasına doğru gitti. Onlara sevgiyle bakıp uyandırmadan tek tek öptü. İçinde deli fırtınalar esiyordu yüreği yangın yeri gibiydi. Akşama dönebilmeyi umut ederek usulca çıktı odadan. Gülsüm’e döndü ona öyle sarıldı ki sanki dönemeyeceğini o an hissetmişti… Bu son görüşmeleriydi. Gülsüm aylarca aradı polise haber verdi ne ölü ne diri bir haber alamadı, umut yok deseler de “Belki bir gün döner gelir” diye hayal ediyordu… Ahmet`i çok özlüyordu, sevgisinin üzerini acılar örtmüştü. Albümdeki resmine bakar geceleri ağlardı. “Bir gelse” diyordu. Şarkıları gelirdi aklına, gözyaşları süzülürken yanağından aşağı mırıldanırdı sessizce; “Bir kızıl goncaya benzer dudağın Açılan tek gülüsün sen bu bağın Kurulu kalplere sevda otağın Kim bilir hangi gönüldür durağın Her gören göğsüme taksam seni der Kimi ateş gibi yaktın beni der Kimi billur bakışından söz eder Kim bilir hangi gönüldür durağın” Ne zordu dört çocukla birden bire yapa yalnız kalmak. Para yok, hiçbir gelir yok, kimsesiz. Hayatın acı gerçekleri ile baş başa, ilk günler iyi kötü idare etmişlerdi. Sonraları evdeki para edecek eşyaları bir bir sattılar. Gülsüm’ün hiçbir mesleği yoktu mecburen tarlalara çapaya gitmeye başladı. Kışın evlere temizliğe gidiyor az çok geçinmeye çalışıyordu. Komşuları çok yardımcı oluyor ellerinden gelen desteği sağlıyor, bazen yemek bazen ekmek en güzeli de iş buluyorlardı, çalışsın kimseye muhtaç olmasın diye... (devam edecek)
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Sonsuza Kadar 2 isimli yazı, Birgül Erdoğan tarafından 31.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Mehmet Emin Selçuk yazıyı tebrik etti...
Metin Akar yazıyı tebrik etti...
Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
Deniz Yıldırım yazıyı tebrik etti...
Yasin Şahin yazıyı tebrik etti...
Volkan Sönmez yazıyı tebrik etti...
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Kasım
20
Kasım
14
Kasım
7
Kasım
3
Ağustos
16
Nisan
29
Ekim
15
Avrupa Da Batıl İnançlar (özel Bölüm)
• Birgül Erdoğan • Mizah Denemeleri • 434 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Temmuz
14
Mayıs
7 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||