Umudunu YitirmeUmudunu Yitirme11 Kasım 2006 Cumartesi, 03:04:58 Bugün oldukça zor geçti benim için. Anlamını bilmediğim ağır düşüncelerin altında, yok olan zihnimi toplamam güç oldu. Yılların zihnimde, bedenimde ve hayatımda yaptığı etkileri düşündüm. Her sabah kalkıp, aynı işleri aynı monotonlukla yapıyorum. Her gün ömrümden azalan bir güne daha başlıyorum. Yaşanan her bir günün diğerinden bir farkı olamamasına rağmen, yok olan bir günün daha tek düzeliği her şeye ve her yere siniyor. Yaşam dediğin nedir ki? Yeter ki belirsizlik olmasın. Oysa nedir, belirsizlik? Hissizlik mi? Yoksa başladığın yeni bir günün bir öncesinden daha sebepsiz olması mı? Önümde bir yol çatallamış duruyor. Hayatı gelgeç meyhanesine çevirip ne çıkarsa kısmetimize mi demeli;yoksa sınırları zorlamaya devam mı etmeli, onu da bilmiyorum. Hayatın getirdiği doğal şartlar vesilesi ile sıradan, kendi kuyruğunu kovalar misali, birbirinin aynısı tam bir buçuk yıl geçirdim. Geçirdiğim bu bir buçuk yıl içersinde , kendime kültürel açıdan yatırım yapmaya ve bundan sonra ki yaşantımın nasıl olacağına dair düşünmeye fazlasıyla zamanım oldu.....Ama bunların hiç birini yapmıyorum. Sonra, birden fark ediyorum ki; bol vakit, bol zaman: herşeyi ertelemekten başka hiç bir işe yaramıyor. İnsanoğlu boşluğa düştümü; şeytanlaşıyor , neye kime saracağını şaşırıyor. Dert olmayan dert, dert olmuş içini kemiriyor. İşte bunu anladığım gün, karar verdim.Hayatıma; dondurduğum, yada dondurmak zorunda kaldığım yerden, tüm ideallerime dönüş yaparak devam etmeye. Ne pahasına olursa olsun, etik davranışlardan ödün vermeden yaşamın sıradanlığı ile mücadele etmeye; vasat bir ev kadını olmamak için savaşmaya ant içtim. Önümde, zor ve çetin bir harp var. Bunu biliyorum ama kararlı ve umutluyum. Kendime inancım sonsuz. Hem kaybedecek neyim var ki... “Zaman” desen “Bende bolca var zaten” deyip, yola koyuluyorum. Kısa sürede; bir buçuk yıl dışında kaldığım çemberin çok değişmemiş olduğunu farkediyorum. Gün içersinde pek çok yeni karakter tanıyorum. Her biri bir diğerinden daha aşağılık, daha düzenbaz. Hepsi bir amaç içinde, ama amaçlarının ne olduğunu, değer yargılarıyla birlikte çoktan kaybetmişler. Hep mi böyleydi bunlar yoksa ben mi görmüyodum? Veya üzerime eklenen annelik misyonu, beni bu denli değiştirmiş olabilir mi? Verdiği sözleri, laf daha ağzından çıkarken unutan insan müsfettelerine, acıyarak bakıyorum. Ne için insan lafını yer diye düşünüyorum ve hemen ardından görüyorum ki: her kapıyı açan, şu meşhur para duruyor karşımda. Bende istediğini ona vererek satın alıyorum insan müsfettelerini. Değer yargılarım allak pullak, betimlemeye, anlamaya çalışıyorum karşımda duran insan müsfettelerinin içindekileri. Beyninin yüzde sekseni para; onuda sorsan; ailesi için yapıyor. Ailesine para götürmek için aşağıkık numaralar yapıyor ; ama sorsan çocuğu hangi yıl doğmuş bilmiyor. Ama ona da cevabı hazır”kafamda kırk tane şey var, nasıl hatırlayayım” Sonra kendime dönüyorum.Bedenimle birlikte büyüyen ve aynı oranda yaşlanan ideallerimin benimle birlikte bunca zaman çığ gibi yürüyüp büyüdüğünü gözlemliyorum. Bunların kaçta kaçını gerçekleştirdim, ne kadarını unuttum yada hayal olduğuna kanaat getirdim. Kariyer planlamaları, okulda beynimize adeta kazılan hırs kamçıları. Hepsi