kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Eleştiri Makaleleri

Tezatname


Tezatname

Ömürlerinde hiç camiye gitmemişlerdi ama Metropol ve taşranın herhangi bir yerindeki camii inşaatına bütün hücreleriyle, bütün organlarıyla, iblislerden önce karşı çıkan belediyeleri, kendi alanları dışında bodoslama atlayan baroları, 1. kuvvet ön bahçeleri kirli medyalarıyla, ellerinde özgürlük eylemi aracı şarap şişeleriyle, hiç namaz kılmamalarına rağmen, Türkçe ezan için yanıp tutuşan, Fransızların halka yapmadığını tuhaf bir öfkeyle halka çektiren gariplikleri vardı…

Sadece öldüklerinde cami avlusuna doluşup, Hıristiyanlar gibi siyah giyinerek toprağı bol olsun derler. Bazıları selülitli kaba etlerinden kamusal alan uydurup, cenazelerde bile ayrımcılık yaparken bazıları ise mevtayı alkışlarla zebanilere teslim eder , kontür yerine kırmızı karanfil atarlardı…


Bazıları gelmişken, alışkanlıktan olsa gerek provokasyon yapmak için 2006 model, bağcıyı dövmek amaçlı ön safa kadınlar sokarken, bazıları Fadime şahin tezgahlayıp geniş bir kadroyla senaryosu derinlere ait bir filmi 45 gün tam ekran canlı yayın için kanal kanal gezdirdi…

Bazıları diyanetin takviminde ne kadar kandil gecesi varsa görmezden gelip, görenleri bağnazlıkla suçlayıp, alternatif olarak kendine yakışan; Aziz Valentinayla sevgililer gününü, Aziz Nicolasla yılbaşında Noel yortularını dostlarıyla ( meze, hindi, tombala, çam ağacı ve hediyelerle) kutlarlardı…

Bazıları da oruçla işi olmamasına rağmen, tutanların takvasını karıştırmak için 30 gün sakız muhabbetini kendilerine eğlence bilir, bazıları da yılda 10 öküzü semirmesine rağmen, fakirin yılda bir defa et yediği kurban bayramını vahşet deyip, burun kıvırıp, sırıtarak “tavuk kesensizde olur” diyen pornocu ilahiyatçılarıyla mide bulandırırlardı…

Seçimi kaybetmeye alışmış olmalarına rağmen, AB ye hayır mitingi yaparlarken nedense tatillerini, Venedik, Paris, Ukrayna’da sanat için soyunan ve bir daha giyinmesini beceremeyen kadınların kollarında geçirirler. Kahrolsun batı emperyalizmi diye höykürürlerken, Avrupa’nın son model arabalarını, hayat ve kültürünü, hiç kimseye koklatmadan, çiğnemeden yutarlardı…

Kendi kendileri tatmin için, yine kendilerinin kurguladığı festivaller, sempozyumlar düzenleyip, yine kendi kendilerine metal ve cam alaşımlı heykeller ve plaketler verirler, böylece olamayan; ilim ,irfan, feraset ve huzurlarını, geçici iğnelerle sızlanmalardan bir an uzaklaştırırlardı…

Sadece bulmacası, sahte transfer spor haberleri ve arka sayfada mutlaka bikinili kel alaka kadın resmi için alınan ve okunmayan gazetelerine, en çok tekzip yiyen yalan ve iftira haberleri yapıştırıp, sahte trajlarla Deccalın muşamba dekor janjanlı dünyasında figüranlık ve taşeronluk yaparlardı…

Devletin malı denizdi, dokunulmazlıklarıyla 1940 model çağ dışı tek partili karanlık , ekmek kuyruklu dönemlerden kalan dinazorlarıyla, şişman ve hantal bankamatik memurlarıydılar. Babadan oğla geçen saltanatlarının sarsılma ihtimaliyle paniğe kapılıp; salyalarını saçarak, kırışık kokanalarıyla, kokular salarak “Cumhuriyet elden gidiyor” yani Türkçesi = “Yağlı kuyruğumuz kopacak” nağmeleriyle, teneke çalıyorlardı…

