kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Hayata Dair Denemeler

Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi


Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi

İlk insanın varlığından başlayıp geniş bir yelpaze ile günümüze kadar insanlarımızın çıkmazlarını incelediğimizde her asrın mutlaka müzmin bir hastalığının bulunduğunu müşahede ederiz.Bir dönemin çaresiz kaldığı ve binlerce insanımızın ölümüne sebebiyet veren kuduz, verem gibi hastalıkların günümüzde sıradan hastalıklar olduğu muhakkaktır.
Yeryüzüne atılan her varlıktaki değişme, gelişme, büyüme gibi bilimde de meydana gelen hızlı gelişmeler bu tip hastalıkların tedavi yöntemlerini bulup hizmetimize sunmaktadır.
Benim esas dikkatimi çeken ve irdelemek istediğim özellikle 20. yy. sonları (1950) ve 21. yy içerisinde karşı karşıya kaldığımız hastalıklardır. Asrımızda kanser ve aıds en büyük hastalık olarak karşımızda duruyor. Her gün yeni bir buluş ve yeni bir tedavi ile çözülmeye çalışılan bu hastalıklar binlerce kişiyi hüzünlü sona ve arkalarında yüz binleri gözü yaşlı bir ortama sevk etmeye devam ediyor. Bu iki hastalık karşımızda tedavi edilmek üzere dururken teşhisi kadar tedavisi de zor olan bir üçüncü hastalık karşımıza çıkıyor.
İçinizde derin bir sancı vardır. İçten içe kendinizi yersiniz, sıkıntılısınızdır ve hatta dokunsalar patlamaya hazır bomba gibi duruverirsiniz. Film çektirir, tahlil yaptırırsınız bir şeyiniz gözükmez. Daha da strese girersiniz. Filmde tahlilde bir şey görünmemesine rağmen içinizdeki ağrı, sancı, sıkıntı devam eder. Bilimin stres, depresyon diye tarif etmeye kalktığı bu duruma ıstılahı manada manevi elem diye adlandırıyoruz. Bu hastalığın nedenlerini;
1.İnanç zaafiyeti
2. Toplumsal baskı
3.Ahlaki çöküntü başlıkları altında toplayabiliriz. Her başlığın kendi içerisinde
açıklanabilecek alt nedenleri vardır ama biz genel manada bakmaya çalışacağız. Osmanlı dönemini incelediğimizde psikolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan psikolojik vakalara ve psikologlara pek fazla rastlayamıyoruz. Bunun nedeninin yukarıda hastalıların kaynakları olarak gösterdiğimiz başlıkların, onlarda sorun teşkil edecek kadar yoğun vakalar oluşturmadığında görebiliriz.
İnsanlarımız bir taraftan dünyada kalmanın zaruretlerini karşılarken bir yandan da dünyada olmalarının nedenleri ile ilgilenirlerdi. Osmanlının günlük yaşam ve iş hayatına baktığımızda şu hassas 4 unsuru hayati içtimaiye de aktif hale getirdiklerini görürüz.
1. Öncelikle İbadethane(cami) Osmanlının vazgeçemediği bir yapılaşma biçimiydi ve gereğine binaen yapılmış ve içleri doldurulmuş bir yerdi. Ezan okununca insanlarımız işyerlerinin kapısına kilit bile vurma gereği hissetmeden doğru camiye koşarlar ve huzur rahatlığıyla ibadetlerin yapmanın huzuruyla işyerlerine dönerlerdi. Bu öyle bir huzurdu ki kendi müşterisini bile komşu siftah yapmadı diye başkasına yönlendirebilecek bir ahlakı tecessüs ediyordu.
2. Medreseler hemen caminin en yakınında yapılan bir yapılaşma idi. Çünkü imanı billah eğer marifet ile desteklenmezse sadece dilde kalır hale yansımazdı. Nitekim Osmanlı bunu bildiği için medrese ilminin adeta uygulama alanı olarak görmüştü camiyi.
3. işhanı bir diğer önemli unsurdu. Yarın ölecekmiş gibi ahiret hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışma Müslüman adeta bir düsturu olmuştu. Bu öyle bir çalışma idi ki iki günü birbirine eşit olan zarardadır hadisi şerifi ile hep ileriye gösteren ve bulunduğu yerden yukarı çıkma, gömleği hep bir beden yükseltme gayretini de beraberinde getirmiş ve en önemlisi çalışma ibadet olarak görülmüştür.
4. Aşhane ise Osmanlı neden cihanşümul bir devlet ve halkının mutmain bir millet olduğunun en bariz göstergesiydi. Orası adeta fakirlerin ve yardıma muhtaçların kendi evleriydi. Kaynağı nerden diye meraklanmayın hemen koskoca camii-medrese-işhanı kompleksinde bunun kaynağı sorulur mu. Orada bulunan bazı dükkanların kirası sırf burası için ayrılmıştı.
Allah aşkına şu dörtlü kompleksin sosyal hayatta neşvünema bulması ile beraber psikolojik rahatsızlık olur mu? Bir de Müslümanların zekat verecek yer bulamaması ve zekatlarını devlete vermesini dikkate alırsanız bugün ki çöpten ekmek toplayanların halinin nedenleri çok iyi idrak edersiniz.

