Umut KutusuUmut KutusuUMUT KUTUSUÖmer küçük bir kasabada oturan ve oldukça sevilen bir çocuktu.Kırmızı yanakları,mavi gözleri onu çok şirin gösterdiği için etrafında büyük küçük herkesin dikkatini çekiyor ve herkes tarafından seviliyordu. Herkes ona boncuk Ömer diyordu.Babası esnaftı.Küçük bir marangoz atölyesi vardı.Burada evlere kapı ve çerçeve yapıyordu. Ömerlerin ailesi biraz kalabalıktı.Tam beş kardeştiler.O yüzden babası gereken önemi her çocuğuna gösteremiyordu. Ömer,abisinden kalan çantayı kullanıyor,rengi ağırmış olan önlüğü giyiyordu.Yine de kıyafetlerini,defterlerini,kitaplarını temiz tutuyordu.Diğer kardeşleri ile çok iyi anlaşıyor,mutlu bir hayat sürüyorlardı. Ömer çok akıllıydı.O küçük halinle hiç faydası olmadığı halde boş zamanlarında babasının dükkanına gider,orada bir şeylerle meşgul olurdu.Eline süpürgeyi alır,dükkanı süpürür babasına istediği aletleri koşarcasına getirirdi.O babasına yardım ettiğini düşünür,mutlu olurdu. Sınıfta arkadaşlarınla iyi geçiniyordu, hiçbir arkadaşı ile kavga etmiyordu.Bu yüzden bütün arkadaşları Ömer’i çok seviyorlardı. Günlerden bir gün başka mahallede oturan, aynı sınıfta olduğu Murat adındaki bir arkadaşının doğum günüydü.Murat,Ömer’in yanına gelerek ‘Hafta sonu benim yaş günüm olacak.Bütün sevdiğim arkadaşlarımı çağırdım.Sen de gelir misin?’ dedi. Ömer’de severek kabul etti.O akşam eve geldi.Abisine olan biteni anlattı..Abisi de onun doğum gününe gideceksen bir hediye alman gerekli dedi.Hediye alacaktı,ancak parası yoktu.Tam babasına söylemeye niyetlendi,ama o sırada babası annesiyle konuşuyordu.Sözleri bitsin diye bekledi.Babası: ‘ Hanım elektrik parası var,su parası var,dükkanın vergisi var,bu ay çok zor durumdayız’ dedi.Bu sırada Ömer’i fark etti. ‘Söyle oğlum;bir şey mi diyecektin.’diye sordu. Ömer’in boğazı düğümlenmiş,konuşamıyordu.Sadece ‘Yok bir şey babacığım’ deyip odasına gitti.Bir yandan derslerini yapıyor,bir yandan da düşünüyordu.Üç gün içinde bir hediye bulmalıydı.Yatağa yattı.Aklı Murat’a götüreceği hediyedeydi.Birden aklına bir fikir geldi.En iyisi ben babamın dükkanında Murat’a bir hediye yapayım dedi.Ertesi gün uyandığında içinde bir sevinç vardı.Okuldan geldi.Hemen üstünü değiştirdi,babasının yanına gitti.Büyük bir umutla eline testereyi aldı,birkaç tane tahtayı zorda olsa kesti.Çekiç ve çivileri alıp tahtaları çakmaya başladı.Bu sırada çekiçle eline vurdu.Eli kanıyordu,ama onun hiç umurunda değildi.Çok uğraştı,sadece birkaç çivi çakabildi.Akşam olduğundan yaptıklarını bir kenara bırakıp babasıyla birlikte dükkanı kapatıp eve gittiler.Yemeğe oturacakları sırada annesi Ömer’in elinin kanadığını fark etti.Hemen bir yara bandı alıp Ömer’in eline yapıştırdı. ‘Oğlum ne yaptın;ne oldu eline?’diye sordu. Ömer ise ‘Anne bir kutu yapıyordum,elime vurdum’ dedi.Yemeklerini yediler.Sofradan kalkıp ellerini yıkadıktan sonra derslerini yapıp hemen yattı.Eli hiç acımıyordu.