kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Makale / Hayata Dair Makaleler

Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?)


Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?)

Doğmak elimizde değildi, ölmemek de elimizde değil, buna rağmen bu ikisi arasında nasıl bir ömür süreceğimiz bir ölçüde elimizdedir ve yapacağımız seçimlere bağlıdır.


En basit tanımıyla karar, istenen sonuca ulaşmak için alternatifler arasından bir tanesini seçmektir. Hayatınızı değiştirmek için her an kullanabileceğiniz bir araçtır. Yeni bir karar verdiğiniz anda, yeni bir sebebi, etkiyi, yönlendirmeyi ve hayat hedefini devreye sokuyorsunuz. Aslında hayatınızı değiştirmeye, o yeni kararı verdiğiniz anda başlıyorsunuz. Tanım bu kadar kısa ve kolay kolay olmasına da iş uygulamaya gelince neden bu kadar rahat olamıyoruz?

Hayatın çok kısa olduğunu göz önüne getirdiğinizde insanı kilitleyen, servis dışı bırakan bu faktörün yaşamınızda ne kadar uzun bir süreyi kapladığını acaba hiç düşündünüz mü?


Karar vermek, sorunu çözmede ve engeli aşmada önemli bir işlevdir. Bir eylemdir. Hatta okuduğum bir kitapta karar vermenin başlı balına bir sanat olduğu anlatılıyor. Hak vermemek elde değil açıkçası. Çünkü karar vermek çok zor, çok zahmetli, tabiri caizse bazı insanlar için ‘iki arada bir derede kalmak’ anlamına bile geliyor. Bir sürü alternatif arasından işe yarayanı bulup çıkarmak başlı başına bir sanat olsa gerek. Oysaki hayatımızın her döneminde, hatta ve hatta her anında bir karar vermek zorunluluğu yaşıyoruz. (değil mi?) En basit ihtiyaçlardan tutun hayatın dönüm noktası diyeceğimiz olaylarına kadar hepsinde bir karar vermek zorunda kalıyoruz.


Karar vermek iradeyi kullanmaktır. “Bunu seçiyorum” demekle sadece bir nesneyi ya da bir olguyu seçmiyorsunuz. Kendi tarzınızı, duygularınızı, düşüncelerinizi, kendinizi ortaya koyuyorsunuz. (Ah bir de seçebilsek…)

En basiti, kararsızlık, televizyon kanalları arasından izlenecek programın seçiminde ortaya çıkar.

Ülkemizde televizyonlarda yayınlanan çeşitli yerli ve yabancı kanallar arasından izleyeceği programı seçemeyen, bu nedenle saatlerce kanaldan kanala atladığı için doğru dürüst televizyon izleyememekten yakınan insanların sayısı oldukça fazladır.

Kararsızlık, bir eylemi, düşünceye gelen bir aksiyonu ortaya koyma esnasında ister bir anlık, isterse uzun süreli olsun, insanı bloke edip adeta bitkisel hayata sokar.

Oysa ki her an bir karar verme süreci yaşarız. İşte size çok çok çok basit bir örnek:

Sabah kalkarsınız. Tabi bir önceki akşam, sabah kaçta kalkacağınıza karar verirsiniz ve ona göre saatinizi kurarsınız. Daha sonra alarm çaldığında kaç dakika erteleyeceğinize karar verirsiniz (hiçbir zaman alarmın ilk çaldığında kalkan birisine şahit olmadım da, eğer ki bu sizin için geçerli değilse, geçiniz…) sabahın köründe yataktan kalkma başarısını gösterebilirseniz, -eğer ki- çalışıyorsanız işe gitmek için hangi kıyafeti giyeceğinize karar verirsiniz (bayanlar için bu süre x2, öğrenciler bu kısımdan muaf tutuluyor), kahvaltı masasının başın oturduğunuzda hangisini yiyeceğinize karar verirsiniz. Bayanların makyaj yapması zaten başlı başına bir karar verme kaosudur, bu yüzden o kısma girmemeyi tercih ediyoruz. Kahvaltının yanında acı bir kahve mi yoksa çay mı içersiniz? Bu da sizin kararınız… Kapının eşiğine gelince hangi ayakkabıyı giysem acaba diye hayıflanırsınız. Çıkarken bir ara gözümüz merdivene takılır buna rağmen asansörü çağırmayı tercih edersiniz. Kararınız minimum az enerji harcamaktan yanadır. Durağa gelince (annemin her sabah yaptığı gibi) otobüse mi yoksa dolmuşa mı binsem düşüncesi sarar, sonra da en yakına götürene değil ilk gelene binme kararı alırsınız. (sıkıldınız mı? valla biz de! Ki düşünün daha mesai, dersler başlamadı) sonra ineceğiniz durağa karar verirsiniz, öğle yemeğinde ne yiyeceğinize, akşam uğramanız gereken yerlere….

