Teşhiş Edilince Dünyadaki Çirkinler SilkininTeşhiş Edilince Dünyadaki Çirkinler SilkininHiçbirimizin içi tümüyle gül bahçeleriyle dolu değil. Hepimiz biraz çirkiniz. (İsterseniz "biraz"ı kaldırabilirsiniz bu tümceden!) Belki, insan olmak böyle bir şey. İçinde çirkinlik ülkeleri taşımak. İnsanım, demek ki çirkinim. İnsanım demek ki güzelim. Çirkinim demek ki güzelim. Çirkindeki güzellik. Güzellikteki çirkinlik. Basmakalıp sözler bunlar. Basmakalıplıktaki olağanüstülük.Çirkin, kaba, yoz, düz insanların dünyasındayız. Kocaman kocaman düşünmekten böyleyiz biraz. Burnumuza estetik ameliyat yapıldığında güzelleşeceğimizi, diksiyon öğrenmekle inceleceğimizi, kitap okumakla iç dünyamızın zenginleşeceğini sanıyoruz. En çirkin insanlar, çirkinliklerini maskelemeye kalkanlardan çıkıyor. Çirkinliklerini süslemeye uğraşanlar. "Dostum, dostum, yârenim, çirkinliğimi üleştiğim sıcak el neredesin?" Dostum yaralarımı irinlerimi, sümüğümü, dışkımı paylaşabildiğimdir. Karşılıklı, çirkinliklerimizi tartışıp, güzelleşmeye uğraştıklarımız. Güzelleşmeye çabaladığımıza göre çirkiniz demek. Tapınağım olsa, kapısına yazardım: "Çirkinliğini bil!" Daha acısı, hiçbir zaman tam güzelleşemeyeceğimizi! Çirkin yanlarımızla öleceğiz, bu üç kağıt neden? Neden, öleni abartıyoruz? "O, dünyanın en mükemmel insanı! Kimseye kötülük ettiği görülmemiştir". Yok, yahu! Kim söylüyor, nereden biliyorsun? (Çelişiyorum. Kötü olduğunu ben nereden biliyorum? Her insanın ortadan kaldırılamayacak çirkinliği olduğunu nereden biliyorum? Sınırlı deneyimlerimden. Karşılaştığım insanlardan. İnanıyorum böyle olduğuna. Acı çekiyorum bundan dolayı. Kendim de dahil, çirkin insanların varlığı bana bir kahır!) Çirkin insanlar tanıyorum. Birkaçının dostları hep "yeni" dostlar. Yeni tanışıklıklar. Belki onlara dost dememek gerek. Kırıp geçirmişler çevrelerindekini. (Hekim gözüyle: Onlar çirkin, onlar hasta! Sevgiye, ilgiye muhtaç garipler! Olabilir. Hepimiz sevgiye muhtacız. Bundan dolayı çirkinleşmemiz mi gerekiyor? Çirkine nedense acıyamıyorum!) Çirkinliğin göstergelerinde biri de o: Dost yokluğu. Buradan, yalnızlar çirkindir sonucu çıkarmamalı! Yalnızların, kitaplardan, düşüncelerden, mektuplardan, uzaklardan dostları olabilir. Çirkin, dünyevîdir! Siyasal çalkantıların, spor karşılaşmalarının, televizyon dizilerinin deyimleriyle konuşur. Gündemi hep medya yüklüdür. Çok okunan kitapların, kapalı gişe oynayan tiyatro oyunlarının dilidir, dili. Komşusuna bakıp, giyinir! Çirkin köşe yazarı, öbür köşe yazarlarına göre yazar. Dedikoducudur. Kurtarıcıdır. Çirkin, ortalığın adamıdır. Yaratılan boşlukları doldurmak için vardır. Çirkin hangi ideoloji, hangi din, hangi görüşte olursa olsun çirkindir.. Bu yüzden insanları şu dinden , bu partiden, şu görüşten diye ayırmak, çirkinlik düzleminde anlamsız. Her görüşün çirkini var. Çok çirkini. Allah adına çirkinleşen, emek adına sömüren! Elimde olsa, dünyadaki siyasal tartışmaları yapanlara şunu duyurmak isterdim: Çirkinliği başa alınız! Önce çirkinliğinizi düşünün! Makam, iktidar, güç tutkusundan önce, çirkin olup olmadığınızı, eylemlerinizin estetiğini bir görüşün! "Ayna, ayna bana çirkinliğimi söyle!" Böyle aynaya canım kurban. Bana çirkinliğimi gösterin. Ne mutlu onlara ki dostlarına çirkinliklerini gösterirler. Kitaplar! Sevgili dostlarım! Haydi gösterin okurlarınıza çirkinliklerini. Yazım! Göster şu okuyucuya, kasılıp durmasın! "Anasının kuzusu, mâsum güzel bir kızın neresi çirkin amcası?" diye sorabilirsiniz. Bilemem. Belki geleceği. Belki kibiri. Belki bilgisizliği. Kıskançlığı. Saflığı. Saflık da çirkin olabilir. Televizyonda görüyorum: Ne güzel çirkin