Çünkü içindeki sevinç her şeyden üstündü.Ertesi gün yarım kalan kutuyu bitirmek için okuldan çıktığı gibi koşarcasına yine dükkana gitti.Kaldığı yerden devam etti.Yamukta olsa kapaklı bir kutu yaptı.Eve gelince annesinden; ‘Anne bu kutuyu sarmak için güzel bir kağıt verir misin?’dedi.Annesi ‘Oğlum o yamuk kutuyu sarıp da ne yapacaksın?’diye Ömer’e sordu. Ömer’de; ‘Anne onu bir arkadaşıma doğum günü hediyesi götüreceğim’ dedi. Annesi üzülmesin diye hiçbir şey söylemedi,böyle bir hediye yaş günü hediyesi olmaz diyordu içinden ama yinede bir kağıt bulup, al oğlum ağabeyinle beraber sarın dedi. Ömer abisinin yardımıyla o kutuyu sardı.Yatağının baş ucuna koyup,rahat bir şekilde uyudu.Sabah kalktı,temiz giysilerini giydi.Hediyesini alıp arkadaşının evinin yolunu tuttu.Yolda giderken bir yandan da düşünüyordu. Acaba başkaları ne hediye getirecek,doğum günü nasıl kutlanıyor diye hayaller kurarken Muratların evine vardığını fark etti son bir kez daha giysilerini kontrol ettikten sonra kapının ziline bastı.Kapıyı murat’ın annesi açtı hoş geldin oğlum gel bakalım içeriye dedi, Ömer’de hoş bulduk deyip içeriye girdi içeride diğer arkadaşları da vardı.Murat’lar evi süslemişler,müzik çalıyor ve büyük bir gürültü ile dans ederek eğleniyorlardı Ömer’de çekinerek de olsa aralarına katıldı o anki ortama ayak uydurdu bu eğlence onu çok mutlu etmişti.Aradan biraz zaman geç tik den sonra Murat’ın annesi güzel bir pasta getirdi.Murat’ta pastayı kesmek için hazırlandığında bütün arkadaşları etrafına toplandı Murat pastayı kesince herkes alkışladı.Ömer ise,şaşkın bakışlarla olan biteni seyrediyordu.Çünkü böyle bir doğum gününe ilk defa geliyordu.Ömer’in ve kardeşlerinin hiçbir doğum gününde böyle bir şey yapılmıyor,hatta hatırlanmıyordu.Doğum günü pastası kesildikten sonra Murat’ın annesi herkesi pastanın etrafına toplayarak hatıra için fotoğraflarını çekmişti.Pasta herkese yetecek kadar vardı.Pastalar yendi,kolalar içildi.Sıra hediyeleri vermeye gelmişti.Murat’ın davet ettiği arkadaşları sırayla Murat’ı kutlayıp hediyesini veriyorlardı.Bu sırada Ömer’in içini bir üzüntü kapladı. ‘Ya verdiğim hediyeyi beğenmezse diye düşünüyordu.’Bu yüzden en sona kalmıştı.Çekinerek Murat’ın yanına yaklaştı.Hediyeyi uzatıp ona: ‘Nice yıllara’ dedi.Bu sırada Murat,Ömer’in elinin sarılı olduğunu fark etti. ‘Ne oldu eline?’ diye sordu.Ömer de ‘Yok bir şey’ dedi.Sıra doğum gününde verilen hediyelerin açılmasına gelmişti.Murat’ta öyle yaptı.Herkesin yanında gelen hediyeleri sırasıyla açmaya başladı.Hediyeler kalem,hikaye kitabı,tişört gibi şeylerdi.Ömer bir kez daha suskunluğa büründü ve bekledi.Murat en son hediyeye gelmişti.