Ucurumdakı KızUcurumdakı KızUcurumdaki kizHenüz 17-18 yaslarinda bir delikanliydi. Genclik yillarinin ilkbaharini yasiyordu. Tertemiz bir yüzü vardi, gözleri agustos ayinin en yesil yaprak renginde. Gözlerindeki masumiyet kocaman. Sevgi dolu bakislari ve esen rüzgarla savrulan siyah saclari vardi. Inanilmaz derecede utangacti bu delikanli. Delikanli bozkir köyünde yasardi. Babasinin yaninda topraktan testiler, vazolar yapardi. Topragi cok severdi delikanli. Bozkirin yüreklere kadar esen serin, tatli rüzgarina, insanin icini isitan günesine, bembeyaz bulutlarina, arkadas oldugu kuzularina, köpeklerine, kuslarina ve daglarda acan insanin yüzünden gülücükler actiran ciceklerine asikti. Bu yüzden bos zamanlarinda sikca bozkir daglarina cicek toplamaya giderdi. Yine günlerden bir gün bu genc delikanli köyünün tepelerine cicek toplamaya cikti. Hosuna giden bütün cicekleri topluyordu. Cicekleri toplaya toplaya evinden iyice uzaklasmisti. Elleri ciceklerle dolunca söyle bi etrafina bakti. Buralara daha önce hic gelmemisti. Sanirim kaybolmustu. Az ilerde yüksek bi tepe vardi, oraya cikip köyünün nerde kaldigini bulacakti. Ve tepeye dogru yürümeye basladi. Tepeye vardiginda karsisinda büyük ve yasli bir agac gördü delikanli. Agactan ilerisi ucurumdu. Agacin hemen yanindada daha önce hic görmedigi göz alici bi cicek vardi. Büyük bir heyecanla cicegi koparmak icin ilerledi. Cicegin dibine vardi ve diz cöktü. Hayretle cicegin güzelligini seyretti bi süre. Bembeyaz yapraklari ve üstünde yagmur damlasi gibi desenleri vardi. Eliyle yavasca oksadi ama koparmaya kiyamadi. Sonra cicekten gözlerini cevirdi. Agacin arkasindaki ucuruma bakti. Gözlerine inanamadi. Ucurumun ucunda bir kiz oturuyordu. Cicegi unutuverdi delikanli. Kizi izliyordu. Orada öyle, ucurumda yapayalniz oturmasina bi anlam veremedi. Genc kizin yüzü ucuruma, sirti agaca dönüktü. Ve üzgün oldugu her halinden belliydi. Genc kizin siyah ve uzun saclarini rüzgar dalgalandiriyordu. Delikanlinin yüregini ise ucurumdaki kiz dalgalandiriyordu. Delikanli genc kizla konusmak istedi. O tehlikeli yerde niye öylece buruk bir sekilde oturdugunu ögrenmek istedi, ama cesaret edemedi. Kendini o büyük yasli agacin arkasina gizleyip bir süre kizi izledi. Yüregi karmakarisik duygularla doluydu. Merak, heyecan ve.... ve...., ücüncüsünün adini bulamadi. Bisey daha vardi hissediyordu ama ne oldugunu bulamadi. Genc kizi seyre dalarken vakit iyice gec olmustu. Günes batmak üzereydi. Ama genc kiz hala orada kimildamadan oturuyordu. Delikanli oradan ayrilmak istemiyordu ama hava kararmadan evinin yolunu bulmaliydi. Topladigi ciceklerinide alip ayaklarinin zoruyla oradan uzaklasti. Evinin yolunuda kolayca buldu. Oysa o tepeye cikarken ne kadarda yabanci gelmisti bu yollar ona. Nasil kaybolduguna hayret etti. Sanki bisey onu o tepeye cikarmisti. Hayat ona o kizi görmesi icin bi oyun oynamisti. Kendi kendine konusurken evinin önüne kadar geldi delikanli, ve iceri girdi. Anne ve babasinin soru yagmuruna tutuldu. “Neredeydin?, naptin?, niye geciktin?..... Yorgunum dedi delikanli ve odasina cekildi. Kendini yatagina birakti. Cicekleride usulca yere. Ve düsündü, bugünü düsündü sonra yarini düsündü ve uykuya daldi. Ve sabah oldu. Delikanli, babasiya ise gitti. Calisirken akli sürekli o kizdaydi. Sürekli saate bakip duruyordu. Onun bu hali babasinin dikkatini cekti. “Cikabilirsin” dedi sessizce baba. Delikanli sasirdi, ve hizla cikti. Dogru o ucuruma gitti. Acaba kiz hala oradamiydi. Ve ucurumun yanina geldi. Evet, kiz hala oradaydi. Cok sasirdi. Ama yine yanina gidip konusmaya cesaret edemedi. O dev agacin arkasinda oturdu. Genc kizi izledi, hayaller kurdu, o muhtesem cicegi oksadi ve yine koparmaya kiyamadi. Belkide kizlada konusmaya kiyamiyordu. O kadar masum o kadar üzgün duruyorduki ne diyecegini bilemiyordu. Aksama kadar ucurumdaki genc kizi izledi ve oradan ayrilirken icindeki o 3 duyguyu cok daha büyüterek gitti eve. Merak, heyecan ve... düsündü yine bulamadi icinde besleyip büyüttügü o ücüncü duyguyu. Ama bir gün bulacagindan emindi. Evine geldi delikanli. Annesi “Oglum” dedi. Delikanli “Gezdim biraz anne” dedi. Yatagina uzandi. Ama bir türlü uyku tutmadi. Saatlerce yatakta kivranip durdu, sürekli o kizi düsünüyordu. Dayanamadi ve gecenin bi yarisi evden cikip o ucuruma gitti. Gece kizin evine gidip gitmedigine bakacakti. Ucuruma geldi ve genc kizi hala orada oturur gördü. Cok sasirdi. Derdi neydi? Niye günlerce orada öyle duruyordu? Aslinda artik merak etmiyordu. Sabaha kadar orada durdu. Merak kaybolmustu. Sadece heyecanlaniyor ve o ücüncüsü oluyordu. Artik isi gücü birakmisti delikanli. Sürekli o tepeye cikiyordu. Kizla konusmak istiyordu, yapamiyordu. Cicegi koparmak istyiordu, onuda yapamiyordu. Bir gece delikanli yine evde o kizi düsünürken bi karar verdi. Sabah erkenden kalkip o tepece cikacak, o cicegi koparip kiza uzatacakti ve onunla konusacakti. O ucurumun ucunda daha ne kadar durabilirdiki. Artik onunla konusmaliydi. Sabaha kadar kendine cesaret topladi. Ve sabahin ilk saatlerinde hava henüz kararmamisken, bütün cesaretini topladiginda yola koyuldu delikanli. O ucuruma giderken yüregi yerinden cikacak gibiydi. Aman allahim bu nasil bir duyguydu böyle. Inanamiyordu, sonunda konusacakti iste. Peki sonra? Ne olacakti?.... Geldi iste. Kiz da orada, cicekte. Cicek biraz solmustu, sanki genc kizda biraz öyle. Hemen agacin arkasina yaslandi yine delikanli. Ne yapacagini aklindan gecirdi. Ne diyecegini bilmiyordu ama ne yapacagini biliyordu. Önce o cicegi koparacak ve kizin yanina gidip ona uzatacakti. Devami gelir diye düsünüyordu. Sadece saclarini gördügü genc kizin yüzünü görmek icin sabirsizlaniyor ve heyecanlaniyordu. Derken, genc kiz yavasca kafasini arkaya dogru cevirdi. Dev agaca ve cicege bakti. Delikanli sonunda genc kizin yüzünü görmüstü. Aman allahim bu ne güzellikti. Delikanli dondu kaldi onun bu güzelligi karsisinda. Agacin arkasindan gizlice izliyordu onu. Ne yapacagini sasirdi. Melek gibi güzeldi. Kiz tekrar kafasini cevirip ucurma bakti. Delikanli simdi iyice cesaretlenmisti ayaga kalkti ve cicegin dibine cöktü. Cicege dokundu ve genc kiza bakti. Cok heyecanlyidi... Cicegi yavasca kopardi.... Ve genc kiz ucurumdan assaga atladi... Delikanli dondu kaldi... Hayat bitmisti o an... Sanki ucurumdan kendisi atlamisti... Gökyüzü ile yerin dibi yer degistirmisti... Karanlik bir sabahta hayatini, hayallerini, kalbini düsürdü ucurumdan assaga... Hizlica nefes alip vermeye basladi. Biseyler demek istyiordu sanki ama agzindan tek kelime cikmiyordu. Ayaga kalkmak istedi yere yikildi. Sonra bidaha denedi ve ayaga kalkti. Ucuruma dogru ilerledi. Ucurumun ucuna geldi. Assaga bakti. Gözlerinden yas damladi ucurumdan assaga. Ve icindeki o ücüncü duyguyu buldu sonunda. Sevgi. Evet, merak, heyecan ve sevgi. Bunlardi icini kaplayan duygular. Merak kaybolmustu simdi heyecanda kaybolmustu ama o ücüncüsü, sevgi asla kaybolmayacakti. Elindeki cicegi ucurumdan assaga birakti. Ve ucurumun ucuna oturdu delikanli. Üzgün bir sekilde ucurumun asagisini izledi. O ucurumun dibinde hep oturdu delikanli. Hic ayrilmadi. Hep oturdu. Genc kiz gibi atlayana kadar. Ucurumun ucundaki mutlulugu yakalayin. Gec kalmadan yakalayin onu. Ucurumdaki kiz atlamasin assaga.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 127 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 110 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kasım
21
Eylül
11
Eylül
5
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
11
Eylül
5
Kasım
21 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||