Sorgu - (1.bölüm)Sorgu - (1.bölüm)Sorgu başlamıştı: İnsan emeği ile genişletilmiş,yine insan eliyle de gizlenmiş kör bir mağarada üç kişi bir adamı aralarına almış sorguluyorlardı. Yeşil gerilla parkeli,kısa boylu esmer militan ortada bağlı duran adamı yakasından tutup sarsmaya başladı: -arkadaş bize doğruyu söyle,bugüne kadar devlet için neler yaptın,Hangi ihbarları yaptın?açıkça söyle ,belki partimiz seni affeder. Biraz ötede duran uzun,ince boylu militan-ki adı welattı-sessizce sigara içiyordu.Ta başından beri bu kaçırmaya karşı olduğu halde,arkadaşlarına engel olamamıştı.Haklılığını ispatlama ümidi ile: -arkadaş bize doğruyu söyle,sana zarar vermek istemiyoruz.Ama Geliyé zoré baskınını kimin ihbar ettiğini öğrenmek zorundayız.köylülerin senin ismini verdiler. Adam acıyla,hırıltılarla cevap vermeye çalıştı.Üç gündür,o yer senin,bu yer benim,dağ bayır dolaştırılmıştı.En son buraya getirilirken yollarda,ekilmemiş tarlalarda hızla sürüklenmiş,ayakabının teki kaybolmuş;yüzü,gözü,elleri,çiziklerle,kanla,terle kızıllaşmıştı:Acıyla konuştu: -kardeşim vallahi bu dediğiniz şeylerle ne alakam var ,ne de haberim var.ben kendi halinde yaşayan bir köylüyüm.Köylülerimin dedikodularına gelince,onlarla eskiden kalma husumetlerimiz var.Bunları bugün size böyle söylemişler,yarın gider karakola başka türlü anlatırlar. Üçüncü militan,mağaranın girişinde etrafı gözetliyordu.Sorguya bilfiil katılmadığı halde kulakları onlardaydı.aslında bu kaçırmayı,organize eden ve onları teşvik eden oydu.Ana tarafından bu bahsi geçen köylülerle akrabaydı.Kulakları zor duyduğu için halk dilinde ona `kerro` diyorlardı,yani sağır. -yalan söyleme hain,dedi öfkeyle.hergün karakola koyun kestiğin yalan mı?onlara oğlun şehirden eşya getirmiyor mu?O pis gazeteleri onlara getiren senin oğlun değil mi? esir altan alarak: -Kerro kardeş vallah bunların hiçbirinin doğruluğu yok.Size yalan dolan şeyler anlatmışlar,Hem köydeki herkes karakola eşya satıyor.Bakkal selonun dükkanı yok mu?Hemo hergün traktörüyle onlara şehirden erzak getir miyor mu?Onların ki suç olmuyor da niye benim ki oluyor. -sus konuşma daha fazla köpek! diye bağırdı kerro ve üstüne yürüdü.Eski düşmanlığın ve doldurulmuşluğun hıncıyla esire vurdukça vurdu,Sırtına,başına,yüzüne şuursuzca vurdu.Tüm kinini kustu üzerine. Esirin yaraları dah bir kanadı,yüzü daha bir morardı.Son üçgündür bir parça kurumuş ekmek dışında boğazından lokma geçmemişti.Bitkinlikten ve atılan dayaktan bayılarak yere yığıldı.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Kasım
30
Ağustos
3
Ağustos
3
Şubat
3
Şubat
3
Şubat
28
Eylül
29
Eylül
11
Eylül
4
Bir Ana ve Bir Oğul
• Mustafa Cizreli • Başkaldırı Hikayeleri • 1266 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
27
Eylül
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||