kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Eleştiri Makaleleri





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi

Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi
14 / 5 / 2008  Çarşamba tarihinde Sinan Doğrul tarafından eklendi, 92 kez okundu...

“Durmadan unutma üzerine bir şeyler söylemeye çalışan ve bunu yaparken de kendine ait bir bellek oluşturmaktan ısrarla kaçınan bir metni okumak, anlamak ve o metin üzerine bir şeyler yazmaya çalışmak sandığımdan çok daha zormuş. Yazının hemen başında ilk bunu belirtmek isterim. Latife Tekin’in Unutma Bahçesi için söylenebilecek diğer bir şey ise ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Sinan Doğrul

Sinan Doğrul







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi


Durmadan unutma üzerine bir şeyler söylemeye çalışan ve bunu yaparken de kendine ait bir bellek oluşturmaktan ısrarla kaçınan bir metni okumak, anlamak ve o metin üzerine bir şeyler yazmaya çalışmak sandığımdan çok daha zormuş. Yazının hemen başında ilk bunu belirtmek isterim.
Latife Tekin’in Unutma Bahçesi için söylenebilecek diğer bir şey ise roman içindeki konuya paralel bir üslup anlayışı benimsenmiş olduğudur. Ve bu anlayış daha romanın başında romanın anlatıcısı Tebessüm tarafından dile getiriliyor. “Olup bitenleri kolayca anlayabileceğiniz hafiflikte anlatacağım size. Üstünüzde bir ağılık oluşmayacak”1 Unutma bahçesi içinde yaşanılan olaylardan çok durumlar üzerine eğilen, yoğunlaşan bir roman. Bu öyle tuhaf bir yapı oluşturmuş ki romanda, romanın başı ile sonu arasında yaşanılanlar okurda gerçekten bir şeyler yaşanılmış duygusu yaratmıyor. Roman, Ferah adlı kahramanın anlatıcı Tebessüm’e yazıp verdiği küçük bir pasajla başlıyor ve yine Tebessüm’ün romanın başkahramanı Şeref’in evinin terasında Şeref’i beklemeye başlamasıyla bitiyor. Bu iki olay arasında tüm anlatılanlar okurun kafasında herhangi bir yer kaplamadan başlıyor ve bitiyor. Latife Tekin bunu başarmak için romanının anlatıcısı Tebessüm aracılığıyla neredeyse daldan dala denilebilecek bir şekilde anlattırıyor Unutma Bahçesini. Tebessüm Unutma Bahçesini herhangi bir plana bağlı kalmaksızın dağınık bir şekilde anlatıyor. Öyle ki romanın 13. sayfasında başlayan, bahçeye yeni gelen bahçıvan Cömert’in karşılanıp bahçeye getirilme hikâyesi 158. sayfaya kadar sürüyor. Bu 145 sayfa arasında ise Unutma Bahçesinin kuruluşu, insanları, insanlar arası ilişkileri, bahçenin anlamı ve doğal olarak unutmadan bahsediliyor. İşte tüm bu kurgu en başta söylediğim gibi romanı okurun gözünde belleksizleştiriyor ve bu da yine okurun zihninde romana dair şeylerin “uçmasına” neden oluyor. “Uçmasına” diyorum çünkü Unutma Bahçesinde unutmak ile uçmak veya hafiflemek arasında hep bir bağ var. “peki, neyin ikizi bir çeşitlemesi olduğunu düşünüyorsun kendinle ilgili olarak ben şuyum diyebileceğin bir şey var mı ?” diye sordum ona. “göğe süzülüp silinen şeylerin” dedi” 2 deminden beri anlatmaya çalıştığım bu kurgusal anlayışa romanın bir bölümünde romanın kişilerinden Ferah da yine romanın temel konusu olan “unutma” üzerinden bir açıklama getiriyor. “Başı sonu olan bir şey yazılamaz artık. Böyle düşünüyorum, elim gitmiyor... İçime bir duygu çöktü, yaptığımız her şeyi yarısında bırakmamanız gerektiğini düşünmeye başladım... Kim ne yapıyorsa, başlar başlamaz vazgeçmeli, dünyanın haline uygun olan bu... Yarım bir roman yazmaya cesaretim olsa...” 3 Ferah’ın bu yorumunun devamında Tebessüm Ferah’ın söylediklerini aktarmaya devam ediyor “söylediği şeyi kavramak o kadar da zor bir şey değildi. İşte bir şeyleri bitirip sona erdirme çağı kapandı dünyada, demek istiyordu... Zihnimiz uçup gidiyormuş...”4