Kendilerinin de aslında pek inanmadığı, İnkılap tarihi kitaplarında geçen 10 tane kelimeyi ellerinden alsan, sap gibi ortada kalarak; yürekten ,beyinden, ruhtan nasipsiz bu boş ceset müsveddelerinin , çaresiz maske olarak sığındığı, Gazi Mustafa Kemalli yaka resimleriyle kanunlar; Alkol masalarında hep yoldaşları, akredite medyaları, tekellerinde uzun namlulu faili meçhul tetikçileriydi hep…

İmam nikahına karşıydılar, ama kendileri, eşleri, kızları, haftalık metres değiş tokuşu, kokain partisi, hayvanların bile görmediği sex partilerinde, karanlık bataklıklarda G-stret giyinmiş toplu fantezileriyle ve alkol kusmuklarıyla, sözde sosyalist söylemlerle, Etiler, Çankaya, Bebekte kirli ellerini, tahrik adına, beyaz tesettüre bürünmüş devasa çoğunluğun, iffet ve asaletine uzatır ama dokunamazlardı…

Cezaevlerinde, vurgun, talan, tecavüz ve bölücülük yapanların arasında neden İmam Hatipli yok diye, bu okullara karşıydılar. Bu yüzden 5 imam hatib lisesini kapatmak için, ülkenin 50 yılına mal olacak, 95 meslek okuluna kör tıpa vurdular. Ama kendileri en kaliteli papaz okullarının süzgecinden geçip, Robert kolejlerinden mezun olarak, patronlar sınıfının sermayesiyle, erişilmez kalelerde yaşadılar…

Gençleri; pearsing, küpe ve haç dövmeli bedenleriyle rock, pop, metal müzik dinlerken yıldızlı otel ve barlarda, Rus kızlarının erotik danslarıyla köpük banyosuna yatarlardı. Babaları; hiç kimsenin dinlemediği, yılda sekiz ay yatan, senfoni orkestralarını ılık şampanyalarıyla dinliyormuş gibi yaparlarken, yandaşları ise devlet sanatçısı sıfatıyla, hiç gitmedikleri tiyatrolardan tıkır tıkır maaş alıp, dizilerde ise baş rolleri kapıyorlardı…

Terörü; seçime yakın zamanlarda sahte göz yaşlarıyla sözde lanetlerken, şehit ailelerini de sandık gelince barajı geçmek için hatırlarlardı. Hiçbir yakınları doğuya yollanmadığı için, ne mayına basar, ne ayağı kopar ne de kahpece sırtından vurulurlardı. 35 bin şehit tabutları ne tesadüftür ki dansözün ve noel babanın girebildiği, fakat tesettüründen ve sakalından dolayı , ordu evine ve gataya alınmayan fakir mutaassıp ailelerinin evlerinden çıkardı…

Güvenlik güçlerimizin imha ettiği başında sol takısı olan teröristleri, cem evinde törenle taltif ederlerken, sözde aydın bozuntuları, diğer gözleriyle, camii köşelerinde kuran öğrenen minik yavruları kamerayla avlayıp, yüksek volümlü savaş müziği eşliğinde fişlemek için ana haber bültenlerine yetiştirirlerdi, ama Erzincan Başbağlar da katledilen 33 vatandaşımızı ağzına bile almazlardı…

Namaz hocası kitaplarına baskınlar düzenleyip, minik dimağlara çağdışı dogmalarla gerici yapıyorlar diye tepinirlerken, bin bir çeşit sapık düşüncenin kaynağı olan pornoğrafik yayınların, çocuklara tecavüze kadar inmesini sağlayan, müstehcen çirkefliklerin dergi ve yayınlarının patronluğuna, yüzleri bile kızarmadan soyunurlardı…

Sadece Avrupadaki yurttaşlarımızın satın aldığı taşınmaz gayri menkuller Belçika’nın yüzölçümünü geçmişken, Ülke peşkeş çekiliyor, satılmadık yer kalmadı, Milli menfaatimiz olan “Erdemiri”yabancıya sattırmayız diye ellerinde bayrak, dudaklarda Sakarya türküsü zıplarlarken, Erdemiri en güvenilir addedilen Oyak a aldırdıklarında; işte öz varlığımıza biz sahip çıkarız diye kabardıklarının 1 hafta sonrası, Fransızlara kendi elleriyle sattıklarında, suratları ellerindeki bayraktan daha da kırmızıydı …

Zaten bir bıraksan Kıbrısı tecritten, terörü bölgeden, dış borcu faizden kurtaracak, kale arkasındaki, öfkeli, çaresiz, kendini ispatla mükellef gençleri, çetelerde karın tokluğuna çiğneyip tükürüp atan kuvvacılar vardı…

Kendi kalelerini vurmayacağını bildiği, kaos ve krizler için anayasa kitapçığı fırlattılar. Kendi evlatlarını vurmayacağını bildiği için, 174 teröristi affedip yeni eylemlere saldılar. Kimisi Beka vadisinde sırtlanlarla kolkola resim çektirdi, sonra ulusalcılık yapan izlenmeyen kanallarda, çökertilen cuntacı çetelerin ağzıyla “aydın, ulus, gönenç” kelimelerinin tekrarlandığı, üzerine biraz Kemalizm sosu ekli, Pkk haricinde herkese saldıran savaş çığlıkları atarlardı…

Bilimsel yayın hırsızlığında 1. sırada, dereceye girmemiş ünüversiteler arasında sonuncu sırada gezinen, kendi enişte bacanak ve akrabalarına semirmek ve sönürmek için, “ anatomi bölümü başkanlığı “ dolu diye “kadın kalçası ölçüm dalı” bile açan, sabatayist ve mason uzantılı cüppeli talancıların hepsi bir araya gelse, oyuncak saat dahi yapamayacak acziyette iken, üstelik dünya nano teknolojisiyle yarışırken, kampuslerde tesettürlü kız avlayan ,düşmanca ,anlamsız, saygısız ,tiksinti veren çelişkileri vardı…

Bir zamanlar koministler Moskovaya diyen güruh; Şimdide örtünenler Arabistana,(ki en zengin ülkedir kendisi) Burası İran olmayacak,( ki kendi nükleer santralini, uçağını, otomobilini ve ilacını yapar)Bunlar gizli Malezyacı ( ki teknolojisi bizden epey üsttedir) canlı bomba Talibancı, duvarında kuran asılı Hizbullahcı, Camiye takkeyle gidiyor, tarikatcı, evinde 3 devir tesbihi var üfürükçü , yaftasını almış milyonlarca Müslüman adına Milli güvenlik toplantılı malum kararlarla, terörden önce gelen, maazallah günde 100 şehit de versek bile İRTİCA dedikleri, daima 1. tehlikedir derler...


Tezatname
Yazı Sahibi
Alper Kuşcu
Alper Kuşcu tarafından 1.9.2008 tarihinde eklendi 200 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Tezatname isimli yazı, Alper Kuşcu tarafından 01.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Pınar Pınar yazıyı tebrik etti...
tebrik Erturan Elmas yazıyı tebrik etti...
tebrik Lersan Yilmaz yazıyı tebrik etti...
tebrik İlyas Koyuncu yazıyı tebrik etti...
tebrik Sevinç Altınok yazıyı tebrik etti...
tebrik Didar Emre yazıyı tebrik etti...
YORUM YAPACAK PEK BİŞEY KALMAMIŞ.YÜREĞİNE SAĞLIK ÜSTAT.


14.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Bu makaleyi 3 gündür nasıl okumamışım şaşırıyorum. Yazdıklarınızın, tespitlerinizin doğruluğu bir yana bunları ele alış tarzınız da çok güzel olmuş. hafif ironi, biraz alay, mizah içiçe her bir paragrafta. Tebrikler Alper Bey.


04.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Handan hanım siz takdir ettiğim dostlarımdan birisiniz amma velakin sitemiz de siyasi makale bölümü olduğunu hatırlatmak isterim.Bir de aman sizde burası edebiyat sitesi hatırlatanlarından olmayın yazar için tüm evrende yazılası şeyler vardır.Bazende istisnalar mesela lale devri şairi Nedim ve nur içinde yatsın sonunda kaçarken damdan düşmüştü.


04.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Eleştiri yapmak en doğal hakkınız ama burası siyaset meydanı sitesi değil kanımca. Sizi tebrik ettim fakat bu tarzda eleştiriler alan siteler var, oralarda yayınlasaydınız daha uygun olurdu bence.


02.09.2008 tarihinde yorumlandı.

tebrikler Alper arkadaşım gusel bir makaleydi...
Başarıların daim olsun kalemine sağlık.
Saygılarımla ....



02.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Kalemine sağlık dost.Ne iyi etmişsin.


02.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Herbir satırına ayrıca tebrik ve teşekkürler.Yüzleri yok ki utansınlar.Yaparlar ama yinede pişkince sırıtırlar.Silkinmek,uyanmak gerek.Sağolun.


01.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Maalesef Alperim dediğin doğru abiciğim fırsat verilse çoğumuz böyle oluruz tüm içtenliğimle bu sözüne de üzülerek katılıyorum.Ama silkelenmek gerek be abican nereye kadar gidecek ki etrafımız da bir tane dost ülke yok hepsinden baş ederiz de Ahhhhh Ahhhh yazdırma beni be abisi zaten başımızda bir ton bela bir de siteden papaz olmayalım sizlerin arasından çekip gitmek zorunda kalmayalım.Sevgilerimle.


01.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Bahaddin abicim..bu yazdığım sadece üst kesim ve bürokratik mutlu azınlığın tezatları..tavşanın dağa küsmesi gibi umurlarında bile değil..Ha masum görünen biz halk tabakası kendince bundan daha çok tezata sahip ve imkan verilsin çoğumuz o eleştirdiklerimiz gibi oluruz.konuyu hükümete yada rejime ya da hiç alakası olmasada laikliğe din tartışmasına getirmeyelim.göze batmasada basit bir cami cemaatında bile o kadar çok yanlış ve Tezatlar varki.....


01.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Haaa!.Unuttuğum son bir şey bizde senin yaptığın bu tespitleri yaptığımız yazdığımız için başımıza gelenler kalmadı.Sadece farklı bir boyuttan baktık.İçerik aynı.İşlerine gelmiyor çünkü bu yazılanlar.Sevgilerimle.


01.09.2008 tarihinde yorumlandı.

Bak Alpercan sen ve okuyanlar belki şaşıracak ama bende yalan riya yok babam adaletsiz olup mezardan çıksa karşısına dikilirim.Neyse yazdığın her satıra yüreğimle katılıyorum her satırına imzamı atarım tüm samimiyetimle söylüyorum.Her satırında köküne kadar haklısın.Ama abiciğim seninle bir konuda anlaşamıyoruz.Bunları yapan babanda olsa yazacaksın.Kim olurlarsa olsun yazacaksın.Bütün yazdıklarına katıldığımı tekrar bıkmadan yazıyorum ama birader gel şu milyarlık yüzükleri de gör gemicikleri gör 1 milyon dolar resmi belgeli antini kuntini gör hani şair diyor ya kör olmada gör beni yani demem şu ki Alperim kim bu vatana insana dair yalan talan haksızlık içerisindeyse ve bu kimler en yakınımızda olsa görelim ve yazalım be abiciğim.


01.09.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
29
Eleştiri mi Yargı mı?
Deniz GüneşEleştiri Makaleleri • 44 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
29
Böyüksün Baba
Rasim CanbolatEleştiri Makaleleri • 26 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
27
Bizimle Başa Çıkamazsınız
Rasim CanbolatEleştiri Makaleleri • 57 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
27
Dokuz Gün Tatil
Mustafa KuvancıEleştiri Makaleleri • 50 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
23
Öğretmen Sevgiden İbarettir
Erol SunatEleştiri Makaleleri • 200 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
7
El Cumhuriyye
Alper KuşcuEleştiri Makaleleri • 106 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Rağmen
Alper KuşcuHayata Dair Denemeler • 86 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
1
Tezatname
Alper KuşcuEleştiri Makaleleri • 201 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
7
Turuncu
Alper KuşcuSoyut Şiirler • 125 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
28
Hüzün Sarısı
Alper KuşcuHayata Dair Denemeler • 152 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
1
Tezatname
Alper KuşcuEleştiri Makaleleri • 201 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
28
Hüzün Sarısı
Alper KuşcuHayata Dair Denemeler • 152 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Can Kırıkları
Alper KuşcuHayata Dair Denemeler • 141 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
7
Turuncu
Alper KuşcuSoyut Şiirler • 125 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
7
El Cumhuriyye
Alper KuşcuEleştiri Makaleleri • 106 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Tezatname, Tezatname makalesi, Tezatname makale, Tezatname nedir?, Tezatname hakkında bilgi, Tezatname makaleleri, Alper Kuşcu makaleleri, Tezatname nedir, Tezatname makalesi, Tezatname makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Loans | eHarmony Promotional Code | Loans | Company Reports | Mortgage Calculator | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul