Üçüncü Dünya Solculuğu Geldi Hanım
11 / 7 / 2008 Cuma tarihinde Ceren Caymaz tarafından eklendi, 147 kez okundu...
“Her yere sinen yaz sıcaklığı bir şeyler yazma isteğimi adeta dumura uğratırken, televizyonlarda arz-ı endam eden birtakım eşhasın garabet örneği fikriyatı kaleme yeniden sarılma ihtiyacı hissettirdi..Erik ve kiraz dolu tabağımı bir de buz gibi içme suyumu yanıma alıp sarıldım kaleme…Kendilerini bu ülkenin tek asli unsuru gören bu şahsiyetler ka...” Okuyucu Puanı ;
Üçüncü Dünya Solculuğu Geldi HanımHer yere sinen yaz sıcaklığı bir şeyler yazma isteğimi adeta dumura uğratırken, televizyonlarda arz-ı endam eden birtakım eşhasın garabet örneği fikriyatı kaleme yeniden sarılma ihtiyacı hissettirdi.. Erik ve kiraz dolu tabağımı bir de buz gibi içme suyumu yanıma alıp sarıldım kaleme… Kendilerini bu ülkenin tek asli unsuru gören bu şahsiyetler katıldıkları tv programlarında Ergenekon davası konusunda ayaklarına basılıyormuşçasına bağırıp çağırıyor,esip gürlüyor mangalda ne kül bırakıyorlar ne de devrim.. Depresif bir ruh halinin nihayetinde agresif söylemleriyle laisizme iman etmiş bu zevat 50 yıldır modası çoktan geçmiş manifestolarını ısıtıp ısıtıp servis etmekten bıkmayacaklar anlaşılan.. Malumunuz bunlar 1960 yılında yaşananları bir darbe değil bir devrim olarak görürler..Hatta vakti zamanında bu darbenin bayramının kutlandığı günlerin ardından iç çekip “Ah ulan ah ne günlerdi,başımızı militarist rüzgarlar okşardı” gibi totaliter dizelerle geçmişi yad ederler.. Yoldan çıkan bir kamyonun ve Mercedes marka bir otomobilin Türkiye gündemine düştüğü 96 yılında yaşananlara göstermiş oldukları tepkinin aynısını göstermemelerinin ve bu davaya sahip çıkmalarının sebebini bulmak için çok uğraşma ey okuyucu.. Bu satırların sahibi gerekli izahatı yapacaktır..İşte izahat… Eğer meşru bir yönetim dertest edilip yerine başka bir yapı ikame ediliyorsa ve bu kendileri tarafından yapılıyorsa bu devrim oluyormuş..Neymiş efendim laikliği ve temel ilkeleri koruyan bir devrim..Çoğuna sorsanız laiklğin tekamülünü ve felsefik boyutunu bile bilmezler.. Fakat başkaları buna kalkışınca darbenin ta kendisi.. Kendileri devrimci,başkaları darbeci.. Oysa demokrasiyi al aşağı eden her militarsit eylem,manifesto,muhtıranın literatürdeki adı darbedir..Bunun sağcısı,solcusu;ülkücüsü,devrimcisi olmaz.. Bir de iktidar partisine açılan dava ile Ergenekon davası arasında yaptıkları kıyas gibi bir hezeyan da duruyor önümüzde..Hukuki bir jargondan ziyade siyasi bir niteliği olan google davasıyla,somut unsurları ayyuka çıkmış bir dava arasındaki bu kıyas da neyin nesi oluyor.. Hem nerde görülmüş fikirlere ve kelimelere açılan davayla;bombalara ve eylemlere açılan dava arasında kıyas yapmak.. İnsan rijit bir çemberin içinden geçmiş olmasın okuyucu..Vicdan,idrak,sükunet kavramlarını bir tarafa bırakıp kendisi gibi olmayanların fikirlerini bir hastalık,o fikirlerin sahiplerini de yok edilmeleri gereken bir düşman olarak görmeye başlar.. 