UmutUmutya tutarsa,ya çıkarsa,ya yaparsam,ya gelirse gibi sözcüklerin buluştuğu tek kapıdır umut.bu ve buna benzer birçok sözün hayatta bize eşlik etmesi hatta hayatta olmazsa olmaz haline gelmesi biraz zaman kaybı gibi görünse de olaya tamamen gerçekçi bakmak, umutsuzca da yaşanır tezinin yanlış olduğunu kanıtlar niteliktedir.tabi ki umut piyangodan daha değişik bir boyutta.21.yy da kendi toprağını kullanamayan ülkeler mi,sabah vakti eşi evden çıkarken kurşuna gelmemesi içİn dua eden bir anne mi,her an işini kaybedip ailesini dışarIda bırakma korkusuyla yaşayan bir baba mı yoksa bir dilim ekmeğe muhtaç olan bir afrika çocuğu mu?evet gerçekten dünyanın bir madalyon olduğunu ve bir yüzünde böylesine tüyler ürpertici sahnelerin yaşandığını unutanların umudu ile verilen örneklerdeki ve bunlara benzer milyonlarca örneğin umudunu karşılaştırmak tamamiyle haksızlık olur.lakin örneklerdeki gibi milyonlarca insanın böylesine bir zamanda bu şekilde olup ta hala yeni bir güne başlarken umutla kalkması takdire şayan değil midir?hepimiz böyle görüntüleri görünce içimiz sızlıyor,canımız acıyor ve bir taraftan da takdir ediyoruz.ama bir gün kalkıpta bir şey yaptık mı onlar için. bu soruya cevap verirken niye çekimser davranıyoruz.işte bütün sorun burada patlak veriyor.gerçekleri kabul edemiyor, kendimizle yüzleşemiyoruz.sadece çıkara dayandırdığımız şu dünya da belki kendimizden başka bir şeyler düşünme zahmeti göstersek ne gerek var böylesine kafa ütüleyici yazılara.böyle yazıların ilk satırını okumak dahi bazı insanlara sıkıntı verebilir.gerçeklere kulak tıkayan,yüzleşmekten korkan insanların mışıl mışıl uyumaya hazırlanırken ne düşündükleri bilinmez ama atlanmaması gereken çok önemli bir gerçek var ortada.kendi toprağı sürme yetkisi olmayan bir işçinin,eşine kurşun gelmesin diye dua eden bir annenin,işsizlik korkusu saran bir babanın ekmeğe muhtaç kalmış bir afrika çocuğu misali çocuklarına umutla yaşaması için,gelecekte belki iyi olur düşüncesini bilincine yerleştirmek için ve umudun bittiği yerin bir son olduğunu anlatmak için çocuklarına anlattıkları ortak bir hikaye vardır. günün birinde açmak için bekleyen bir gül goncasının hayatı birkaç saat içerisinde yetişmesi gereken suya bağlıdır. gül su olmadan büyüyemeyeceğini bilir ve sabrından zerre kadar ödün vermeden suyu bekler büyük umutlarla.su olmazsa birkaç saat içinde solacaktır ama dakikalar saat,saatler günlere dönüşür.su gelmemiştir ve olayın ilginç tarafı gülün umutlu bekleyişinden çıkan güçle yaşamının son birkaç saatinin birkaç güne dönüşmesidir.gül hala beklemektedir.lakin içinden bir an için suyun gelmeyeceğini hayal eder.bu korku iyice sarar gülü ve sonrasında umutsuzluğa kapılır.çok sürmez su yetiştim diye haykıracakken güle, tablo çok acı vericidir.gül umutsuzluğa kapılınca daha açmadan başını öne eğmiş ve suyu yalnız bırakmıştır. işte böylesine olayları çocuğuna anlatmak zorunda kalan anne ve babaların hayat felsefesini tek cümleye sığdırmak pek te yanlış olmaz.bu insanları hayata bağlamayı başaran altın anahtar niteliğindeki sihirli söz YA UMUT TA BİTERSE dir
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 19 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 28 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 22
• Bayram Kaya • Hayata Dair Denemeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20
Mayıs
20 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||