Kavuşmanın sevinci Hüznü ayrılığın Sevdiğinden uzak olmanın yalnızlığı Gurbetin kekremsi tadı İhanetin yürekteki yarası Ve bilcümle sevdaları yaşamın Dostlukları Düşmanlıkları Düğünleri Ve ölümleri Benden sorulurdu sevdiğim Sorulurdu Ve anlatırdı yüreğim Neler gördüğünü Neler yaşadığını Herkesten armağanlar taşırdı bu yürek Kimini el üstünde tutar Kimi için yangın ihbarları salardı Yani demem o ki Sevgiyi de Kini de sınırsız yaşardım Kıt’a sahanlığı Ya da mil sınırları bağlamazdı Sevgimi ve kinimi Şimdi Yusuf’un kuyusunda Eyyub’un sabrı ile Tespih yapıyorsam sensiz günleri Ve seninle Aşil topuğum bile Yara almıyorsa oklardan Derin bir oh çekiyorsa Yangın ihbarlı yüreksizler Umarsız ve huzursuz bir bekleyiş Yoksa içimde Sadece güzel olanı görüyorsa gözlerim Besmele ile güne başlayan inanmışın Dinginliği varsa yaşamımda Bil ki seni sevdiğim için değil Beni sevdiğin içindir Ve şimdi sana Suya kavuşmuş bir susuzun içtenliği ile sesleniyorum: “Su gibi aziz ol”Sevdiğim “Su gibi aziz ol”