Ülke Meselesi 2
Son zamanlarda ülkenin durumunu konuşmaya başlayınca, insanlarda bir durgunluk, bir boynu büküklük, bir gariban bakışlar beliriyor. Sanki “ Yahu, neyini konuşacağız. Zaten ülkenin durumu bitmiş. İçimiz kan ağlıyor. Birde burada konuşup ta daha beter üzülmeyelim.” der gibi haller bunlar. “Neden?” diyoruz yıllardır. Soruyoruz kendi kendimize ama kimse cevap vermiyor. Yüce halkım; cevap kendimizde, yıllardır neden görmüyoruz yada görmek istemiyoruz? Atalarımızın, Gazi Mustafa Kemal’in ve kahraman dedelerimizin bize bıraktığı mirasa bu kadar mı sadık kalacaktık? Biz kendimiz seçiyoruz arkadaşlar başımızdaki devlet adamlarımızı, yapmayın Allah aşkına, ağlamayalım boşuna. Neden biraz olsun çıkarlarımızdan, partizanlığımızdan, bilmeden dogmatik olarak kabullendiğimiz siyasi hurafelerden, babadan oğula geçen ideolojilerden, cahillikten vazgeçip doğruya ve doğruya hizmet edecek insanlara bakmıyoruz. Bunu söylerken sakın yanlış anlamayın lütfen, “Mevcut herhangi bir siyasi oluşum böyledir, onu neden görmüyorsunuz?” gibi bir vurgu yapmak istemiyorum. Eğer öyle bir yapı mevcut değilse toplum olarak yepyeni oluşumlara imza atmalıyız beklide. Hep şunu söylüyoruz, “ Ya aslında benim desteklediğim siyasi oluşum da pek iyi değil, ama ne yapayım kötünün iyisi?” gibi saçma, utanılacak sözlerle kendimizi savunuyoruz ve doğal olarak aldatıyoruz. Yahu düşünün bir kere, ülke yönetimi ve siyasetimiz yıllardır kötünün iyisi ile idare edilmeye çalışılıyor, hep kötünün iyileri olan siyasi partiler gelip gidiyor ve biz de buna eyvallah diyoruz. İyi olan birileri var mı bu ülkede? Şu oluşum ne diyor? Bu adı sanı duyulmamış lider ne demek istiyor? Vs. Biraz önce sorduğum soruları hatta çoğaltarak kimse sormuyor kendine ve arayışa, incelemeye girmiyor. Bu durum; manava gidip, çürük yada sağlam nasıl domates varsa o an, başka bir manava uğramadan, iyi domatesi aramadan, “bizim manav nede olsa” deyip, şartsız kabul edip olanı almak gibi bir şey. Evet, iyi devlet adamlarımızı da seçmiştir halkımız zaman zaman ama son zamanlarda herkeste bir kargaşa herkeste bir vurdum duymazlık ne varsa ona veriyim de geçsin, gitsin düşüncesi mevcut. Kötü örnek alınarak iyi elde edilemez. Neden bu bıkkınlık var halkımızda anlamak gerçekten çok güç. Oysaki Avrupa’nın belki de en dinamik, en genç toplumuna sahibiz. Bilmiyoruz belkide devlet büyüklerimiz zaman zaman kendilerini iyi ifade edemiyorlar o yüzden böyle düşünüyoruz. Bunlar zamanla giderilecek belki de ama ülkenin hali ortada zamanla tecrübe kazanıp kendini ianlatabilecek devlet adamları gerekmiyor bu günlerde. Gelişen olaylara ve halkın gerçekten kötüye giden durumuna direk olarak müdahale edebilecek, çözüm üretebilecek liderlere ihtiyacımız var. Kişi başına düşen gelir düzeyi 3000$ civarından 9000$ civarına yükselmiş. Yükselmişte hangi ülkede yükselmiş. Madem Türkiye’de yükselmiş bu gelir düzeyi, neden vatandaşın cebinde, bırakın %300’ü, %20 değişiklik var mı acaba olumlu yönde. Bunlar aslında hep kendi suçumuz halkım. Biz siyasi davranışlarımızı değiştirmezsek ( bakın “ davranış” diyorum, çünkü artık siyasi düşüncelerimizi davranışlarımıza bile yansıtıyoruz ) daha çok ağlarız. Bakın siyasetçi insanlar güzel konuşmanın ustasıdır. Arkadaşlar bize güzel konuşmanın ustası değil, ülkeyi yönetmenin ustası gerekiyor. Anlamadığımız nokta bu. Bizim görmeyen, okumayan, araştırmayan bazı insanlarımız “ Çok güzel konuşuyor yahu şu adam, baksana kabadayı da duruyor. Ben ona oy vereceğim. Adam karizma.” Vs. gibi saçma sözlerle devlet adamı seçiyor. Yüce halkım daha ne diyelim. Bu örneğin üstüne de söylenecek pek bir şey yok aslında.
Lütfen bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmayalım. Bir tarafı desteklemeden önce tekrar tekrar düşünelim. Saygılarımla. Her şey Yüce Türk Milleti için.