Truva Harabeleri
12 / 3 / 2007 Pazartesi tarihinde Zeynep Akıllı tarafından eklendi, 586 kez okundu...
“1830 yılında, almanya da bir protestan papazının 7 yaşında bir oğlu vardı. papaz, geceleri oğluna homeros un şiirlerini okurdu. çocuk da bu şiirlerden, binlerce yıl önce ege denizi kıyılarında truva adında zengin bir şehrin bulunduğunu öğrendi. özellikle, yunan lıların on yıl süren kuşatmalarına karşı şehrin nasıl dayandığını anlatan şiirler kal...” Okuyucu Puanı ;
Truva Harabeleri1830 yılında, almanya da bir protestan papazının 7 yaşında bir oğlu vardı. papaz, geceleri oğluna homeros un şiirlerini okurdu. çocuk da bu şiirlerden, binlerce yıl önce ege denizi kıyılarında truva adında zengin bir şehrin bulunduğunu öğrendi. özellikle, yunan lıların on yıl süren kuşatmalarına karşı şehrin nasıl dayandığını anlatan şiirler kalbini heyecanla doldurur, sonunda ateşe verilmiş, bütünüyle yıkılmış olan truva nın ele geçirilişi onu sonsuz derecede üzerdi. çocuk, eski çağların bu canlı ve güzel şehrinden hiçbir iz, elle tutulur hiçbir eser kalmadığına inanamazdı. -"hepsi yıkıldı, bütünüyle yok mu oldu?" diye babasına sık sık sorar, aldığı cevaplar onu büsbütün üzerdi: -"evet oğlum, hepsi yıkılıp yokoldu". -"peki, truvanın nerede olduğunu kimse bilmiyor mu , baba?" -"hiç kimse bilmiyor". bunun üzerine çocuk; her defasında: -"baba, ben büyüdüğüm zaman homeros un anlattığı yerlere gidip truva yı bulacağım" derdi. bu alman çocuğunun adı heinrich schliemann dı. schliemann, büyüyüp hayatını kazanmaya başladıktan sonra, bu çocukluk hülyasını gerçekleştirmek için çalışmaya başladı. bir yönden ticaret yapıp para biriktirirken öbür yönden de kültürünü ve dil bilgisini artırıyordu. 46 yaşına geldiği zaman kendisine gerekli olanı elde etmişti: eski ve yaşayan dillerden onunu öğrenmiş, arkeoloji üzerinde geniş bilgi sahibi olmuş, en önemlisi servet sayılabilecek kadar para biriktirmişti. bir gün schliemann, ticareti bırakıp eski şehri araştırmak üzere ege kıyılarına doğru yola çıktı. geçen yüzyılda bilginlerin çoğu truva nın var olup olmadığını kesinlikle bilmiyor, ilyada da yazılı olayların ve yerlerin şairin uydurması sanıyorlardı. bununla beraber eski şehrin çanakkale boğazı nın asya yönünde bulunduğu söyleniyordu. schliemann, elinde ilyada metni, homeros un 3000 yıl önce tarif ettiği yerlerin gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak için bütün bu bölgede yer yer kazılara başladı. bu sırada otuz metre yüksekliğinde bir tepe dikkatini çekti. tepe dümdüz bir ovanın ortasında yükseliyor ve insan eliyle yapılmış gibi görünüyordu. schliemann, tepenin yamaçları üzerinde kazılara başladı. şansı da vardı. kısa bir süre sonra silahlar, ev eşyası ve vazolar buldu. çocukluk hülyaları gerçekleşmiş, tarihni şehrin merkezini bulmuştu. adamlarına hiç durmadan kazmaları emrini verdi. bu ilk kazılarda duvarlara da rastladı. ama duvarların temelleri altından ayrı yapılışta duvarlar da çıkıyordu. kazılar ilerleyip derinlere inildikçe schliemann tam dokuz katmana rastladı. bu dokuz kat birbiri üzerine yapılan dokuz şehrin kalıntılarından meydana geliyordu. her yeni şehir bir öncekini örten toprak yığınının üzerine yapılmıştı. schliemann ve ondan sonra bu ünlü tepede kazılar yapan arkeologlar (özellikle alman wilhelm dörfeld ve amerika lı carl blegen) çeşitli yapı tekniğini ve her katta bulunmuş olan eşyayı inceleyip dokuz şehirden herbirinin kuruluş tarihleriyle ulaştıkları uygarlık düzeyini kesinlikle tespit etmişlerdir. böylece şehirlerin planlarını da çizmek mümkün olmuştur. schliemann, truva da yaptığı kazılar sırasında ikinci şehrin duvarları dibindeki bir kovukta paha biçilmez bir hazine buldu. 8700 parçalık bu hazine altından yapılmış bilezik, kolye, küpe ve duvaklardan meydana gelen değerli süs eşyasıydı. schliemann, bunların priam kralının hazinesi olduğunu ve homeros un ilyada da anlattığı gibi şehrin kuşatılması sırasında duvar dibindeki bu kovuğa saklandığını sanıyordu. ama, bu süs eşyasının üzerinde sonradan yapılan incelemeler, hazinenin priam kralından 1000 yıl önce yaşamış bir hükümdara ait olduğunu ortaya koydu truvalıların doğu avrupa dan gelerek çanakkale boğazı nı geçip rastladıkları ilk ovaya yerleşen bir kavim oldukları sanılmaktadır. efsaneye göre de şehirlerine kral priam ın torunu truva nın adını vermişlerdi. ilium tepesi nin ismi de aynı kralın öbür torunu ilio dan gelmekteydi. truva çok zengin bir şehirdi. değerli madenleri bol bir bölgenin eteğindeki verimli topraklar üzerinde kurulmuştu. coğrafya yönünden, çanakkale boğazı ndan geçen gemileri kontrol edebilecek durumdaydı. karadeniz den atlar, kılıçlar, sofra takımları; ege den zeytinyağı, şarap; karayoluyla da çin den yeşim taşına kadar herşey gelmirdi. truva ise altın, gümüş ve kereste satardı.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Eylül
1
Haziran
4
Karagöz İle Hacivat Oğulları
• Serdar Yıldırım • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 310 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
18
Mayıs
7
Siyahların Müziği
• Zeynep Akıllı • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 428 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Eylül
1
Eylül
1
Ağustos
28
Ağustos
28
Ağustos
28
Şubat
11
Aralık
12
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
• Zeynep Akıllı • Yaşamdan Hikayeler • 6598 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
10
Temmuz
1
Köpek Ne Yer? Köpeğe Nasıl Bakmalı?
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 2744 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||