kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Tamtam

2 / 7 / 2008  Çarşamba tarihinde Sedat Alkaç tarafından eklendi, 173 kez okundu...

“Onları iyi göremiyordum ama hakkımda konuştuklarını biliyordum. Neşeli ve alaycı bir düşmanlıkla bakıyor olmalıydılar bana. Hemen yanımda fısıldayan bir ses duydum. Endişeyle dönüp baktım; kafa kafaya vermiş üç kişi birbirleriyle konuşuyordu."Kim olduğunu biliyorum.” dedi, kim olduğunu bilmediğim biri.“Saklanmaya çalışsa da görüyorum...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Sedat Alkaç

Sedat Alkaç







Tamtam


Onları iyi göremiyordum ama hakkımda konuştuklarını biliyordum. Neşeli ve alaycı bir düşmanlıkla bakıyor olmalıydılar bana. Hemen yanımda fısıldayan bir ses duydum. Endişeyle dönüp baktım; kafa kafaya vermiş üç kişi birbirleriyle konuşuyordu.

"Kim olduğunu biliyorum.” dedi, kim olduğunu bilmediğim biri.
“Saklanmaya çalışsa da görüyorum onu."

"Faydası yok." diyerek kafa salladı diğeri. "Saklanarak açığa çıkarıyor kendini."

Yere tükürdü dişlerinin arasından ve devam etti: "Salak! Burada kimse ondan olduğu kişi gibi görünmesini beklemiyor ki!"

Hava soğuk ve beş parası yok." diye alaylı alaylı güldü üçüncü adam. Yüzündeki derin bıçak yarası neşeyle kıvrıldı: "Hiçbir yere gidemez."

Az ötemde çınlayan tiz bir kadın sesiyle irkildim: "Ne tuhaf görünüyor öyle, karı gibi saç uzatmış." diye kıkırdadı. Sonra aniden utandı ve yanındaki adamın arkasına sakladı yüzünü. Oysa hiç gerek yoktu, sis yüzünden göz gözü görmüyordu.

Soğuktu, karanlıktı ve sert rüzgâr yüzümü bıçak gibi kesiyordu. Buna rağmen ter içindeydim. Panikle etrafıma bakıyor, olan biteni anlamaya çalışıyordum. “Vebali boynuna, işte ben öldüm.” dedi mekanik bir ses. Telaşla sesin geldiği yöne döndüm ama sustu birden ve kayboldu karanlığın içinde.

Daha ben ne olduğunu anlayamadan iki adam üzerime çullandılar, kollarımdan tutup tamtam sesleri eşliğinde, sisler içindeki bilinmeze doğru sürüklemeye başladılar bedenimi. Umutsuzca direniyor, ayaklarımı yerde sürüyordum ama faydası yoktu, çok güçlüydüler. Anlamadığım bir dilde bir şeyler söylüyorlar, tuhaf, hastalıklı bir coşkuyla kahkahalar atıyorlardı. Kafamı kaldırıp yüzlerine baktım korkuyla. Hayır, ikisini de tanımıyordum, ömrümde ilk kez görüyordum bu adamları. Direnmenin fayda sağlamayacağını anlayınca yalvarmaya başladım. "Bırakın beni n`olur!" dedim.

"Yapmayın! Kendi halinde yaşayan biriyim ben. Hiç kimseye kötülük yapmadım!"

Beni dinlemeye niyetleri yoktu; sözlerim, sahipsiz yankılar gibi yok oldu gitti tamtam seslerinin arasında. Sis, yapış yapış sinmişti üzerime, boğuluyordum. Boşlukta, sağır bir gürültünün içinde ilerliyorduk. Bir süre böyle sürüklendikten sonra insan siluetleri görünmeye başladı etrafımda; yüzlerini seçemediğim karanlık, kaynaşan bir kitle. Alkış seslerini andıran sesler tuhaf çığlıklara karışıyor; tepemde solgun ışıklar yayan lambalar, bir ilkel kabile töreni coşkusu içinde göğe yükselen tamtam seslerinin peşine takılmış, günahkârca sallanıyordu.