Şimdi bana katıldığınızı, evet, amma da karar alıyormuşuz be yav, dediğinizi duyar gibiyim.


Kararları ikiye ayırmak mümkün. Birincisi basit kararlar. Tıpkı yukarıdaki gibi. Günlük kararlar ve her sabah bu süreci yaşarken bile zorlanıyoruz. Mağazadan bir pantolon aldığımızda bile bazen dakikalarca bir o pantolona bir ötekine bakıp “Acaba hangisini alsam?Ay bu yakışır, yok ya bu daha çok yakışır. Uff neden biraz daha param yok ikisini de alsaydım keşke. Ya da… ya da kazak mı alsam?!?” o anda yanımızda bir arkadaş, eş, dost varsa hemen topu ona atarız: “Sudenaz, sence nasıl oldu bu” (örneklerdeki kişiler tamamen hayal ürünü olup, olaylar gerçektir) İşte sayın okuyucular alışverişte, evde, işte, okulda, hamamda, güzellik merkezinde, sporda sürekli bir zincirleme karar verme olgusu yaşıyoruz

(Bu örneği sizinle paylaşmazsam rahat edemeyeceğim. Bizim ailede kararsızlığın en tipik örneği, artık geleneksel bir hale gelmiş “nasıl karar veremiyoruz” şenliğidir. Her baharda yaşanır bu. Kardeşim Bodrum’a gitmek ister yaz tatilinde, annem ise daha sakin bir yeri tercih eder, babamsa (hala ne olduğunu anlamış değilim, bir insan ısrarla her yıl aynı yere gidelim diye neden tutturur) Marmaris’e gitmek ister. Beni sormayın, ben çalışıyorum… ve ne kadar ilginçtir ki, üçünün dediği de olmaz. Onca tartışma, plan, söz, iki aya yakın sürer oysa on beş günlük tatilleri çok alakasız bir yerde geçer. )

Bir de zor kararlar var hayatımızda. Zor kararlar denilince akla gelen… Hmmm, bir düşünelim bakalım neler var. Mesela, evlenme kararı, eve küçük, sevimli bir köpek alma kararı, öğrenciler için üniversite seçme kararı, daha çok beyler içinse hangi arabayı alsam ki, düşüncesi, yeni bir işe başlama kararı, boşanma kararı, çocuk sahibi olma kararı, taşınma kararı…

Kararsızlık yaşadığınız zaman bilinçaltı bir karmaşa yaşar çünkü siz bir emir verirsiniz “Evet, bunu seçiyorum” diye, bilinçaltı onu gerçekleştirmek için çalışır. İki dakika ya da iki gün sonra “Yok ya şunu mu seçseydim?” diye düşünürsünüz bilinçaltınız sorgulamadan bir önceki karar için çalışmayı bırakır ve buna yoğunlaşır. Hadi bakalım tekrar kararsızlık yaşadığınızda, seçim yapmaktan çekindiğinizde sevgili kölenizin eli kolu dili bağlanır. Ayak uyduramaz hale gelir. Ne yapacak? Sahip karar veremedi ki bir şey yapsın zavallı. Bu yüzden de sonuca ulaşamaz. Belki de kesin bir seçim için zamana ihtiyacınız var. Bilinçaltının eli kolu bağlanmasın diye evlenme kararı da hemen cevaplanmaz ki, ya da ev, araba alınmaz ki! Belli bir süreç gereken, düşünmeniz için zamana ihtiyaç duyduğunuzda bilinçaltınıza bir karar verdiğinizi iletin. Deyin ki “Hey, bilinçaltım, şimdi zor durumdayım, sana da yalan yanlış şeyler söylemeyim. O yüzden bu konuda aldığım karar, kararımı üç gün, üç hafta… ertelemektir.” En azından bu duruma karar vermiş olursunuz.