Unutma Bahçesi, içindeki insanları ve anlamlarıyla giderek hiçliğe doğru kayan, anlamsızlaşan bir bahçe. En başta her şeyi unutmak, sadece unutmak amacında olan insanlar hayattan kaçarak bir yer bulduklarında, oraya yerleştiklerinde sadece kendi hayatlarını yaşadıkları mekâna doğru odaklarlarsa unutmaya başlarlar. İşte tüm sorun da burada başlıyor. Çünkü romanın merkezindeki kişi olan Şeref’in bu düşünüşünü algılamaya çalışırken romandaki diğer kişiler giderek karmaşık unutma biçimleri oluşturmaya çabalıyorlar. Bu, durumun giderek daha da karmaşıklaşmasına neden oluyor.
Unutma Bahçesini anlamlandıran, bahçenin kendisinden çok bahçede yaşamaya ve bahçeyi de yaşatmaya çalışan kişiler. Bu bahçede yaşayan herkes unutmanın veya hatırlamanın bir köşesinden tutup bahçeye ve bahçenin anlamına unutma veya hatırlama adına bir şeyler katıyor. Unutma Bahçesi dünyadan izole bir mekân olarak tasarlanmaya çalışılsa da Unutma Bahçesinin sakinleri, yoksa huzursuzları mı deseydim, peşlerinde sürükleyip getirdikleri hayatın yıkıcı, anlaşmadan uzak, huzursuzluğunu da taşıyorlar bahçeye.
Romanın merkezindeki Şeref aynı zamanda Unutma bahçesinin de kurucusu. Romanın diğer bir kişisi Ferah, onun için: “aman Şerefi yazmadan burayı anlatmak olmaz. Onun da yazılacak bir hikâyesi yok. Kimseyle ilişkiye yanaşmıyor, her şeyi boşluğa atıyor... Tutamıyorsun onu, kayıp gidiyor insanın elinden. Belki biri gelir yakalar onu bir gün”5 diyor. Şeref’in yazılacak bir hikâyesinin olmaması bir bakıma onun kendine ait yaşamını Unutma Bahçesinin içine kurmuş olmasına bağlanabilir. Şeref kendisine kurduğu bu dünyada neredeyse tüm yaşama sırtını dönüyor. Bahçede herkesin olduğu gibi Şeref’in de bir unutma biçimi var ve Şeref de bu unutma biçimi dâhilinde unutmaya çalışıyor. “benim amacım bu tavırdaki insanlara bir mekân hazırlamaktı. Elimden geleni yaptım... ağaç budasınlar, sebze eksinler, yenilesinler kendilerini...”6 “insanlar gelip unutma biçimleri üzerine kafa yorsunlar, yeni fikirler çıksın ortaya, zamanla bir unutma enstitüsü kurulsun bu bahçede, dünyanın unutma merkezi olsun”7
Tüm hayatla ve insanlarla belki de yaşamının en başından beri yaşanılan çıkmazların doğurduğu bu uzaklaşma, zamanla Unutma Bahçesini çıkartıyor ortaya. Şeref için unutmak başa dönmek veya yeniden başlamak anlamına geliyor. Ona göre unutma bir çeşit doğaya adapte olma, doğayla özdeşleşme. Hatta en sonunda doğanın, onun içinde hiç sırıtmayan, soruları, ilişkileri ve anımsamalarıyla sorun çıkarmayan, bir parçası olmak. Şeref için bu doğal bir süreç. Kendiliğinden gerçekleşmeli ve zorlanmamalı. Unutulması gereken içinde bulunulan hayat, anımsanması gerekense insanlık tarihi hikâyesinin başlangıcı. “Bunu diyen sensin, ben kimseye unutun her şeyi filan demiyorum, zaten sürekli bir şeyler unutuyorsunuz diyorum.”8 Şeref öyle düşünüyor ki eğer bugün yaşamın bu karmaşasından kurtulur ve yeniden en başa ulaşır, atalarınızın başladığı yere dönerseniz zaten ardınızda bıraktığınız o şeyi, hayatı, unutur ve doğadaki yerinizi yeniden bulursunuz. Doğadaki yerinizi bulduğunuzda ise huzurun sizin için anlamı olan şeyle karşılaşırsınız. Çünkü Şeref’e göre unutmak yeniden başlamak veya başlamaya çalışmak anlamına geliyor. Bu anlayışa dair ilginç de göndermeler var romanda. Örneğin bahçe için Şeref’in projelerinden biri olan bahçeye hurdaya çıkmış bir gemi oturtmak. Fikri için bahçeyi beraber kurdukları Sadık, günlüğünde “Şeref ‘in buraya oturtmak istediği hurdaya çıkmış bir gemi değil Nuhun gemisiydi”9 diyor. Bahsettiğim bu doğayla özdeşleşme beraberinde Şeref’i giderek bir hiçliğe doğru sürüklüyor. “biliyordum onun adası haritada yoktu, olmayan bir yere gitmek istiyordu Şeref”10 Devamında gerçekten de Şeref konumunu arkadaşlarıyla tartıştığı varolmayan bir adanın tüm dünya haritalarında geçmesi için bir çalışmaya bile girişiyor. Toplum içi ilişkileri sorgulayan ve alışıldık kuralları ve anlayışları eleştiren bir tavrı da var Şeref’in. Örneğin çalışanların ezilmeyi, hakir görülmeyi bir refleks haline getirdiklerini düşünüyor ve bahçe içinde çalışan kimselerin bahçedeki işlerinden sürekli ayrılmalarını da buna bağlıyor. Veya akıllı insanların aslında kötü insanlar olduklarını iyi kimselerin ise içlerinde hep aciz bir saflıkla yaşadıklarını iddia ediyor. Tüm bu duruşu ve tavrıyla unutma adına en çok şeyi başaran, en başta Unutma Bahçesini kuran Şeref, bahçenin merkezinde yer alıyor. “hemen herkes onun ilgisini üstüne çekmeye çalışır burada.”11 fakat Şeref’in bahçedeki bu konumu onu bir lider pozisyonuna getirmiyor çünkü liderliği en başta Şeref’in kendisi reddediyor. “güçlüyüm senden çünkü. O kadar güçsüz olursanız ben de güçlü oluyorum. Başka ne olmamı bekliyorsunuz... bana ne yaptığınızın farkında değilsiniz ki... güçsüzlüğünüzle beni güçlü adam haline getirdiniz burada, istemeye istemeye güçlü köleniz haline geldim”12
Unutma bahçesinde Şeref’ten sonra en ilgi çeken karakterlerden biri de Tebessüm. Tebessüm aynı zamanda romanın da anlatıcısı. O, unutmayı bir rüzgâra benzetiyor ve kendine düşsel bir unutma rüzgarı yaratıyor. Tebessüm’ün unutma biçimi daha imgesel bir nitelik taşıyor. Aslında unutmak için hayal kurmanın işe yarayacağı düşüncesinde. “hiç yaşayamayacağımız şeylerin anılarına sahip olabiliriz... Düşünü kurarak, demiştim ona”13 Tebessüm’ün roman boyunca Şeref’e yakalaşma çabası ve bunda başarısız olması onu belki de Şeref’inkinin aksine unutma üzerine gereğinden fazla düşünmesi, olabilir. Tabi bu yalnızca bir tahmin. Gerçektende Tebessüm romanda hiç yaşamadığı şeylerin anılarına sahip oluyor. Bahçeye yeni bulunan bahçıvan Cömert’in, Tebessüm’de bıraktığı ilk izlenim onun, yaşadıkları mekânın zihniyetinin çok dışında birisi olması Tebessüm’ün Cömert hakkında aslında yaşanmamış ve yaşanmayacak bir hikâyeyi de başlatıyor ve sonunda, Cömert’in Şeref’i öldürerek bittiği bu hikâye, roman boyunca bir görünüp bir kayboluyor. İlk başta okurun kafasını karıştıran bu durum daha sonra Tebessüm’ün unutma düşünceleri ile ilgili açıklamaları sırasında açıklığa kavuşuyor. “ben sadece hikâyelerin nasıl başladığını merak ediyorum... Bunu bilmek isterdim... İzleyelim, izlemeyelim, başlayan her şey bir sona varıyor... Benim heyecanım, her şeyin başlama anıyla ilgili... Başlamayı anlamak isterdim, dedim.”14 devamında Tebessüm başka bir şey daha söylüyor ki bu da unutma bahçesinin hikâyesinin nerede, nasıl ve neden başladığına dair daha sağlam bir fikir verebiliyor. “Bütün hikâyeler, ilk hikâyenin başladığı gibi başlıyor”15 Unutma bahçesi bir bakıma bir karşı koyuşun, bir kuralı yıkışın, bir bilinci yaratışın istemiyle başlıyor. Fakat ne yazık ki belki de basit beklentilere benzeyen bu amaçlar, işin içine hayattan, onun beklentilerinden, mantığından, bakışından kopamayan insanlar yüzünden giderek karmaşıklaşıyor. Ve çoğu zaman bir çıkmaza giriyor.
Unutma Bahçesi yukarıdaki karakterlere benzer farklı karakterler de barındırıyor. Latife Tekin romanının ilginç konusunun yanında ilginç insanlar ve bu insanların yaşadığı ilginç karakterler yaratmayı başarmış. Tüm romanı unutma üzerine neredeyse serbest çağrışımla yazmış gibi görünse de kurgusal anlamdaki bu dağınıklık, kullandığı dilin olgunluğuyla da, romanda sırıtmıyor. Unutma Bahçesi unutma bağlamında yaşamdan, anılardan iktidardan, insan ilişkilerinden ve devamında neredeyse insanoğlunun kurduğu tüm o karmaşık ilişkilerden, konu hakkında soyut resimler çizmeyi ihmal etmeden, bahsederken aynı zamanda sanki hiçbir şeyden bahsetmemiş duygusunu da yaratıyor okurda. Bu da aslında romanın başında Tebessüm’ün anlatımla ilgili verdiği sözü tuttuğu anlamına geliyor. Çünkü bu roman kendi içinde devindikçe yaşamın birçok noktadaki anlamsızlığını gözler önüne sermeyi başarıyor.

unutma bahçesi Everest Yayınları 2004






Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Temmuz
6
Molla Sırat
Şeref KöksalEleştiri Makaleleri • 30 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
6
Atatürk`ü Anlayabilmek!
Burcu ŞenerEleştiri Makaleleri • 54 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Keçi İnat! Lı) Lar
Ayşe.b YıldızEleştiri Makaleleri • 23 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Ahlak Testi Sonuçlandı
Şeref KöksalEleştiri Makaleleri • 122 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Her Okuyan Aydın ( mı ) Oluyor !!!
Barış ÖztürkEleştiri Makaleleri • 23 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Haziran
12
Masal
Sinan DoğrulYaşamdan Hikayeler • 68 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
14
Mayıs
6
Samuel Beckett Meyhanesi
Sinan DoğrulYaşamdan Hikayeler • 82 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
14
Ayla Rengarenk Balkon
Sinan DoğrulYaşamdan Hikayeler • 228 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
14
Beş Balon Ne İşe Yarar
Sinan DoğrulYaşamdan Hikayeler • 249 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Borç
Sinan DoğrulAnı Hikayeler • 465 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
27
Kardeşin Hasta
Sinan DoğrulAnı Hikayeler • 358 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
27
İncir Ağacı
Sinan DoğrulYaşamdan Hikayeler • 305 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
14
Beş Balon Ne İşe Yarar
Sinan DoğrulYaşamdan Hikayeler • 249 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
14
Ayla Rengarenk Balkon
Sinan DoğrulYaşamdan Hikayeler • 228 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi, Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi makalesi, Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi makale, Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi nedir?, Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi hakkında bilgi, Unutma Düşüncesi Üzerine Bir Roman Unutma Bahçesi makaleleri, Sinan Doğrul makaleleri, Unutma nedir, Unutma makalesi, Unutma makaleleri, Düşüncesi nedir, Düşüncesi makalesi, Düşüncesi makaleleri, Üzerine nedir, Üzerine makalesi, Üzerine makaleleri, Bir nedir, Bir makalesi, Bir makaleleri, Roman nedir, Roman makalesi, Roman makaleleri, Unutma nedir, Unutma makalesi, Unutma makaleleri, Bahçesi nedir, Bahçesi makalesi, Bahçesi makaleleri,










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Naruto 63 . Naruto 64 | Myspace Layouts | Online Image Resizer | Cheap Car Insurance | Secured Loans | Video | Arkadaş