Ülke Meselesi 5 (ilköğretim Orta Öğretim ve Sorunlar)
26 / 5 / 2008 Pazartesi tarihinde Ahmet Mutluay tarafından eklendi, 106 kez okundu...
“İlk ve ortaöğretim, ülkemizin en çok değiştirilen müfredatlarına sahiptir. 1950’li yıllardan sonra bir türlü geliştirilemeyen, oturtulamayan, sürekli sistem kurbanı olmuş ve harcanmış öğrencilerle dolu bir ilköğretim ve ortaöğretim politikamız var. “Neden böyle oluyor?” sorusunun cevabı ise şu şekilde açıklanabilir. Bu durumların oluşmasındaki b...” Okuyucu Puanı ;
Ülke Meselesi 5 (ilköğretim Orta Öğretim ve Sorunlar)İlk ve ortaöğretim, ülkemizin en çok değiştirilen müfredatlarına sahiptir. 1950’li yıllardan sonra bir türlü geliştirilemeyen, oturtulamayan, sürekli sistem kurbanı olmuş ve harcanmış öğrencilerle dolu bir ilköğretim ve ortaöğretim politikamız var. “Neden böyle oluyor?” sorusunun cevabı ise şu şekilde açıklanabilir. Bu durumların oluşmasındaki bazı nedenler ülkemizin yakınlaştığı devletlerle yapılan eğitim girişimleri, yani onların güdümünde kalma; bazıları birbirine sert muhalefet olan siyasi partilerin birbiri ardına hükümete geçip kendi görüş ve ideolojilerinin doğrultusunda sistemler üretmeye çalışması ve kendi, öz, eğitim politikamızı üretemeyişimiz diye sıralanabilir. Neden öz eğitim politikası yerleştirip toplumun tüm kesimleri tarafından kabul edilmiyor anlamak güç doğrusu. Bazı basit nedenlerden dolayı insanların, Milli Eğitimi siyasi ideolojilerine alet etmesi kabul edilemez bir durum. Nasıl bu kadar şahsi ve menfi düşünebiliyorlar? Neden bu vatanın evlatlarının, hatta vatanın kendisinin geleceğini, kendi ideolojik eğitim sistemlerine kurban ediyorlar? Gerçekten çok üzücü. Bu iç çekişmeler ve iktidar hırsları olmasa belki de şimdi ülkemiz dünyanın en güçlü sayılı ülkeleri arasında olurdu. Çok mu geç artık? Hayır, kesinlikle çok geç değil. Halen dünyanın en zengin ve güçlü ülkesi olmaya aday olabilecek bir potansiyel mevcut bu ülkede. Ulu atamızın dediği gibi “ Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir.” Bu bir gerçek, ispatlamaya gerek yok. Şüphesi olanlar tarih sayfalarını şöyle bir karıştırsınlar, onlarca ispat ile karşılaşırlar. Ama işte artık doğru düzgün, devamlılığı olan ve aynı zamanda bizim milletimize özgü bir eğitim sistemi oturtmak için çabalamamız gerekiyor. O ülkenin, bu ülkenin, danışmanlarının isteği doğrultusunda, tamamen ne derlerse yaparak değil, onlardan faydalanıp kendi lehimize uygunlaştırarak oturtacağımız bir eğitim sistemi oluşturmalıyız. Cumhuriyetin ilk yıllarında bunu öyle güzel başarmışız ki, ünlü eğitimci ve filozof John Dewey bile bizim sistemimize hayran olmuştur. Uygulamanın mükemmel yapıldığını vurgulamıştır. Bizde eğitimci mi eksik? Hayır aksine eğitim konusunda her geçen gün gelişen bir potansiyelimiz var. Özellikle Hacettepe, O.D.T.Ü ve Boğaziçi üniversitelerinin önderliğinde diğer üniversitelerinde yetişmekte olan eğitimci potansiyellerini düşünürsek ülkede bu sıkıntının aslında olmadığını görürüz. Ama şu da bir gerçek, o üniversitelerde bile bazı uygulamalar yanlış yapılıyor. Örneğin üniversite öğrencileri eğitimci olmaya aday gençler bazı bölümlerde, özel kolejlere stajyer olarak görevlendiriliyorlar. Yapmayın Allah aşkına! Ülkemiz sanki kolejlerle dolu gibi öğrencileri oralarda tecrübelendirmeye çalışıyorsunuz. Ama ülkemizin gerçeği olan kırsalı unutuyorsunuz. Bu öğretmen adayları yarın okuldan mezun olunca kırsala gidecekler. Zor şartlarda bambaşka sorunlarla, daha doğrusu gerçeklerle yüz yüze kalacaklar. Bunları düşünün ve ona göre plan programları oluşturun. Eğitimde de en önemli altın kuralı herkes bilir, “ En iyi öğrenme, yaparak yaşayarak olur.” Ama bu yaparak yaşayarak öğrenme oluşturulmaya çalışılan ortamlar farklı, mezun olunca çalışılan ortamlar farklı. Bu uygulamalar üniversitede geliştirilmeli ve ona göre eğitim planlamaları yapılmalıdır. Bir diğer buna benzer hususta şu. Ülkemizde yeni bir sistem oluşturulacağı zaman hemen pilot okullar oluşturulur. Oralarda uygulanmaya başlar. Belli bir süre denendikten sonra tamam oldu bu denilip aynı anda tüm ülkeye uygulanmaya başlar. Ama hiç düşünmezler o pilot okulda her türlü materyal ve malzeme mevcut, tüm imkanlar kullanılmış, öğrencilerin çoğu seçme. İyi, hoş, güzel de, sevgili büyüklerimiz ve bu projelerin içinde bulunan eğitimciler(!) siz bu ülkede köylerde bulunan okulların halini bilmez misiniz? Ne malzeme, ne maddi imkanlar, ne de öğrenci potansiyeli, sizin o belirlediğiniz ve donattığınız pilot okulların belki 10 da 1 i değil işte. Velilerin okullara uğramadığı, öğrencilerin bağda, bahçede çalışıp, dağda hayvan otlatıp yorgun ve bitkin halde okula geldiği, fakirliğin gözü kör olsun dedirtecek manzaraların çokça olduğu yerler buralar. Ve siz o mükemmel dediğiniz eğitim programlarını direk bu okullarda, alt yapıyı araştırmadan “uygulanacak” diye birazda direterek yürürlüğe koyuyorsunuz. Artık bunlar düzeltilmeli. Bu işe yaramayan yöntemlerden vazgeçilmeli. Liselilerin hali ve durumu ortada arkadaşlar. Her gün bir vakâ duymadan gün geçmez oldu neredeyse. Ayrıca bu öğrenci merkezli sistem resmen öğretmeni devre dışı bırakıyor. Öğretmenin lider vasfını zayıflatıyor. Öğrencilere gereğinden fazla haklar tanınıyor. Bunlar bizim özümüze çokta uymayan uygulamalar. Okul da her şey öğrenciye göre düzenlenirse olmaz. Bizde “Ağaç yaşken eğilir.” diye bir ata sözü vardır. Ama bu uygulamayla ağaç nereye doğru eğilirse sen ona göre davran deniliyor. Bu da biraz yanlış diye düşünüyorum. Eğer bir Milli Eğitim politikası varsa tüm öğrenciler bu ışığın yönüne doğru yetiştirilmelidir. Onlar nereye giderse siz oraya yapamazsınız. Öğretmende sonuçta bir insan ve her şeyle bu derece ilgilenecek kadar mükemmel değil. Bu gibi durumlarda otorite boşluklarına neden oluyor ve lisede bu durumların oluşmasında ki temel nedenlerin arasında bu derece serbestliğin olması da bulunuyor. Lütfen artık uzun yıllar kullanılacak ve bizi yozlaşmalara maruz bırakmayacak, başkalarının direktifleri doğrultusunda değil, kendi isteğimiz doğrultusunda oluşturulacak bir eğitim sistemi oluşturalım ve ülkece kabul edip, hatalarını zamanla giderelim, geleceğimize umutla bakalım. Unutmayın! Her şey Türkiye için. Yüce milletime saygılar.
Eylül
4
Yaşar Nuri Öztürk Hoca`ya Duyurulur
• İbrahim Faik Bayav • Eleştiri Makaleleri • 30 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
3
Eylül
3
Eylül
2
Eylül
2
Temmuz
31
Anamız Atamız Mirasınıza Sahip Çıkamadık ( Pardon ?) 2
• Ahmet Mutluay • Eleştiri Makaleleri • 40 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
24
Haziran
5
Anamız Atamız Mirasınıza Sahip Çıkamadık (pardon ! )
• Ahmet Mutluay • Eleştiri Makaleleri • 86 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
26
Ülke Meselesi 5 (ilköğretim Orta Öğretim ve Sorunlar)
• Ahmet Mutluay • Eleştiri Makaleleri • 107 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
22
Gözlerinle Gülüşün Arası Yaşıyorum
• Ahmet Mutluay • Aşk Şiirleri • 86 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
28
Şehitlere Saygıyla ( Vatan Aşkı ) 1
• Ahmet Mutluay • Toplumsal Şiirler • 540 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mayıs
23
Giden Gitmiştir ( Ayrılık)
• Ahmet Mutluay • Sevgi ve Aşk Şiirleri • 344 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
6
Mayıs
21
Kasım
6 |
![]() |
|
||||||