Ömer’in getirdiği hediyeyi açtı.Bir de baktı ki tahtadan yamuk yumuk bir kutu.Bu sırada orada bulunan herkes gülmeye başladı.Murat Ömer’e dönerek bu ne dedi. Ömer’de ben bunu kendi ellerimle senin beğeneceğini umut ederek yaptım dedi.Bunun içine bir şeyler koyarsın dedi.Bu sefer gülüşmeler bir kat daha artmıştı. Ömer’de dayanamayarak hemen Murat’ların evden çıktı,gözünde yaşlarla koşarcasına evine gidiyordu.Eve vardığında doğru odasına girip yatağa kapandı ve ağlamaya devam etti.O günlerce uğraşıp o kutuyu yapmıştı.Eli boş gitmek istemiyordu.Murat’a anlamlı bir hediye vermek istemişti.Ama onunla herkes dalga geçmişti.Ertesi gün okula gittiğinde olacakları düşünmek bile istemiyordu.Murat ise Ömer’in gittiğinin farkında bile değildi,eğlenmeye devam ediyordu.Ömer odada ağlarken abisi geldi,ne olduğunu sordu.O da abisine olan biteni anlattı.Abisi üzülme sen çok güzel bir hediye götürmüşsün,o kıymetini bilememiş.Hatasını gün gelir anlar diyerek Ömer’in umutlanmasını sağladı. Sabah olmuş okul vakti gelmişti.Ömer evden çıkmıştı.Ancak ayakları sanki geri gidiyor,okula gitmek istemiyordu.Yine de ne olursa olsun deyip okula vardı.İlk dersten sonra teneffüse çıktılar.Murat diğer arkadaşlarıyla oynuyor;Ömer ise sessizce bir köşede onları seyrediyordu.Aradan birkaç gün geçti.Ömer’in Murat’a verdiği hediyeyi duymayan kalmamıştı.Hatta öğretmeni bile Ömer’in suskun halini anlayarak yanına yaklaştı ve ‘Seninle konuşmak istiyorum,bir derdin mi var?’diye sordu.Ömer de yalan söylememek için her şeyi anlattı.Bunun üzerine öğretmeni; ‘Ömer ne kutusuydu o ?’dedi.Ömer de: ‘Umut kutusuydu öğretmenim’ diye cevap verdi.Öğretmeni neden umut kutusu diye sordu öğretmenim ben büyük umutlar ile onun beğeneceğini düşünerek yaptım dedi.Öğretmeni Ömer’in niyetini anlamıştı ve Murat ile konuşmaya karar verdi.Bir sonraki teneffüs Murat’ı çağırarak konuşmaya başladı bak oğlum yaptığın hareket yanlış,çünkü arkadaşın senin beğeneceğini umut ederek bu kutuyu yapmış’ sende onun umudunu kırmışsın en güzel sevgi ifadesi sevdiğin kişi için emek harcamaktır,Ömer’de emek harcayarak günlerce uğraşmış dedi ve herkesin içinde Ömer’den özür dilemesini istedi.Murat’ta öğretmenini dinleyerek Ömer’den özür diledi.Aralarının tekrar düzelmesi için ‘Okuldan çıkınca bize gelir misin?Beraber ders çalışırız.’dedi.Ömer de sevinçle kabul etti.Ömer okuldan çıkınca hemen eve gitti.Annesinden izin alıp Murat’lara ders çalışmaya gitti.Dersleri bitmişti.Murat Ömer’in yaptığı kutuyu alarak sordu. ‘Bu kutuyu sen mi yaptın?Ne kutusu bu?’diye sordu.Ömer de; ‘Bunun içine ben sana olan sevgimi koydum.Sen ne istersen onu koyabilirsin.’diye cevap verdi.Murat bu sırada Ömer’in elinin sarılı olduğunu gördü. ‘Eline ne oldu?’dedi.Ömer ‘Sana bu kutuyu yaparken elime vurdum,bu yüzden elim sarılı’ diye cevap verdi.Bu sırada istemeyerek de olsa konuşulanları Murat’ın annesi duydu ve yanlarına geldi.Ömer’i severek ‘Aferin oğlum!Değer verdiğin ve sevdiğin biri için böyle bir hediye yapman çok güzel bir davranış’ dedi.Akşam olmak üzereydi.