kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Hayata Dair Makaleler

Ustanın İşine Karışmak mı ?


Ustanın İşine Karışmak mı ?



Hasta gelmiş karşıma.
Ben soruyorum, nedir şikayetin, diye...
O bana diyor, grip olmuşum, bi antibyotik, yazdıracaktım ...
Bir antibyotik mii ? diyorum içimden...
Oh ne güzel !!! Teşhis hastadan, tedavi hastadan olduktan sonra, bana kalıyor sekreterlik. Yazı işleri memurluğu yapmak... diyorum.
Böyle hastalarla karşılaşınca, madem böyle olacaktı, ben neden saçlarımı ağarttım. Bilseydim, okuma yazmayı söker sökmez ilkokul ikiden sonra işbaşı yapardım, diyerek söylendiğim de oluyor... Yaa sabır deyip, yüzüme taktığım gülücük maskesiyle, kağıda hafiften sertçe bastırarak reçeteyi yazdığım da...

Aman sürtüşmeyeyim... Aman değil bir kelime konuşacak halim, hele ki birilerini bu yaştan sonra eğitecek halim hiç yok... Bıkmışım artık...

Fakülte son sınıftayken okulun önündeki gazete muhabirine dert yanmıştık. Dersler şöyle zor, bizi mecburi hizmet bekliyor, önümüzde daha ihtisas sınavları var, başaramazsak bir türlü, başarsak tekrar okumaya devam edilecek, vs diyerek dert yanmıştık. Sağolsun muhabir kendi anladığı pencereden manşet yapmıştı. Hemde koscaman yarım sayfa heber yapmıştı. ‘ Pişman doktorlar’ diyerek. O zaman pek bozulmuştum. Bu kadar da pişman değiliz yaa, demiştim... Ama bugün, 20 yıl geçtikten sonra farkediyorum ki, Pişmanım... Doktor olduğuma pişmanım...

İnsan denen canlıyla uğraşmak ne zormuş yaa ! Hele bunların az bileniyle uğraşmak en zoruymuş. Hiç bir şey bilmeyeni seni dinler. Tamam bu sorun değil. Çok bileni zaten biliyordur, sana sormaz, genelde sana işi düşmez. Bu da güzel...
Amaaa o az bilenler yok muu ! Ah onlar felakettirler.
Karşına geçip, grip olmuşum diyenler de onlardır, bi antibiyotik yazdırcaktım, diyenler de... Sancılanan arkadaşına iğne yaptırmaya gelenler de onlardır. Evdeki eşine, çocuğuna böbrekleri için ilaç yazdırmak isteyenler de onlardır...
Bi taraflarına emar (MR) çektirmeye gelenler de...

Onlar karşısında sabır taşına dönen benden bazen şöyle inciler dökülüyor işte...
Hangi antibiyotiği yazayım? diye sorduğum...
Kahve fincanın nerede ? Ne fincanı dediğinde evdeki eşinin falına bakıp yazacağım ya ilaçları, dediğim ...
İlaçları uygun gördüğünüz şekilde kullanırsınız artık...
Reçetelere teşhis yazma zorunluluğundan sonra, teşhise ne yazayım isterdiniz, dediğim de oluyor...

Anlayan toparlıyor, anlamayan hala, grip için kuvvetlisinden bi antibiyotik, binlik olsun, diyenleri mi istersiniz, daha önce yine o sarı haplardan yazdıydınız, iyi geldiydi, aynından yazıver artık, diyenleri mi... ohh ve off...