Peki günümüze göz attığımızda 300 milyona yakın nüfusu olan ABD nin yılda 200 milyon kişiye antideprasan ilaç kullanmasını ve yılda 40 bin kişinin intihar etmesini herhalde ruhsal çöküntü ile açıklamak gerek.
Aynı noktadan ülkemizi incelediğimizde pek farklı sonuçlar almayacağımız hepimizin malumudur.Her akşam haberlerinde kapkaç, tiner intihar vakalarımızı görmemiz bu düşüncelerimizi destekler mahiyette vakalardır. Uyuşturucu kullanımının ilköğretim dönemine kadar indiğini söylememiz sanırım durumumuzu tespit için yeterli olacaktır. Nefsimle baş başa kaldığımda hep bunları düşünür, çare üretme noktasında beyin jimnastiği yaparımdım. Bu duygularla Tolstoy`un denemelerinde ünlü İngiliz hicivcilerinden olan Jonathan swiftin kendisinin yazdığı şu cümlesini mezar taşına yazıldığını okudum.`Burada vahşi haksızlıklar karşısında kalbi paramparça olan biri yatıyoR`.Bu cümleyi okuyunca aynanın karşısına geçmeyi ve kendi kalbimin durumunu tartmaya çalıştım. Haksızlık karşısında paramparça oluyor mu acaba. Yoksa bizatihi haksızlığın çekirdeğini mi taşıyor.Haksızlıkları inkişaf ettirmek için zemin mi arıyor? Ve en önemlisi kalbimiz ve kalbiniz size verildiği gibi fıtri ve ilk halini muhafaza ediyor mu? Yani kalbinizin genetik yapısı aynı mı? Arzı mevud gibi bir tanrısal vaat ve emanetten bahseden, sizin dışınızdakilerin kollarını kırmaktan ibadet olarak bahseden bir öğreti ile yetiştirilen bir kalbin Filistin ve Lübnanlı çocukların maruz kaldığı bir vahşetten etkilenmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bu öğretinin kalbin genleri ile oynadığı bir gerçektir. Bu kalpten fıtri bir netice beklemek aptallıktır.

O halde yapacağımız ilk iş kalbimizi yeniden yazarak fıtri hale getirmek olacaktır. Bunu da her halde fıtri hali hiç bozulmamış ve ilk geldiği gibi kendini muhafaza eden bir ilahi kitapla yapabilirsiniz. Kalbimizi fıtri hale getirdikten sonra mesele kalıbımıza, eylemlerimize geliyor. Öncelikli olarak ailemizde ruhi bir inkılap gerçekleştirmemiz gerekir. 120 metrekare evinde ahlak kurallarını, inanç değerlerini somutlaştırmayanların edebiyatla bir yere gidemeyecekleri kesin. Yapmadığımızı söylemeyeceğiz. Hz. Ömer`in bakara suresini 12 senede, oğlu Abdullah`ın ise 8 senede ezberlediği yazar kaynaklarda. Bu hz Abdullah ın babasında daha zeki olduğunu değil tam tersi Hz Ömer`in uygulamadığı şeyi ezberlemediğini gösteriyor. Yani Hz Ömer bir emri uygulamadan diğerine geçmemiş. Okumuş, uygulamış ve ezberlemiş. Sonra diğer ayete geçmiş. Yani oku-uygula-ezberle. Sizde böyle olmalısınız, yapmadığınız şeyi ezberinizde tutmanız azabınızı artırmaktan öte bir şey kazandırmaz size. Ölü bilgi insanı ihya etmez sadece azabını artırır. Öyle bir halle hemhal olmalıyız ki söylediklerimiz kalbimizden çıkmalı ve kalıbımızı esir almalı. Şunları mutlaka yapmalı veya okuma dışında kalan önerileri aynel yakin derecesinde tahayyül etmeliyiz.

1. Her gün en 30 dk. Okuma saati vakti ayarlayın ve okuyun. Sadece siz değil maiyetiniz altında bulunan herkesin okumasını sağlayın. Okuma bilmeyenlerin eline resimli kitaplar verin karıştırmasını önerin. Aile reisi olarak siz de okuyun. Okuma iştahınız yoksa bile gerekirse rol yapın, okuyormuş gibi görünün ama mutlaka aile efradı sizi okuyor görsün. Çünkü zaman konuşma değil icraat zamanıdır.Çünkü artık konuşulanlar değil, yapılanlar etkili oluyor.
2. Ay da bir gün hastane bahçesine uğrayın. Orada bir bardak çay yudumlarken acile gelip gidenleri izleyin. Hatta imkanınız varsa hasta odalarını ziyaret edin. Mümkünse onlarla konuşmayı deneyin. Geri dönerken kalbinizde apayrı bir ruhi inkılabın gerçekleştiğini hissedeceksiniz.
3. Ay da bir huzurevleri ziyaret edip onlarla konuşun. Onların dertlerini paylaşın ve hayata onların penceresinden bakmayı deneyin. Gençlerin en hayırlısı ihtiyarlara benzeyen, ihtiyarların en şerlisi ise gençlere özenendir, hadisi şerifini unutmayın. Şerli olmakta hayırlı olmakta elinizde, seçiminizi siz yapın.
4. ay da bir gün kabristanları ziyaret ediniz. Orada yatanların sizin gibi olduğu günleri düşünün. Sizin de onlar gibi olacağı günleri tetebbu(derinliğine interaktif düşünme) edin. İnsanın cevabını bulmakta zorlandığı en büyük soru olan kabir ve kabir ötesi hayatı tahayyül edin.Bir an olsun bu uzun yolculuğu beyninizde gerçekleştirin. Bulunduğunuz yerde ki insanların yaşadığı kabir hayatını ölmeden önce yaşamayı deneyin ve ölmeden önce ölmeyi deneyin.

Birde hiçbir aracı koymaksızın, istediğiniz yerde, istediğiniz anda, bütün kitle iletişim araçlarından daha hızlı,telekomünikasyon araçlarından daha sağlam olan duanızla Allah`a ulaşmayı gerçekleştirin. Hiçbir randevuya bağlı kalmaksızın, her halinizle huzuruna çıkabileceğiniz ve asla kovulmayacağınız birinin daima sizle konuşacağını, siz her ne kötülük yapsanız bile size darılmayan Allah`ı düşünün ve asla yalnız olmadığınızı hatırdan çıkarmayın.

Çok uzunmuş gibi görünen ama yapmaya kalktığınızda bir saatinizi almayan bu unsurları gerçekleştirmeye çalışın. En azından bir deneyin, bir şey kaybetmezsiniz. Emin olun bunları yaptığınızda yaşamınız, hayata bakış açınız değişecek ve manevi bir huzura ereceksiniz. İnanmıyor musunuz ? Henüz denemeden bu karara nasıl vardınız ki...


Ömer ÇETİN
16/03/2008
ERBAA



Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi
Yazı Sahibi
Ömer Çetin
Ömer Çetin tarafından 16.3.2008 tarihinde eklendi 200 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Aralık
2
Tiyatro
Ali Esat TaşHayata Dair Denemeler • 6 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
2
İstedik mi Yaparız Arkadaş/izmir/10
Lutuf VeliHayata Dair Denemeler • 12 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
2
Hayata Dair Denemeler
Ümit OkunakolHayata Dair Denemeler • 20 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
1
İyi Geceler Anne
Adem DoğanHayata Dair Denemeler • 24 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
1
İlk Gözyaşım
Esin AktuHayata Dair Denemeler • 33 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
16
Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 201 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
4
Muhabbeti Âraz
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 164 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
1
Kızını Da Al Git !
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 169 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
1
Bir Gün
Ömer ÇetinHayata Dair Şiirler • 150 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
1
Hep İsabet Edene Tesadüf Denilir Mi?
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 159 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
1
Hayata Pozitif Bakmak
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 870 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
29
Hülya Hayal Rüya ve Gerçek
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 327 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
28
Aynalara Bakıp Aslı Kaçırmayın!
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 286 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
16
Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi
Ömer ÇetinHayata Dair Denemeler • 201 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
22
Ah Saddam Ahh!!!!!
Ömer ÇetinEleştiri Makaleleri • 174 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi, Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi denemesi, Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi deneme, Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi nedir?, Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi hakkında bilgi, Tarihsel Bir Gezinti ve Manevi Terapi denemeleri, Ömer Çetin denemeleri, Tarihsel nedir, Tarihsel denemesi, Tarihsel denemeleri, Bir nedir, Bir denemesi, Bir denemeleri, Gezinti nedir, Gezinti denemesi, Gezinti denemeleri, Manevi nedir, Manevi denemesi, Manevi denemeleri, Terapi nedir, Terapi denemesi, Terapi denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Windsurfing Video | Myspace Proxy | Ringtones | Car Loan | Loan | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul