Unutmayan Sevginin EsirleriUnutmayan Sevginin EsirleriÇoğu zaman eski sevgilerimizi, eski aşklarımızı, anılarımızı unutmaya çalışırız sanki mümkünmüş gibi. Ağrı kesici olan zamanın bir unutma ilacı olduğunu sanar, ona sıkı sıkı sarılırız. Hiç düşünmeyiz tünelin ucunda ışığın görüleceğini, her gecenin bir sabahı olduğunu… Vaat edilen mutlu günlerin çok uzak olduğunu sanar, bırakırız kendimizi üzüntüler denizinin ortasına. Yüzmeyi dalgalı üzüntü denizinde öğrenir, yeşil bir kara parçasına vardığımıza biz bile inanamayız.Her zamanki saatinde okuldan çıktı Pınar. Anılarını geride bırakarak kaçmayı tercih eden genç kız… Kendisini mutlu eden yegane şey öğrencilerinin gözlerinde gördüğü pırıltıydı. Bu pırıltı sayesinde bazı şeyleri unutabiliyordu. Çarşı içinden geçerek oturduğu dört katlı eski apartmana geldi ve evinin olduğu ikinci kata çıktı. Kapısının önünde bir sepet kırmızı gül vardı buram buram kokusunu tüm apartmana yayan. Sepetin içinde bulunan karta uzanıp minicik ellerine aldı. “Karşıdaki Pizzacıya gelir misin?” yazıyordu kartta. Şaşırmıştı Pınar. Kartın arkasına baktı başka şey yazıp yazmadığını görmek için. Ne isim ne de kimin yazdığını bildiren bir ibare vardı. Arada sırada gittiği, domatesli ama bibersiz pizza yediği pizzacıya merakı götürdü genç kızı. Aklında acabalar, sorular ve kalbinde tatlı bir heyecan eşlik etti ayaklarına. Her gün bu saatlerde dolu olan pizzacı tamamen boştu. Bir tek sırtı kapıya dönük orta boylu, ceketli bir erkek masalardan birinde oturuyordu. Adım adım yaklaştı masaya… Yaklaştıkça zihnine sinyaller gelmeye başlamıştı. Eskilerden tanıdık biriydi, ama kimdi? Sonunda adamın sırtı minik yumuşak ellerinin menziline girdiğinde elini uzattı adamın ceketine. “geleceğini biliyordum, Lavinya” dedi adam. Kız o anda tanıdı adamı. Kendisine Özdemir Asaf’ın şiirini okuyan tek kişiydi bu. Onun şiirindeki isimle kendisine seslenen tek kişi, Aykut. Genç kızın heyecanı diline vurmuştu. Kekeleyerek “ Burada ne arıyorsun?” diye sorabildi. “Buralarda bir beyaz dut varmış, onu aramaya geldim” dedi Aykut ve ayağa kalktı tam karşısındaki sandalyeyi çekerek oturması için Pınar’a tuttu. Beyaz dutun kendisi olduğunu bilen Pınar neden oturduğunu düşünmeksizin oturdu. Uğruna Erzurum’da bir okula kaçarak sığındığı, sevdiği adam Aykut karşısındaydı. Unuttuğunu sandığı aşkı tam karşısındaydı. “beni nasıl bulabildin?” dedi. Eski sardığı yaralarının deşilmesi için mi gelmişti Aykut? “Yaptıklarım Ferhat’ın yaptıklarının yanında hiçbir şey Lavinya” dedi Aykut ve ceketinin cebinden bir kutu çıkardı. O anda pizzacıda Sting’in yumuşak sesiyle okuduğu şarkı çalmaya başlamıştı. Bu ortam yıllar önce ilk buluştukları ortamdı sanki… yine bir pizzacı, yine Sting’in müziği… Pınar kutuyu görür görmez sordu. “ailen ne diyecek buna?”. “Her şey değişti artık Lavinya, her şey değişti… değişmeyen tek şey sana duyduğum aşk Lavinya… değil iki sene, bir ömür geçse de değişmeyecek olan tek şey sana duyduğum aşk” dedi ve kutuyu açtı. Kutuda bir tek taş parıldıyordu. Masada ise unutamadıkları sevginin esiri iki genç kalp vardı.
Yazı Sahibi
Etiketler
unutmayan+sevginin+esirleri , unutmayan , sevginin , esirleri , serkan , dilek , sevgi , ve , aşk , hikayeleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 127 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 110 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kasım
17
Ağustos
31
Ağustos
14
Ağustos
13
Aralık
8
Nisan
20
Nisan
17
Ağustos
31
Nisan
18
Bir Destan Dolaştı Yunan Semalarında
• Serkan Dilek • Spor Hikayeleri • 975 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Temmuz
14
Güzel ve Dahi Genç Kız (son)
• Serkan Dilek • Komik Hikayeler • 846 kez okundu. • 12 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||