Tonton Amcama Bir İki Nağme
TONTON AMCAM`A BİR İKİ NAĞME...
Turgut Özal`ı kelimelerle tasvir etmeye çalışsakta,kelimelerin kifayesiz,çırılçıplak kalacağını düşünmemiz lazım..O özüne sözüne doyulamayan devlet adamı,başbakan yardımcısı,dünya bankası proje müdürü,anavatan partisinin kurucusu,cumhurbaşkanı,kırkbeşinci hükümeti kuran yirmiikinci başbakan.Dedim ya onu anlatmaya kalksak koskocaman bir ömür gider hayattan...
Çok sevdiğim bir ahbabım gelmişti bir gün evime.Kitaplarımın arasında Turgut Özal`a yazdığım mektubu buldu;kah gülümsedi,kah ağladı.Mektubumda dev adama duyduğum özlem,kendime rol model olarak görüp,ödeşim kurduğum özüne sözüne doyulmayan adam hakkında şöyleydi dudaklarımın arasından çıkan hasret dolu mektubum:
*Seni çok özlüyorum;düşüncelerini,felsefelerini,kısacası herşeyini.Çocukla çocuk,esnafla esnaf,çobanla çoban oluyordun.Ben cumhurbaşkanıyım,ben başbakanım diye makamın dilinde palesenk olmayacak kadar mütevazı bir kişiliktin.Keşke senden sonra yetişecek genç kuşaklar da böyle olsa.
Ben Turgut Özal`ı tanımadan yada ismini duyup derin bir araştırma yapmadan önce on yedi yaşındaydım;ama içinde bulunduğum zihniyet daha farklıydı,araştırma yaptıktan sonra tüm samimiyetimle söylüyorum şimdi de on yedi yaşındayım ama zihniyetim ben diyeyim yirmi yaşlarında,sen de otuz yaşlarında.
O ne devletini,ne milletini,ne de eşini dostunu ihmal eden birisiydi.Çocukların ve gençlerin tonton amcası,sanatçıların ve sporcuların babası,milletin cesur lideriydi.Pervasız girişimci ve büyük reformcuydu.İlerlediği kilometrelerce yolu arkasına değil önüne bakandı.
`Benim iki gömleğim var;biri bayramlık,diğeri idamlık`felsefesiyle birçok yenilikler yaptı benim tonton amcam.İslam kimliğiyle evrensel değerleri ilk kez uzlaştıran,Türk milletine`iman özgürlük ve bilimin ışığında kendi kapasitesini imkanını` sağlayandır dedi ton ton amcam.Bu görüşüyle Türkiye`nin kaderini değiştirdi canım amcam.
Senin o devler sahneye çıkışın keşke biraz daha uzun sürseydi amcam,keşke biraz daha öpüp koklasaydı elma yanaklarını.Allah`ım ona doymadan,yanaklarını öpüp koklamadan,yanına aldın.Ama gözümüz arkada değil;canım amcam sana,toprağa yar oldu.Eğer amcam düşmana yar olsaydı şanlı kanıma,asalet akan kanıma yakışan hiç koradan;senin gibi cesur olarak,onlara hesabını hiç düşünmeden sorardım
Mezarında iyi uyu tonton amcam;bu mektubu yazan Oğuz Batın değildir;bu ülkenin sanatçısı,sporcusu,asil kana sahip olan Türk milletidir*
Ahbabım mektubu okuduktan,yorum yaptıktan sonra acil bir işi çıkarak,beş çayı muhabbeti yarıda kalarak vedalaşarak gitti.Bende beş çayı muhabbetinde konu olacak yetileri bulmak için araştırma yapmaya başlamadan önce,elime bir kağıt alarak Nehir gözlü kahramanım Atatürk ve nice dev kahramanlar için şimdilik son sözlerimi yazdım:
*Bu ülkeden Mustafalar,Fatihler,İsmetler,Turgutlar geldi geçti ve nice Mustafalar,Fatihler,İsmetler ve Turgutlar gelip geçecek.Şanımıza yakışan kanı,asaleti onlar taşıyacak.Bu devleti devlet yapan nehir gözlü kahramanım Atatürk`ü,biricik sevgilim olan İstanbul`u fetheden Fatih Sultan Mehmet`i,mütevazılığı ve özgürlüğü kanımıza aşılayan tonton amcam olan Turgut Özal`ı ve sayamadıklarım,şanlı toprağın kokusunu üzerlerine süren pekçok devlet adamlarına minnettar olduğumuzu,onların yolunda özdeşim kurarak kilometrelerce yolu katedeceğimize,şanlı bayrağı boynu bükük bırakmayıp,emanet aldığımız gibi emin yüreklere emanet bırakacağımıza namusumuz ve şerefimiz üzerine ant içer ve sizleri,hepinizi saygıyla ve sevgiyle anarız.*