Bazen bir sonuca ulaşamadığımız için birkaçını yapmaya çalışırız ve hepsi de mahvolur. İlk cümlelerde bir soru sormuştuk. Peki neden böyleyiz? Neden rahat karar veremiyoruz? Seçim yapmakta sıkıntıya düşmemizin temel nedeni, sorunun belirsizlik düzeyiyle birlikte içimizdeki duygu ve isteklerin adını yeterince net koyamamaktır.

Belirsizlik düzeyinde sorunun ne olduğunu saptayamazsınız. ‘Tam olarak çözüme ulaşması gereken ne? Neyi şekillendirmeye çalışıyoruz be kardeşim?’ diye düşünürsünüz. Bu soruların cevabını bulmak da belki bulunduğunuz noktada zor olacaktır ve kararınızı sürüncemede bırakmanıza neden olacaktır ya da yanlış kararlar almanıza.

Belirsizliğin yanı sıra karar verme süresinde bir de risk yaşarız. Sadece fazla risk oluşturan ve belirsizlik düzeyi yüksek olan bir durumda karar vermemiz daha da zorlaşır. Aklımıza bir sürü “ACABA”lar ataç gibi takılır. Örneğin, bir Çin restoranına beraber gittik diyelim. Garson bize Beluga havyarı ile yapılan pekin ördeğini tavsiye etti. Şimdi ben şahsen, bilmem ne havyarı ile yapılan pekin ördeğinin (bırakın pekinini hiç ördek yemedim) tadını bilmem. Burada gireceğim risk bir miktar para ve diyelim ki kötü bir lezzetle karşılaşmak (umarım bunun üzerine Beluga havyarı ile yapılan pekin ördeği sevenler derneği protesto etmez – varsa tabi) çok fazla üzerinde durmadan sipariş veriyorum. Bu konuda rahatım çünkü yanılma oranım yüksek de olsa riske attığım şey fazla değil. Bir de bunu evlilik açısından düşünelim. Koca da pekin ördeği gibi çıkarsa ne yapacaksınız? Söyleyin bakalım?!?


Yanlış karar vermekten mi korkuyorsunuz? (Vallaha ben de!)

Yanlış karar vermekten mi korkuyorsunuz? Hayatınızda hiç karar abidesi gibi gördüğüz, ne yaparsa yapsın hep isabetli seçimler yapar dediğiniz kişiler var mı? eğer varsa gözünüzdeki o pembe gözlüğü çıkartıp tekrar bakın. Emin olun ki onlar da tıpkı sizin gibi, tıpkı bizim gibi, tıpkı herkes gibi ders alacakları yanlış kararlar vermişlerdir hayatlarının belli bir döneminde.

Seçimlerinizden kaçmak olmaz. Birilerinin karar alması gerekiyor, bu iş bu kadar zorsa da zevksiz tüm işler gibi hayatınızın yöneticisine düşüyor Eğer siz kendi hayatınıza yönelik kararları vermekten kaçınırsanız bir başkası gelir ve sizin adınıza bunu seve seve verir. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Ne yaparsanız yapın, bazen kötü kararlar da vereceksiniz. Böyle bir durumda kendinize kızmak yerine bir şeyler öğrenin. Kendinize, "Bunun iyi yanı neresi? Bundan ne öğrenebilirim?" diye sorun. Bu başarısızlık belki de kılık değiştirmiş bir armağandır, bu polyannacılık değildir satır aralarını okuyarak gözden kaçanları fark etmektir




Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?)
Yazı Sahibi
Özge Bayram
Özge Bayram tarafından 11.2.2007 tarihinde eklendi 202 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Asına bakarsanız içinde “emir “ yada “emirvari” yargılar taşıyan cümlelere hep itina ile yaklaşmışımdır. Bir olay(ki burada olay sizsiniz )ın sonuçları yada olası etkileri üzerine olgular çıkarmak zor bir iştir. Ki naçizane birinci tekil şahıs “ben” olarak ben de bu zorluğu bilip yazının ortaların da “kararsız” bir ruh haline büründüm . Ama merak etmeyin “sorunun belirsizlik düzeyini alt üst edip, içim deki duygu ve isteklerlere de birer ad koyup “ bu sorunu kolayca aştım ve yazınızı bitirebildim. Elbette karar vermek “iradeyi” kullanmaktır. Ama bu olay/olgu her koşulda öznel bir durum göstermez. Bazen dışsal etkenler “iradenin” önüne zorunlu olarak geçer. Ve bazen tercihler aslında birer “tercih” olmaktan çok, var olanın/yada olması gerekenin zorunlu seçilişi haline gelir. Biliyorum “seçiliş” ve “zorunluluk” beklide cümlede paradoksal bir devrikliğe neden oluyor. Ama cümlenin bu küçük devrilişten yıkılacağını sanmıyorum ..Yıkılsaydı “demokrasinin” beşiği ve demoklesin kılıcının keskin ucu ABD ,çoktan yerle bir olurdu. Demokratlar ve Cumhuriyetciler gibi “tercihlerin” bolca olduğu ve bu bolluk içinde insanlarında,bolluk ve refah içinde barajı aşıp başka ülkeler gol attığı bir toplumsal sistem…. Hayır bu cümlenin sonu yok. Hemen bir tercih yapmalıyım. Değil mi ? Güzeldi yazınız ve mesajlarınız.. Sevgiyle..


12/24/2007 tarihinde yorumlandı.

yaaa gerçekten başım döndü biz ne kadar zor yaşıyoruz hayatı ,kafamızın içinde sürekli sorular ,kararsızlıklar bu nedir yav ufff hayat ne kadar zor


11/2/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
13
Şişşt Baksana!
Rasim CanbolatHayata Dair Makaleler • 96 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
9
Koç Burcu Kadını ve Erkeği
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 109 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
6
Neden Bu Kadar Yorgunum?
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 148 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Seni Seviyorum Önemli Bir Sözdür
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 183 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
2
Boşanmış Erkek Rahatpeki Ya Kadın?
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 128 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
22
İnanılmaz Keyifli Bir Sabah
Özge BayramHayata Dair Denemeler • 53 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Bırakmak
Özge BayramAşk Şiirleri • 96 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Gidenler Gider De Kalanlar Ne Yapar?
Özge BayramSevgi ve Aşk Denemeleri • 203 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
10
Bana Sorarsan Eğer
Özge BayramKlasik Şiirler • 139 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mart
10
Gidene Üzülmek mi Daha İyi
Özge BayramHayata Dair Şiirler • 267 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
9
Anlamlı Hayat
Özge BayramHayata Dair Makaleler • 1445 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Ekim
18
Nedir Bu Motivasyon Dedikleri?
Özge BayramHayata Dair Makaleler • 938 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ekim
18
Sorumluluklarımız ve Stres
Özge BayramHayata Dair Makaleler • 898 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Şubat
11
Beni Bir Sen Anladın Sen De Yanlış Anladın (
Özge BayramHayata Dair Makaleler • 858 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
17
Uzaktan Seyrediyorum Seni
Özge BayramHayata Dair Şiirler • 735 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?), Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?) makalesi, Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?) makale, Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?) nedir?, Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?) hakkında bilgi, Tamam Bunu Seçiyorum (yok Ya Diğeri Daha mi İyiydi Ne?!?) makaleleri, Özge Bayram makaleleri, Tamam nedir, Tamam makalesi, Tamam makaleleri, Bunu nedir, Bunu makalesi, Bunu makaleleri, Seçiyorum nedir, Seçiyorum makalesi, Seçiyorum makaleleri, (yok nedir, (yok makalesi, (yok makaleleri, Diğeri nedir, Diğeri makalesi, Diğeri makaleleri, Daha nedir, Daha makalesi, Daha makaleleri, İyiydi nedir, İyiydi makalesi, İyiydi makaleleri, Ne?!?) nedir, Ne?!?) makalesi, Ne?!?) makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : MPAA | Mortgage Calculator | Flights | Unsecured Loans | Remortgages | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul