Unutulmayan Günler! 1Unutulmayan Günler! 1Tam altı ay nişanlı kaldık, böylece yanlışlar yapmadan birbirimizi tanımaya çalıştık, kayın pederim olan Mükremin hocam ve kayın validem hacca gitmişlerdi. Büyük kayın biraderim olan ve aynı zamanda Bedir camisinde, imamlık yapan Ramazan hocamda, kayın pederimle birlikte aynı evi paylaşıyordu. Son derece anlayışlı, tahammüllü bol olan, sevgi dolu, emeğini esirgemeyen evli ve bir çocuğu bulunan, güzel ve gür sesini her fırsatta cömertçe arzu edenlere sunan bir insandı. Nişanlımın küçüğü ve benim küçük kayın biraderim olan Ali hocamda, İmam hatip lisesinde okuyan, çalışkan, duygusal, kanaatkâr, futbolu çok seven, fakat bunu babasından gizleyen, başı yumuşak, itaatkâr çok sevdiğimiz bir genç arkadaştı. Baldızlarım Emine ve Kamile de, Ali’nin küçükleri olan, evin sevimli, hizmet ehli, nişanlıma halı dokumasında katkıları bulunan kızlarıydı. Kayın validem, titiz, temiz, becerikli ve sürekli bir işle uğraşan, kanaatkâr, hayır öğütlü, ibadetine düşkün, hiçbir zaman şikâyetçi olmayan, oldukça sabırlı bir hanımefendidir. Mükremin hocamın evi, adeta bir imalathane gibi, her hafta bir karyola halısı dokunuyordu, bayanlar kendi kıyafetlerini dikiyorlar, asmalardan üzümler sarkıyor, salçalar kaynıyor, aş makarnalar kesiliyor, peynirler basılıyor, asma yaprakları kışlık olarak basılıyor, patlıcan, biber kurutuluyordu. Hocam hiç boş durmuyor, boş zamanlarında bal ve halı satıyordu. Hülasa on nüfusu barındıran bu ev, tek bir memur aylığına bağlı kalmıyor, şartları zorluyor, gıda konusunda sınır tanımıyordu, o kadar çok misafir geliyor ki, köyden, şehirden hepsine de yemek ve meyveler ikram ediliyordu. Hizmet ehli hocam katiyen yılmıyor köyden, şehir dışından gelen dost ve akrabalarına hanesinin kapısını açıyor, onları yatılı misafir ederek, konaklama ihtiyaçlarını karşılıyor ve gidecekleri adrese refakat ederek işlerini bitiriyordu. Hocamın bu denli gösterdiği tahammülü, sabrı, hizmeti, sahaveti şehir şartlarında yaşayan, ayrıca on nüfusu bulunan, fakat sanki bir çocuk sahibiymiş gibi, neşesinden, ibadetinden ve metanetinden hiç taviz vermeyen bir kimlik sahibi. Bereketin ne demek olduğunu özümsemem, anlam bütünlüğünü bu hanede görmem, araştırmaya gerek duymadan idrak etmem, benim için oldukça yeterli bir sebeptir ve ayrıca bunu bizzat yaşayarak terennüm etmem bulunmaz bir nimettir. Hiç unutmuyorum; bir gün baldızlar kayınvalidelere gelmişler, aş makarna kesmeye karar vermişler, annemize sürpriz yapalım demişler ve böylece hamuru yoğurmanın başına geçerek bir kıvama getirmeyi başarmışlar. Daha sonra hamurun üzerine bir örtü serilerek, kuvvetli bir şekilde hamurun üzerine çıkarak çiğnemek ve açmaya uygun kıvama getirmek gerekiyormuş, Ramazan hocama ve bana bir şekilde, kuvvetli olduğumuz düşünülerek, ihtiyaç hâsıl olmuş, burada bulunmamız bize olan talebi kolaylaştırmış. Hamurun üzerine çıktık çiğnedik durduk, haylice de huzurluyduk, neşeli şen ve şakraktık, aniden elektrikler gitti, karanlıkta kaldık, ne yapacağımızı şaşırdık, karanlıkta her kez birbirine bakındığını hissediyordum zira iş yarım kalamazdı. Yan binalara baktık, lambalar yanıyordu, o zaman burada bir problem vardı, fakat elektrikten kimin anladığı bilinmiyordu, hatta anlayanda yoktu. İnşaat elektriği kullanıyorlarmış, bu bakımdan binaya çekilen kabloda bir sorun olduğunu tahmin ediyordum, büyük bir ihtimalle kablonun kabuğu inceldiğinden şase yaptığını düşünüyordum. Lakin mesafenin uzunluğu ve oldukça yüksekte bulunması, ayrıca karanlık olması, tedirgin olmamız için yeterli sebeplerdi, çünkü anlamadığımız bir işti.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Unutulmayan Günler! 1 isimli yazı, Mustafa Cilasun tarafından 3/13/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
21
Vicdanda Çözülecek Sorun Vicdan Varsa Çözülür
• İbrahim Faik Bayav • Toplumsal Makaleler • 23 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Kasım
16
Aldananlardan Olmayın !
• Ertuğrul Erdoğan • Toplumsal Makaleler • 178 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Kasım
14
Baz İstasyonlarına " H A Y İ R "
• Hatice Engin • Toplumsal Makaleler • 51 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
10
Kasım
20
Kasım
20
Kasım
20
Kasım
20
Nazarına Hiç Müdrik Olamadım!
• Mustafa Cilasun • Hüzün Şiirleri • 8 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
20
Mayıs
24
Haziran
11
İslamiyetten Önce Arap Yarımadasında Kurulan Devletler
• Mustafa Cilasun • Tutku Denemeleri • 2130 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
13
Nisan
4
Kasım
27
Nihat Sami Banarlı`nın Türkçe`nin Sırları Adlı Eseri
• Mustafa Cilasun • Eğitim Makaleleri • 1777 kez okundu. • 2 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||