50 yıl öncesinde kalmış seküler uygulamalara ve söylemlere birer kudisyet atfedip, halkı kendi düşündüğü gibi düşünmeye zorlayan bu üçüncü dünya solculuğunun hala bunlar arasında devam etmesi aynı zamanda bir tarih sorunudur.. Nasıl mı? Al sana bir izahat daha.. Malum 1908-1918 arasında perde arkasından ülkeyi yöneten turancı erk İttihat ve Terakki tayfası iktidarın iplerini Bab-ı Ali baskınıyla tamamen elde edip tarihimize “sopalı seçimler” olarak geçen süreçle de iktidarını pekiştirmişti.. İttihatçıların bazı söylemleri ve eylemleri ile bugünkü ulusalcıların bazı söylemleri ve eylemleri arasındaki benzerlikleri herhalde fark etmişsinizdir.. Biri turancı,biri ulusalcı ne alakası var deme okuyucu..Bugün iktidarı al aşağı etmeye çalışanların hepsini sen aynı fikriyattan mı zannediyorsun..?Fikriyat olarak farklı,fakat eylem ve amaç olarak geniş bir konsensusa sahip olanları görmüyor musun meydanlarda ve bulvarlarda.. Demokrasiyi içselleştirememiş ve asla içselleştiremeyecek olan üçüncü dünya solcularının turancılardan daha keskin ve daha agresif bir jargonları olduğunu ve belli dönemlerinde kendileri gibi olmayanları nitelendirmek için kullandıkları faşizm kavramının bir bumerang gibi kendilerine döndüğünü görüyoruz.. Ve bunun yanında mukaddes kavramlar için kullandıkları doğmatizm kavramının,aslında değişim ve dönüşümden nasibini almamış bu üçüncü dünya solcularını niteleyen bir kavram olduğunu da görmek gerekiyor.. Yeterki perspektifimizi genişletelim.. Bir zamanlar Ortadoğu’nun ve Afrika’nın belli kesimlerinde moda olan üçüncü dünya solculuğunun müridleri ekran karşısında cezbeye gelip kendilerinden geçerken sadece yaz sıcaklığının değil başka şeylerin de insanı bunalttığını hissediyorum.. Herkese aklı-ı selimin galip geldiği serin günler diliyorum.. Bu arada tabağımdaki erik ve kirazlar bitti.. Suyum duruyor hala.. Onca berraklığı ve huzur veren yanıyla..
Tavsiye Et :
Müslime Uğuz Öngeli yazıyı tebrik etti...
İlyas Koyuncu yazıyı tebrik etti...
Barış Öztürk yazıyı tebrik etti...
Yağmur Doğa Ataman yazıyı tebrik etti...
Ekim
13
Başımıza Gelenlerden Kim Sorumlu Dersiniz ?
• Haluk Namdar • Güncel Makaleler • 26 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
13
Ekim
12
Ekim
8
Fehmi Koru`nun İşi Kolay Değil
• İbrahim Faik Bayav • Güncel Makaleler • 42 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
5
Ağustos
23
Temmuz
11
Üçüncü Dünya Solculuğu Geldi Hanım
• Ceren Caymaz • Güncel Makaleler • 148 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Mayıs
30
Çarşı Kapandı Sosyal Demokratlar Neyi Bekliyor!!!
• Ceren Caymaz • Güncel Makaleler • 192 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Nisan
22
Ocak
19
Mart
31
Kapatma Davası ve Boğazda Balık
• Ceren Caymaz • Güncel Makaleler • 292 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Şubat
3
Yoksa Siz Laikleştiremediklerimizden Misiniz ???
• Ceren Caymaz • Güncel Makaleler • 278 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
20
Mayıs
30
Çarşı Kapandı Sosyal Demokratlar Neyi Bekliyor!!!
• Ceren Caymaz • Güncel Makaleler • 192 kez okundu. • 2 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||||||||||||