Ömer,Murat ve annesinden müsaade isteyerek evinin yolunu tuttu.Murat’ın annesi Ömer gittikten sonra Murat’a; ‘Bu arkadaşının kıymetini bil.O bu kutuya sevgisini koymuş,sen de bu kutuyu ömür boyu en iyi şekilde saklamalısın.İleride arkadaşının kıymetini anlayacaksın dedi. Murat evin tek oğlu olduğu için her türlü konuda rahat hareket ediyordu derslerinle de bu yüzden pek ilgilenmiyordu. Aradan birkaç ay geçmiş karne zamanı gelmişti.Ömer’in dersleri çok iyiydi.Murat’ın ise birkaç zayıfı vardı.Öğretmenleri karneleri dağıttıktan sonra çocuklar tatilde karnesi kötü olanlar çok çalışsın ben hiç kimseyi bırakmak istemiyorum dedi.Okul çıkışında Ömer sevinçli Murat ise üzüntülü idi durumu fark eden Ömer boş ver üzülme çalışır notlarını yükseltirsin dedi beraber bir süre yürüdükten sonra ikisi de eve gitmek üzere vedalaşarak ayrıldılar.Ömer eve geldiğinde annesi ve babası karneyi gördükten sonra Ömer’i yanaklarından öperek kutladılar.Murat ise eve gittiğinde anne ve babasından azar işitmişti,odasına kapanmış ağlıyordu.Odasındaki her şeyi yere atıyordu.Bu sırada eline Ömer’in ona hediye ettiği kutu geçti.Tam yere atacağı sırada düşündü ve kutuya sarılarak kendi kendine konuşmaya başladı.Bir yandan da zayıf gelen derslerini düşünüyordu.Bunları düşünürken elindeki kutuyla uyuya kalmıştı.Sabah uyandığında odasını topladı,kutuyu masanın üstüne koydu ve dedi ki: ‘Ömer sana sevgisini koymuş,ben de umudumu koyacağım ve derslerimi düzeltip güzel bir karne alacağım.’diyerek kendisine söz verdi.Derslerini tatil döneminde çalışıyor ve bazen de kutu ile karşısında bir arkadaşı varmış gibi konuşuyordu.Yani bu kutu artık onun için iyi bir arkadaştı.Harçlıklarını bu kutuda biriktiriyordu.Boş zamanlarında ise Ömer ve diğer arkadaşları ile oyunlar oynuyordu.Tatil zamanı böylece geçmiş,okul zamanı gelmişti.Murat büyük bir hırsla derslerine dört elle sarılıp karnesini düzeltti.İkinci dönem karneyi aldıktan sonra koşarak eve geldi ve odasındaki kutuya sarılıp öptü bir zamanlar dalga geçti ği ve ne olduğunu anlayamadığı kutu onun için iyi bir arkadaş olmuştu.Aradan yıllar geçmişti.Ömer ve Murat büyümüşlerdi.Fakat arkadaşlıkları hala devam ediyordu.Yıllar geçmesine rağmen Murat Ömer’in hediyesi olan kutuyu evinin en güzel yerinde saklıyordu. Murat bir insanın hiçbir zaman umudunu kaybetmemesi gerektiğine inanmıştı.Ömer’in hediyesi onun için bir umut olmuştu.Bu umut kutusunu ömür boyu saklayacak hiç bir şey için umudunu asla kaybetmeyecekti.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Kurban Bayramımız Mubarek Olsun
• Zeliha Okan • Yaşamdan Hikayeler • 4 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 21 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Ağustos
30
Ağustos
30
Ağustos
30
Ağustos
28
Seni Sevmeye Devam Edeceğim
• Tuncay Kenarlı • Sevgi ve Aşk Şiirleri • 293 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Temmuz
16
Temmuz
16
Şubat
8
Temmuz
19
Temmuz
16 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||