Kalabalık, dinsel bir kendinden geçişle uysalca açıldı ve beni ortaya bıraktılar. Tamtam sesleri sustu bir anda, felaket öncesi bir sessizlik kapladı alanı. Yaralı bir hayvan gibi etrafıma bakıyor, ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordum.

Herkes bana bakıyordu. Bazı gözlerde öfke, bazılarında düşmanlık, bazılarında alay ve merak vardı. Bir kurbandım ben, biliyordum. Birazdan, bu kendinden geçmiş topluluk vahşice kanımı akıtacak, asırlarca önce varlığı unutulmuş kayıp tanrılarına ölü bedenimi sunacaklardı.

Kalabalığın içinden bir gölge, yalpalayarak bana doğru yürümeye başladı. Birkaç kısa vuruş yükseldi tamtamdan. Gölgenin yüzünü seçemiyordum. Adımları dikkatimi çekti, yürüyüşünde bir tuhaflık vardı: Bir kısa adım atıp duruyor, sonra sağa sola hafifçe sallanıp bir uzun adım atıyor, tekrar durup kafasını gökyüzüne kaldırıyor ve gırtlağından yükselen kısa, kesik bir hıçkırığın ardından sıradaki kısa adımına geçiyordu. Bir tören yürüyüşüydü bu belli ki.
Hiçbir şeyden emin olamadığım bu sisler içindeki cehennemde emin olduğum tek şey, katilimin kesinlikle bu yaklaşan gölge olduğuydu. Üçüncü kısa adımdan sonra elindeki silahı fark ettim birden, parmaklarının ucunda düşecekmiş gibi sallanıyor, tehdit dolu bir ışıkla parlıyordu. Bütün bedenim korkudan titremeye başladı. Kalabalık, nefesini tutmuş tetikte bekliyordu.

Gölge, tam karşımda durdu, ustalıkla mermiyi silahın ağzına verdi ve bana doğrulttu. Kaskatı kesilmiş bekliyordum. Sonum gelmişti. İşlediğim suçun ne olduğunu bile bilemeden ölecek, tanımadığım, biat etmediğim bir tanrının yüzyıllar önce yitirdiği onurunu kurtarmak adına kurban edilecektim. Zavallı hayatım kutsanmış bir kurşunla sona erecekti.

Büyük bekleyişin sessizliğiyle susan kalabalık, kaçınılmaz ölümümü kutsayan sabırsız bir coşkuyla kıpırdanmaya başladı. Vakit gelmişti. Dizlerimin üzerine çöktüm umutsuzca, ağzımı zorlukla açtım, titreyen bir sesle, Amerikan filmlerinden kotardığım o cümleyi söyledim:

"Bir karım ve kızım var benim. Yapmayın!"

İşe yaramadı. Kutsal gölge, belli belirsiz sallanarak üzerime eğildi, silahı önce bana, sonra havaya doğrulttu ve tetiğe bastı. Kulaklarımı sağır eden bir gürültü çıktı silahtan. Bu ilk denemenin ardından şimdi hedef bendim. Yüzünü yüzüme dayadı küstahça, gözlerini gözlerime dikti ve bir hırıltı çıkardı ağzından. Sapsarı dişleri ay gibi parlayan bu kutsal gölgeyi tanıdığımı fark ettim o anda. Önce neşeyle hıçkırdı, alkollü nefesi yüzümü yalarken bütün dişlerini göstererek sırıttı ve sonra boğuk, çatallı bir sesle böğürdü karımın küçük dayısı:

"Hadi enişte, halay çekeceğiz. Oturmaya mı geldin?"


-Bitti-



Telif Hakkı Uyarısı Tamtam isimli yazı, Sedat Alkaç tarafından 02.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Burcu Şener yazıyı tebrik etti...
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
tebrik Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
tebrik Ömer Saraç yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı favori listesine aldı...
Guşav Fıji
Guşav Fıji / 22.07.2008
evet,oturmaya gelmişti. gülümseyerek okudum,ama gülümseyerek okuyanlardan biraz daha bilerek.saygımla guşav fıji.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 03.07.2008
herzaman ki gibi,seni okumak çok güzel. tebrikler

Yunus Civar
Yunus Civar / 03.07.2008
ilginç bir çalışma , tebrik ederim.

Hatice Engin
Hatice Engin / 03.07.2008
Her zamanki gibi yine keyifle okudum yazınızı...iyi ki burdasınız.

Müslime Uğuz Öngeli
Müslime Uğuz Öngeli / 02.07.2008
İnanın bende üç defa okudum. Biryerinde bir bilgimi kaçırdım diye. Daha sonra düğün mizanseni içinde okuyunca taşlar yerli yerine oturdu. Ne diyebilirim uzun süredir okuduğum en iyi hikayelerden biriydi.

Barış Öztürk
Barış Öztürk / 02.07.2008
Harika bir final kurgusu akıcılığı çok güzeldi paylaşım için tebrikler ve teşekkürler...

Çiğdem Bekar Abilov
Çiğdem Bekar Abilov / 02.07.2008
:)İki kere okumak zorunda kaldım hikayeyi.Hoş, yirmi kere daha okurum,ama ilk okuduğumdaki şaşkınlıkla değil.Mizah diye buna derim ben.Kutlarım Sedat Bey

Deniz İlker Toker
Deniz İlker Toker / 02.07.2008
güzeldi arkadaşım!

Burcu Şener
Burcu Şener / 02.07.2008
Seni okumak, seni okuyup onu hissetmek, harika...Tek kelimeyle harika arkadaşım, nasıl da özlemişim anlatımını. Nasıl da bir solukta okuyuverdim. Keşke devam etseydi bu anlatımı çok seviyorum çokkkkk.Sevgimle ve sonsuz saygımla.

Ethem Yeğin
Ethem Yeğin / 02.07.2008
Sedat kaldığın yerden devam ediyorsun gerçekten eski yazarlarımızın hikayelere döktüğü yazıları bir başka oluyor. Sizleri ilk günkü gibi okumaktan büyük zevk alıyorum. sevgilerimle Ethem YEĞİN

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 02.07.2008
Ne güzeldi seni okumak. Ellerine sağlık dostum.


Ekim
8
Delirten Yağmur!
Bahattin GülyuvaYaşamdan Hikayeler • 8 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
7
Aysel/59
Abdurrahman TümerYaşamdan Hikayeler • 19 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
7
Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (ı)
Ersin BaşeğmezYaşamdan Hikayeler • 28 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
7
Kayıp Yazar Devamı /11
Lutuf VeliYaşamdan Hikayeler • 37 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ekim
7
Aysel/58
Abdurrahman TümerYaşamdan Hikayeler • 49 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
2
Tamtam
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 174 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Haziran
2
Voyage Au Bout De La Nuit
Sedat AlkaçKişisel Denemeler • 189 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Şubat
21
Serdar Yıldırım`dan Mektup Var
Sedat AlkaçMektup Hikayeleri • 540 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ocak
21
Fısıltı
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 298 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
1
Sevgili Sen
Sedat AlkaçHayata Dair Denemeler • 372 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Eylül
25
Serdar Yıldırım`ın Hikayesi 31
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 777 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Eylül
22
Serdar Yıldırım`ın Hikayesi 29
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 624 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Şubat
21
Serdar Yıldırım`dan Mektup Var
Sedat AlkaçMektup Hikayeleri • 540 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Kasım
5
İntihar
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 533 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
16
Kehanet
Sedat Alkaçİronik Hikayeler • 502 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Tamtam, Tamtam hikayesi, Tamtam hikaye, Tamtam nedir?, Tamtam hakkında bilgi, Tamtam hikayeleri, Sedat Alkaç hikayeleri, Tamtam nedir, Tamtam hikayesi, Tamtam hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Kapalı )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Armut Dersen Çıkmam!

Erol Sunat
Bu Paraya Bu Kadar Çalışılır!

Sezer Nişancı
Elmalarla Armutlar Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Debt Help | Web Advertising | Best Credit Cards | Pay Day Loans | Adverse Credit Remortgage | Gazlıgöl | Saat