Tüketmek…
17 / 7 / 2008 Perşembe tarihinde Haluk Namdar tarafından eklendi, 154 kez okundu...
“Hayat boyunca bir şeyler tüketiriz. Çevremizdeki her şey bir şeyler tüketir. Kendimiz dahil, dünyadaki her şeyin bir amacı doğrultusunda bir şeyler tükettiğini fark ediyorum. Arabamızı kendimizi ve eşyalarımızı bir yerden bir yere taşırken kullanırız. O sırada arabamız benzin ve lastik tüketir. Eğer benzini olmasa arabamız, sadece bir demir yığı...” Okuyucu Puanı ;
Tüketmek…Hayat boyunca bir şeyler tüketiriz. Çevremizdeki her şey bir şeyler tüketir. Kendimiz dahil, dünyadaki her şeyin bir amacı doğrultusunda bir şeyler tükettiğini fark ediyorum. Arabamızı kendimizi ve eşyalarımızı bir yerden bir yere taşırken kullanırız. O sırada arabamız benzin ve lastik tüketir. Eğer benzini olmasa arabamız, sadece bir demir yığını olarak kapımızda duracaktır. Bizler zamanı, belki de hayatımızı tüketirken, arabamız benzin, lastik tüketir, işte.... Örneğin, cep telefonumuz pil tüketir. Cep telefonumuzu nerede olursak olalım ulaşabilmek ve ulaşılabilmek için kullanırken, pil tüketiriz. Telefonumuzun çeşit çeşit özellikleri olsa da onu işe yarar hale getiren, sadece pilidir. Pili olmasa o bir hiçtir, aslında… Elektronik devreler karmaşasında bir hiç… Öğrenciler kağıt, kalem tüketir. Öğretmenler ise ders anlatırken nefes tüketir. Aşıklar sevgi tüketirken, Fanatikler beyin hücresi tüketir . Aşıklar beyin hücrelerini sevgiyle harcarken, sinirli fanatikler ise öfkeyle harcar demek istiyorum. Bu tüketme örneklerini elbette arttırabilirim. Asıl önemlisi her şeyin var oluş amacı doğrultusunda bir şeyler tüketmesidir. Tüketirken verimliliğe dikkatinizi çekmek istiyorum. Verimlilik için, harcanan enerji karşısında kazanılan maksimum değerlerin bütünüdür, desem hatalı olmam sanırım. Harcanan enerjiyle elde edilen başarı arasındaki matematiksel oranı fark edebiliyor musunuz ? Ortada bir amaç var, yapılacak iş var. Bir de enerji var. Telefon var, haberleşmek için. Pil var telefonun çalışması için. Ama telefon var müzik dinlenen, oyunlar oynanan, resimler çeken. Hatta bilgisayar yerine kullanılan. Peki biz telefonumuzun pilini oyun oynayarak bitirirsek, konuşmaya pil kalmazsa ne olur ? Telefondan elde ettiğimiz verim ne olur , yani ? Bence hiç !Hiç işe yaramaz bir alet yanımızda olur. Lazım olunca birisini arayamayız. Bize ulaşamazlar.Telefon telefonluktan çıkar, değil mi ? Düşünüyorum da : Hani yukarıda dedim ya, her şey var oluş amacı doğrultusunda bir şeyler tüketir, diye. E peki, insanın dünyadaki var oluş amacı nedir, acaba ? İnsanın dünyadaki var oluş amacı nedir ? İnsan enerjisin, beynini, bütün hücrelerini neye harcıyor ? Nasıl tükeniyor ? Hiç düşündünüz mü ? Evet insan kendisini tüketiyor. Kah üzüntüden, kah sevincinden sigara, içki içerek tüketiyor. Öfkelendiğini hep zihninde taşıyarak beyin tüketiyor. Bir bakıyorsunuz, zaman su gibi akıp geçmiş. Kırkı aşmışsınız. Saçlar ağarmış. Beyin hücreleriniz artık kayıt yapmaz olmuş. Eskileri tekrar tekrar düşünmeye başlamışsınız. Eski aşklar, eski gülünenler, eski kızılanlar… Gerekli gereksiz bir sürü şeyi yıllarca kayıt etmişsiniz. Artık yeniye yer kalmadığını görünce sıkıntıya, hatta paniğe kapılmışsınız. Ne fena bir durum, değil mi ? Şöyle geriye dönüp baktığımızda eğer keşkeleri fazla görüyorsak, bence hayatımızı boşuna tüketmişizdir, diyorum. Ama iyi ki yapmışım, diyebiliyorsanız hayatınız verimli geçmiştir diyebilirim. Peki enerjimizi en çok tüketen , bizi bitiren nedir ? Bence hepimizi bitiren şey ÖFKE ! Farkındaysanız yine karşılıklı atışmalar, öfke patlamaları, sert yazılar başlamış, hatta site yönetiminden, incecikten, e-muhtıra bile almışız. Lütfen olaylara şöyle kuş bakışı bakar mısınız ? Bir A tarafı var, bir de B tarafı var. A’nın beyaz dediğine B tarafı kendisini siyah deme zorunluluğunda hissediyor, sanki. Zaman zaman bu sonuçsuz tartışmalara ben de katılıyorum. Sonunda fark ediyorum ki, aslında A da B de aynı taraf !!! Yani A ve B birbirini yerken, harcarken, tüketirken, hep birileri KAZANIYOR !!! Kim bu birileri ? Türkiyenin dışındaki devletlerden başkası değil. Bilmemne birliği, falan feşmekan devletleri, ardı tezekli, yabaniler karşısında BİRLİK OLMAMIZ gerekirken, BİRBİRİNİ BOĞAZLAYAN ROLLERİNİ nede çabuk kabulleniyoruz. Bizi birbirimize düşürüyorlar. Oyuna gelmeyelim. Değerli yazar kardeşlerim : Bu sitenin gerçekten topluma faydalı olmasını istiyorsak, kavga ederek kendimizi tüketmemeliyiz. Birbirimizden farklı düşünsek de, bu sitedeki birlik ve beraberliğin, DESTEKLEME ve BARIŞ temelinde korumamız gerektiğini unutmamalıyız. Bizler BİRLİK İÇİNDE OLURSAK, bence yurdumuz da BİRLİK İÇİNDE OLACAKTIR. Şunu hiçbir zaman unutmayalım. Eğer birbirimiz tüketirsek, bu durum çevredeki ağzı salyalı aç köpeklerin işine gelecektir. Ortada sadece BİZ ve ONLAR şeklinde iki taraf olmalıdır. Öfkeyle birbirimize saldırmak yerine, DİNLEMEK; ANLAMAK; DERDİMİZİ ANLATMAK adımlarını başarmalıyız. Enerjimizi kavgaya değil, insanca yaşantı temeline harcamalıyız. ÇALIŞMALI; ÜRETMELİ; KEŞİFLER YAPMALIYIZ... A lar da B ler de gözlerini açmalı ve aldanmamalılar. Kimse bizi yönetmemeli. Bizler, İNSAN OLUP, KENDİMİZİ YÖNETMELİYİZ. Sadece BİZ, duygu ve düşüncesini sıkı koruyup, KİMSENİN GÖLGESİNDE KALMAYA RAZI OLMADAN, yaşamalıyız. Türk’e bu yakışır. Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında yaşayan ve kendisini bu vatanın evladı hisseden herkese bu yakışır. Sevgi ve saygılarımla… 17.07.2008 Dr. Haluk Namdar
Tavsiye Et :
Müslime Uğuz Öngeli yazıyı tebrik etti...
Hatice Engin yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
Mozan Aras yazıyı tebrik etti...
Ayşegül Tezcan yazıyı tebrik etti...
Şaban Kutluca yazıyı tebrik etti...
Ağustos
15
Ağustos
15
Ağustos
13
Ağustos
13
Ağustos
10
Eylül
23
Eylül
21
Eylül
18
Eylül
16
Eylül
14
Mart
6
Ağustos
16
Ağustos
29
Ağustos
24
Temmuz
29 |
![]() |
|
||||||||||||||||||