Şu Pelikan Ne Garip Kuştur?
Çirkin ve gülünç bir kuş olan pelikan:
Gagasının gücünü öven bir destanla, resmi binlerce kartpostalda görünür. Pelikanlar bazen gösterişli sıralar halinde sığ bölgelerde, bazen temel kazıkları üzerinde tünemiş olarak, bazen de denizin üzerinde yana yatmış tek bir sıra halinde uçarak renkli ve kişisel gösteriler yaparlar. Hava akımları ile gitmeyi o kadar iyi becerirler ki kanat çırpmalarına ender rastlanır. fakat bunu yaptıklarında, ilk önce en başta giden kanat çırpar, sonra da iyi eğitilmiş bir koro gibi, arkadakiler sırayla hareketi tekrarlar.
Nerede bir pelikan görseniz iyi bir gösteri görmeniz olasılığı vardır. Bir keresinde balıkçı bir bayan güzel bir levrek yakalamış. Fakat bir pelikan da balığa göz dikmiş. Balığı kıyıya kadar takip edip, kanca, misine ve mantarla birlikte ganimetini yakalayıp uçar.
Büyük kuş metre metre misineyi götürdükçe şaşıran kadının olta elinde kalır. Sonra, ani bir çekişle misineyi sarmaya başlar ve pelikanın gevşek bir şekilde ağzında tuttuğu balığı çekip alır. Balık suya düşerken pelikan gerçekte kendi yakaladığı balık olarak saydığı levrekten yoksun kalmamak amacıyla, kanatlarını katları ve arkasından dikine daldı. Fakat kadın oltayı olanca hızıyla sardığından hedefine ulaşamaz ve kadın balığı hemen bir kovanın içine bırakır.
Pelikan geldiğinde kadın kovaya bir kapak kapatıyordu. kuş balığı göremeyince, kendisine eziyet eden kimsenin kaba etini kızgın bir şekilde gagaladı. kadın kovaya takıldı ve kovadan arınmış balık ortaya çıktı. Bunun üzerine pelikan balığı yakaladığı gibi kıyıdan uzaktaki bir temel direğine götürdü ve orada yuttu.
Fakat bu aç bir pelikan için iştah açıcı bir lokmadan başka bir şey değildi; elde ettiği gıda enerjisini, başka bir balığı ararken yakıp tüketir. Birgün arkadaşlarımdan bazıları yemlik balık için ağ bırakırken, kendisine yemek bulmaya geldiklerini zannediyor gibi görünen sinir bozucu bir pelikan aralarına katıldı. Arkadaşlarımla ona yiyecebileceği kadar yedirmeye karar verdiler, sözde. Ama neredeyse altından kalkamayacakları bir işe kalkışmışlardı.
Pelikan yedi, yedi, fakat sonunda bir balığın kuyruğu gagasından uzana kaldı. O kadar yemişti ki yürümeye çalıştığında düştü. Arkadaşlarım onu yerleştirdiler ve son lokmaya ne olacağını görmek için seyrettiler. Her birkaç dakikada bir, şişkin kuş yutkundu ve balık gırtlağından biraz aşağıya kaydı. Sonra boğazındakileri daha rahat verici bir şekle sokmak için birkaç kere sıçradı. Bu işlemi bir saat sürdükten sonra 15 dakikalık bir uyku çekti ve uyandığında yine yemek için can sıkmaya başladı!
Ticari balıkçılar bazen gerçekten de pelikanı fazla balık yemekle suçlarlar. Fakat biyoloji uzmanları pelikanın yediği balığın yüzde doksanının ya bol miktarda bulunduğunu ya da ticari bakımdan değer taşımadığını iddia ederler. İstisnalar; otlu düzlükler üzerinde bulunan ve böylece pelikanın yakalanması için uygun derinlikte bulunan gölge balığı gibi sığ su balıkları olabilirler.
Pelikan derine dalamaz; bünyesi kendisini kolay kolay batırmayacak özelliklere sahiptir. Bir kuş bir balığı izlediğinde kanatlarını katlar ve genellikle 15-20 metrelik bir yükseklikten aşağı dalar. Nişancılığı o kadar gelişmiştir ki, ender olarak avını tutturamaz. Fakat boynunu uzatmasının eklediği uzunluk ve güçlü bir dalışın şiddeti pelikanın bir metre derinlikteki balığı yakalayabilmesini sağlayamıyor.
Oysa pelikanlar yanılmaz değiller. Bir keresinde Florida daki Deytena plajında bir pelikan suyun altında yüzen ufak, kara bir cisim gördü, genellikle öldürücü isabetliliğe sahip dalışına geçti. Sudan çıkıp gagasını araladığında kirlenmiş bir ördek dışarı fırlatı ve şaşırmış pelikan gürültülü hareketler yağdırarak uçtu.
Ağ ile avlanan çoğu balıkçılar pelikanı yardımcı bir kuş olarak görürler. Ağlarını çekerlerken, pelikanlar mantarların su üstünde tuttukları ağın üst sırası üzerine tüner veya kapalı alan boyunca uçar ve balık ararken; sürekli çalışan balıkları, ağın üzerinde atlayamayacakları kadar derinde tutar. Sonra balık çeşitleri ayrılırken pelikanlar kendilerine atılan işe yaramaz cinsten balıkları yakalarlar.
Pelikan türünün en çok rastlanan türü olan, kahverengi pelikanın kanat uzunluğu iki metreyi bazen geçer. Bu cinsin başı kamış sarısı, boğazı grimsi beyazdır. (Başın tepesinden başlayıp boyundan aşağı inen kahverengi bir şeridin bulunudğu, çiftleşme dönemi dışında) vücudunun üst kısmı gridir. Alt kısımları ise kahverengidir. Kahverengi pelikan arada bir sapa, denizden uzak yerlerde görülür. Fakat, çoğunlukla fazla su ve sıcak iklimi tercih eder.
Daha büyük ve çok daha güzel olan beyaz pelikanın ise üç metreye ulaşan kanat genişliği vardır. Kanat uçlarının sürüklenen kısmı siyah, gagası ve bacakları parlak turuncu-sarı bir renktedir.
Mavi su üzerinde batıp çıkması ve parlak güneş ışığında geniş daireler çizerek süzülmesi, etkileyici sahnelerdendir.
Beyaz pelikanlar yemek için dalmazlar. Onun yerine sığlara doğru hareket eden balık sürüleri bulmaya giderler. Sürünün arkasına iner ve balıkları kıyıya gitmeye zorlarlar. Balıklar açığa dönmeye kalkışırlarsa, pelikanlar ayaklarıyla suyu bulandırır ve balıkları korkutarak geri dönmeye zorlarlar. Balıklar 30-40 santim derinliğindeki suya gelince, pelikanlar dev gagalarıyla onları kepçe hareketleriyle toplarlar.
Yüzlerce kuşun bir arada bulunup, bir koloni oluşturdukları pelikanların çiftleşme yerlerine uğrarsanız, pelikanların en büyük özelliklerinden birinin farkına varırsınız; neredeyse hiç ses çıkarmazlar. Genç pelikanlar çatlak fısıldayan seslerle, yemek isterler. Fakat olgun pelikanların çıkardıkları tek ses uçarken kanatlarından çıkan bir vızıltı ve kızgın olduğu veya yemek için dilendiği zamanlar gagalarıyla çıkardıkları keskin, emredici şaklamalardır. Nadir olarak, örneğin iki pelikan bir balık üzerine kavga ettikleri durumlarda, olgun bir pelikan gençliğinde yapmış olduğu gibi gıcırdamaya başlar.
Çiftleşme yerinde, erkek pelikanların, dişilerini sevgisini kazanmak için sessizlik içinde debdebeli bir şekilde caka sattıklarını, kanatlarını pompalayıp vücutlarını, kanatlarını pompalayıp vücutlarını tüylü balonlar haline getirdiklerini görürsünüz. Ve bu kur bitince, dişi ve erkek yuva yapma gibi ciddi bir işe başlarlar. Sonuç, bir kumsala, bir adada yüksek bir yere ya da 7-8 metre yükseklikteki mangro bitkisi üzerine kurabilecek iri bir çatı kulübesidir. Pelikanın yumurtadan çıkıp, yaşayabilmesi mucizedir.
Anne bir pelikanın misafirleri olduğunda heyecanlandığını görürsünüz. Kendini kaybetmez, fakat daha kötüsü, üzerinizden uçarken bir kese dolusu yarı hazmedilmiş balık kaybedebilir.
Birçok kuşun ortak geleneğine uyarak, ana pelikan ilk önce denizde balığını yakaladığı yerde beslenir. Yuvaya dönünce, yarı yarıya hazmedilmiş balığı gagasından sarkan kesenin içine geri çıkartır ve yavruları başlarını içine daldırırlar.
Yemek azaldıkça, yavrular dikilirler ve kuyu gibi olan beslenme yalağından sadece ayakları uzanır.
Pelikan bir balıkçıdan bedava yemek için fırsat beklediği gibi, karabaş martıları da pelikanları kollarlar. Pelikan balık için daldığında; kesesinde sadece balıkla değil, birkaç litre de suyla çıkar. Balık ve suyu ayırmak için gagasını açar ve balığa dikkat ederek suyu akıtır.
Martılar da başkasının gagasından yemek yeme fırsatını yakalarlar. Pelikanın büyük gagası üzerine konarlar ve dev kuş suyu boşaltmak için gagasını açınca içeri uzanıp balığı çekip alırlar. Pelikan yeni bir balık yakalamak için yeniden işe koyulur.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :