kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler







Okudunuz Mu?
NazlıCan
Nazlı Can


Terk Ediliş

17 / 7 / 2008  Perşembe tarihinde Güngör Demir tarafından eklendi, 78 kez okundu...

“Yıl 1983. Ham meyve gibi kopardılar beni dalımdan. Karşı koyacak gücüm yoktu. Atıldım çorak topraklara. Sadece çorak olsalar iyiydi, yabancıydılar da. Tanımadığım, bilmediğim diyarlara. Dilini bile çok iyi konuşamadığım bir dünyaya. Hiç unutamadım o günü. Yalnızlığı arkadaş olarak seçmek zorunda kaldığım günü. O ana dek, yeryüzündeki her şeyim o...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Güngör Demir

Güngör Demir







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Terk Ediliş


Yıl 1983. Ham meyve gibi kopardılar beni dalımdan. Karşı koyacak gücüm yoktu. Atıldım çorak topraklara. Sadece çorak olsalar iyiydi, yabancıydılar da. Tanımadığım, bilmediğim diyarlara. Dilini bile çok iyi konuşamadığım bir dünyaya. Hiç unutamadım o günü. Yalnızlığı arkadaş olarak seçmek zorunda kaldığım günü.

O ana dek, yeryüzündeki her şeyim olan ailemi taşıyan siyah tavanlı, sarı Opel Record, arkasında bir toz bulutu bırakarak, yüz metre sonra sola döndü ve dik yokuşu inmek üzere gözden kayboldu. Daha sonraları, keşke o gün köşeye kadar yürüseydim de, aracın yokuşu inişini de izleseydim, diye hayıflandığım çok oldu, ama ne yazık ki tarih çoktan yazılmıştı ve yaşanan artık geri döndürülemezdi. Henüz hiçbir şeyin farkında değildim. Tek hatırladığım, boğazımın düğümlendiği ve nefes alamadığımdı. Boğulacak gibi hissediyordum. Gırtlağım yanıyordu. Kalbim sıkışmıştı. Sanki gizli bir el onu kavramış ve olanca gücüyle bastırıyordu. Bir süre öylece donup kaldım.

Öğlen vaktiydi, ama sanki her tarafa karanlık çökmüş gibiydi. Etrafıma bakındım. Tanıdık bir yüz aradım, bilindik evler, ağaçlar, toprak, ama hiçbiri yoktu. Hepsi de bana yabancıydı. Tek başına kalmıştım. Sokak boştu. Rüzgarın sesi bile farklıydı. Bunun bir kabus olduğunu ve gözlerimi kapatıp tekrar açtığımda, evimdeki yatağımda uyanacağımı düşündüm. Olmadı. Yaşananlar gerçekti. İnanmak, kabul etmek istemiyordum, fakat bu benim yeni ve yalnız hayatımın ilk anlarıydı. Hiçbir şey filmlerdeki gibi değildi ve olmayacaktı da. Çocukluğumu benden alıp giden o sarı araba geri dönmeyecekti. Bu, yalnızca, sonu mutlu biten filmlerde olurdu. Oysa ben, uzun sürecek olan bir dramın başrol oyuncusu olmuştum.

Yavaş adımlarla yolun sonuna kadar yürüdüm ve sola doğru inen yokuşun başında durdum. Ne kadar bekledim orada, hatırlamıyorum. Zaman durmuştu sanki. Dünya yine kendi halinde dönmeye devam ediyor, yaşanması gerekenler yaşanıyordu. Okyanusta kum tanesi gibiydim. Sıradan, önemsiz, küçük. Hayat, bana en büyük oyununu oynamıştı. Neden hala beklediğimi de anlamıyordum. Hiçbir şey değişmeyecekti, ama bunu kendime itiraf etmekten korkuyordum. İtiraf etmek, kabullenmek demekti. Oysa ben inkar etmek istiyordum. Haykırmak istiyordum dünyaya. “Böyle olmamalı!”, demek istiyordum. Olamazdı. Kurallara aykırıydı bu. Ufacık bir çocuk, nasıl terk edilebilirdi? Eline bir bavul tutuşturulup, “Artık sen burada yaşayacaksın.”, diyerek, ardına bile bakmadan, gidilemezdi. Bu adil değildi. Kime anlatabilirdim derdimi? Kimse yoktu. Koca bir senaryonun içerisindeki tek bir ünlem işareti gibiydim. Tüm duyguları içinde barındıran, küçücük bir haykırış.

Yanaklarımın ıslandığını hissettim. Gözyaşlarıydı bunlar. Çaresizliğimin dışa vurumuydu. Önce sessizce hıçkırırken, sonra titreyerek ağlamaya başladım. Ağladıkça boğazım yanıyordu. Bu kez çok farklıydı. Daha önceleri de ağlamıştım, ama boğazım yanmamıştı, kalbim sıkışmamıştı, nefesim daralmamıştı, içimde bir boşluk oluşmamıştı.

Çok ağladım. Sustuğumda, bir ağacın dibinde yaslanmış buldum kendimi. Gökyüzüne baktım. Güneş batmak üzereydi. Bulutlara daldım. Çok uzaklarda, bilinmeyen bir yöne doğru süzülüyorlardı. Hayal kurdum. Bir bulut oldum. Yeryüzünü izliyordum. Dağların arasından, ağaçların içinden geçen yolu gördüm. Onu takip ettim. Sarı araba oradaydı. Hızla ilerliyordu. Bir yolcusunun eksik olduğunu biliyor muydu acaba? Alçaldım, kendimi göstermek istedim, ama birden büyük bir çatırtı sesiyle irkildim. Bir üst sokaktaki Cami’nin minaresinden geliyordu bu ses. Müezzin hoparlörü açmıştı. Ezan okumaya başladı. Tuhaf olmuştum. Hiç bu kadar yakından dinlememiştim ezan sesini. Kulaklarımı diktim ve sonuna kadar bekledim. Bu ezan, tüm gerçeklerin altını çizmişti. Geldiğim yerde çan sesleri yankılanırdı. Artık başka bir ülkedeydim ve bundan sonraki hayatımı tek kişilik planlamak zorundaydım.
Ayağa kalktım. Son bir kez, yola baktım. Kurtuluşa giden yoldu bu, ama benim için değil. Kaderim çizilmişti. Terk edilmiştim. Sırtıma yüklenmiş, taşıyamayacağım büyüklükte bir yükle kalakalmıştım.

İşte o gün, çocukluk çağım benim için bitmişti. Bir anda, ufacık bir yetişkine dönüşmüştüm.

Sarı araba mı? O bir daha geri dönmedi…



Telif Hakkı Uyarısı Terk Ediliş isimli yazı, Güngör Demir tarafından 17.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Arif Ödemiş yazıyı favori listesine aldı...
Çiğdem Bekar Abilov
Çiğdem Bekar Abilov / 18.07.2008
Sıvı Gölgeler ve bu hikaye farklı kişilerce yazılmışcasına ayrı birbirinden.Hem teknik,hem konunun işleniş tarzı bakımından Albert Camus akla geliyor okuma süresince.Sıvı Gölgelerden daha başarılı bir hikaye olmuş.Kutlarım


Ağustos
29
Yardım (site Sakinlerine)
Emre SahinYaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Kayıp Yazar 10
Lutuf VeliYaşamdan Hikayeler • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Sonsuza Kadar
Birgül ErdoğanYaşamdan Hikayeler • 86 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Sevgili Dostum
Ahmet CaniklioğluYaşamdan Hikayeler • 63 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Kayıp Yazar 9
Lutuf VeliYaşamdan Hikayeler • 40 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ağustos
12
Yaratık 4
Güngör DemirKorku Hikayeleri • 100 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
12
Yaratık 3
Güngör DemirKorku Hikayeleri • 76 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
12
Yaratık 2
Güngör DemirKorku Hikayeleri • 77 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
12
Yaratık 1
Güngör DemirKorku Hikayeleri • 74 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
24
O Gece 3
Güngör DemirKorku Hikayeleri • 177 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
24
Sıvı Gölgeler 3
Güngör DemirFantazi Hikayeleri • 286 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Yakup İle Rocky
Güngör DemirHayvanlara Ait Hikayeler • 240 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
17
Sıvı Gölgeler 1
Güngör DemirFantazi Hikayeleri • 206 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
22
Dağ Evi
Güngör DemirKorku Hikayeleri • 206 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
24
O Gece 3
Güngör DemirKorku Hikayeleri • 177 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Terk Ediliş, Terk Ediliş hikayesi, Terk Ediliş hikaye, Terk Ediliş nedir?, Terk Ediliş hakkında bilgi, Terk Ediliş hikayeleri, Güngör Demir hikayeleri, Terk nedir, Terk hikayesi, Terk hikayeleri, Ediliş nedir, Ediliş hikayesi, Ediliş hikayeleri,










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Best Credit Cards | Mortgage Calculator | Power Rangers | Pontins | Mortgage Calculator | Video | Arkadaş | Saat