mankenlerimiz var! Ağızlarını açınca lağım, ekrandan gözlüklerime sıçrıyor. Türküde geçer: "Çirkini söyletirler, güzeli oynatırlar!" Neden? Türkü veriyor yanıtı: "Bizde âdet böyledir". Neden çirkiniz anlaşılıyor. Konuşan çirkin, oynayan güzel! Çirkin oynamalı, güzel söylemeli ki, çirkin güzelleşsin, güzel dediğimiz, göbek atmaktan konuşmaya, düşünmeye vakti olmayan hamhalat insan, incelsin biraz! Çirkinliğin estetik bir değer olarak kaldığını sanmak yanılgıdır. Çirkinlik, ahlakidir, metafiziktir, epistemolojiktir! Çirkinlik eylemlere yansır. Bilgimize. Bildiğini çirkin bilen vardır. Nice profesörler biliyorum; bilgileri çirkindir. Bilgilerindeki güzelliği keşfedemedikleri için. İçlerinin çirkinliklerinden dolayı! Çirkin olsak, ne yazar? Bence insanlık suçudur bu. Güzellik, dinlerce de sevap olmalı. Tüm insanlığın önünde çirkinliğimizden kurtulma sorumluluğumuz vardır. Çirkinliğimizin kaynağı, belki Hıristiyanların dediği gibi, ilk günahtan; belki doğadan, belki toplumdan geliyor. Peki, ben, bu yazıyı yazdığım için çirkin miyim güzel mi? Çirkinim. Daha keyifli, insanı rahatlatan sorunları yazmadığım için. Neden "Türkiyede üniversite nasıl kurtulur?" söylemiyorum. Neden rüşvetçilerden, hırsızlardan söz etmiyorum? Neden sosyal adalet demiyorum? Öğrencilere nasıl "cici" öğrenci, hocalara nasıl "iyi" hoca olacaklarını anlatmıyorum? Neden ütopyalardan, edebiyat ve felsefede son çıkan kitaplardan, söz etmiyorum? "Ahmet İnam sen nasıl bir adamsın? Türkiye`de yaşamıyor musun? Çirkinler, inceler, kalınlar, hıyarlar... dedin durdun. Merihten mi geldin sen? İnsan çirkin olsa ne olur, güzel olsa ne? Kan dökülüyor dünyada. Zulüm var. Değiştir bu kafayı." Böyle bir eleştiriyi yapan kafa, çirkindir. Haksızlığı, zulmü yapan insan çirkindir. Benim adım çirkinibozan. Çirkiniyazan. Hakkın olduğu bir dünya için ben böyle bir kavga veriyorum. Kavgama el veren, çirkinliği üleşen dostlarımın güzel alınlarından öpüyorum. Alınlarının ardında güzeli arayan beyinlerinin olduğunu düşünerek. Konuları irdelerken,sadece bakmakla, bizzat görmek arasında ki fark nasıldır. İşte kıymetli Prof. Dr. Ahmet İNAM hocamızın üstün çalışmalarından bu manada istifade ediyoruz ve teşekkürler ediyoruz.
Telif Hakkı Uyarısı Teşhiş Edilince Dünyadaki Çirkinler Silkinin isimli yazı, Mustafa Cilasun tarafından 20.02.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ekim
4
Özdemir İnce`ye Mektup / 3
• İbrahim Faik Bayav • Felsefi Makaleler • 178 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
29
İslami Kesim Olabilmek
• İbrahim Faik Bayav • Felsefi Makaleler • 242 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
9
Semud Battı Ya Sonrakiler!
• İbrahim Faik Bayav • Felsefi Makaleler • 205 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
24
Bilgi/felsefe ve İlim Teorisi Hakkında
• Emre Sahin • Felsefi Makaleler • 111 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Filozofların Evrenin Yaratıcısını Kanıtlayamamalarına Dair (1) ve Sorular
• Emre Sahin • Felsefi Makaleler • 157 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Aralık
1
Aralık
1
Ne Kalmıştı ki Artık Geriye!
• Mustafa Cilasun • Sitem Şiirleri • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
25
Kasım
24
Mayıs
24
Haziran
11
İslamiyetten Önce Arap Yarımadasında Kurulan Devletler
• Mustafa Cilasun • Tutku Denemeleri • 2191 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
13
Kasım
27
Nihat Sami Banarlı`nın Türkçe`nin Sırları Adlı Eseri
• Mustafa Cilasun • Eğitim Makaleleri • 1944 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Nisan
4 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||