ne kadar da boş amaçsız geliyor şimdi. Karşımda duran bu; düzenbaz, amaçsız insanlarla aynı havayı solumak, kendimden beklemeyeceğim kadar umutsuzlaştırıyor beni. İçimde gizli bir inatlaşma, hayata karşı bir başkıldırı hissediyorum ama artık ne ile inatlaştığımı unuttuğum zamanlar olmaya başladı. Nereye akıyor zaman? Kim belirliyor bu kuralları ? Ne olacak bu çıkmazın sonu? Boş bir hayal mi hepsi? Yoksa başlayacak güzel günlerin alt yapısını mı hazırlıyor? Üzerine gidilecek bir hayal varsa, bu kadar şaşmazlık niye? Amaçlarla beraber düzen tıkanıp kaldıysa, ne manası kaldı bu kadar çabanın, emeğin? İnsanı yıpratmaktan başka.... Komik geliyor artık, insanlara kendimi ifade etmeye çalışmak. Bütün hırsımı, kendi içimde, kendimle yaptığım hesaplaşmalardan almaya başladım.Bu hiç bir şeyi çözmeyecek, ona da eminim. Ama en azından beni ben yapan beni, yaşatmak, canlı tutmak için son şansımı deniyorum.... Bunu öğrenmek ne yazık ki çok zamanımı aldı ama öğrendim ki amaçlar ve idealler, hep hayat şartlarıyla doğru orantılı. Her yaşanmışlık, değerlerimize anlam ve önem katarken bir yandan da değiştiriyor insanı yaşam hayat karşısında. Netice de hepimiz kendi verdiğimiz kararların bedellerini ödüyor, sonuçlarına katlanıyoruz. Yoksa; yıllarca beynime adeta aşılanan “Aman kızım, ne olursan/kim olursan ol önce oku; bir işin, kendi paran olsun. Kimseye muhtaç olma” nasihatları yerini “Amaaan boş ver, her şeyin tas tamam.. Çalışmayı ver sende. Ye iç gezmene bak. Kocan sana bakar.” Nasihatlarıyla yer değiştirmezdi. Ne oldu , onca beynime kazılan, geceleri kabus görmeme neden olan gelecek umutlarına? Şimdi bana nereden, hayatın hangi köşesinden bakıyorlar hafif kinayeli bir tebessümle. Ama yok öyle hemen pes etmek, yılmak, vazgeçmek. Geçirdiğim dönemsel değişikliklerin her biri, tanıştığım her yalnız kendini düşünen bedenin her biri, beni ben yapıp ismime ruh veren bu bedene sahip olmamı sağladılar. Ve onlar ki bana, öyle bir inat verdiler ki, o inatla üzerine gidiyorum hayatın burnumun dikine dikine... Ve burdan haykırıyorum işte: Önce kendine inan ve güven. Sonra hayattan ne istersen iste, çok iste, gönülden/yürekten iste. İnancım sonsuz..Biliyorum, bir gün tüm parçalar ağır ağır yerlerine oturacak; ben bile fark etmeden. Yeter ki umutsuzluklar beni yiyip bitirmesin.... Dayan Selda.... Selda Eruzun TETİK.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Kurban Bayramımız Mubarek Olsun
• Zeliha Okan • Yaşamdan Hikayeler • 4 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 21 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Ağustos
26
Çaresiz Hayatların Kılavuzu
• Selda Eruzun • Kişisel Hikayeler • 304 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Ağustos
19
En Çok Konuşmak İsteyen Aşık
• Selda Eruzun • Yaşamdan Hikayeler • 231 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
17
Aralık
17
Hiç Olmak İstiyorum!!!!...
• Selda Eruzun • Kişisel Hikayeler • 933 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
25
Evlenince Neden Herşey Değişir?
• Selda Eruzun • Hayata Dair Denemeler • 1466 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
15
Ağustos
3
Haziran
28
Aralık
17
Hiç Olmak İstiyorum!!!!...
• Selda Eruzun • Kişisel Hikayeler • 933 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||