Gülüp geçsem olmuyor... Cahile alet olmak için okumuş olmayı hazmedemiyorum, çünkü...
Söylensem, aksi adam tabelasını boynuma asıveriyorlar. Yeri geliyor, en samimi olduğum kişiler veya akrabalarım bile, benzer davranışları yapabiliyorlar. Akrabama gösterdiğim hoşgörüyü, neden vatandaşa da göstermiyorum diyen iç sesime kulak verirsem, bu sefer cahilin keyfiyetine alet olmuş olmaktan kahroluyorum... İmdatt diyesim geliyor...
Sus Haluk, sesini çıkartma. Bak az sonra çıkacak gidecek. Yaz reçeteyi. At imzanı. Diyen sese uyum göstermek zorunda kalıyorum. Çünkü artık savaşacak gücüm kalmadı. Artık ideallerim azaldı. Anladım ki vatandaşı eğitmek zor. Vatandaş yine bildiğini yapıyor.

Hep onlara da anlatırım, size de anlatayım şunu.
Yıllar önceydi. Belki 15 yıl önce. Babamın üniversteyi bitirince bana hediye ettiği kol saatim
Durmuştu. Ben haftasonu çarşıya çıktığımda saatçıların bolca olduğu sokağa gittim. Gözüme kestirdiğim dükkana girip tezgahın arkasında gözünde mercekle, kucağındaki saati tamir etmeye çalışan ustaya şöyle söylemiştim.
-Saatimin pilini değiştirecektim...
Bir kaç saniye sessizlik olmuştu. Sanki usta dediğimi duymamıştı. Sonra merceğin üzerinden sadece buz gibi bakışlarla bana baktı. Elimdeki saati aldı. Arka kapağını açtı. Cımbız gibi bir şeyle pilini çıkarttı. Pili inceledikten sonra arkasındaki ufak çekmeceli kutulardan birisinden
Saatime uygun yeni pilleri aldı... Yerine taktı. Kapağı kapattı. Saatimi geri verirken,
-İki bin lira, dedi...

Benimle konuştuğu sadece ikibinlira, cümlesi olmuştu. Azıcık tedirginlik, anormallik hissetmiştim. Ama baktım ki saatim çalışıyor. Yürüyüp gitmiştim.

Ama... Aması var. Eve geldiğimde bir baktım ki saatim yine durmuştuuu... !

Dersimi almıştım, işte. Kendi kendime dedim ki:
Sen saatçinin işine ne karışıyorsun be adam?
Nereden bildin saatinin pilinin bittiğini ?
Söylesen ustaya, benim saatim çalışmıyor ustam, hiç sebepsiz durdu, desen de usuta bildiğini yapsaydı ya.!
Sana ne pilden milden ?...

Biliyor musunuz o saatim hala çalışmaz. Çekmecemde durur yıllardır. Çünkü o saat ustası bana öyle güzel ders verdi ki. Bana oh olsun ! Hayatımın dersini o saatle aldım.

Ben çok güzel öğrenmiştim:
Ayakkabı boyacısının bile işine karışmayacaktım, artık. Değil ki saat tamircisine bir şey diyeyim, veya bir başka ustaya...

Evet değerli arkadaşlarım. Siz siz olun, sakın ustaya karışmayın. Güvenmiyorsanız, güvendiğinize gidin, ama güveniyorsanız ona teslim olun. Usta bildiği gibi ustalığını konuştursun.

Bayramı hastalıkla, ‘griple’ geçirip, arkasından alevlenen sinüzitime çare bulamamışken, peş peşe gelen hepsi de boğaz enfenksiyonu hastalarıma, adamın kendine hayrı yok bakalım sana olacak mı , diyerek çalışıyorum işte. Yemek paydosunda bunları yazıverdim...
Sevgi ve saygılarımla...

Dr Haluk Namdar


Ustanın İşine Karışmak mı ?
Yazı Sahibi
Haluk Namdar
Haluk Namdar tarafından 8.10.2008 tarihinde eklendi 165 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Ustanın İşine Karışmak mı ? isimli yazı, Haluk Namdar tarafından 08.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
tebrik Zeynep Tümöz yazıyı tebrik etti...
Anladım ki vatandaşı eğitmek zor. Vatandaş yine bildiğini yapıyor.

işte orda iş biz eğitimcilere düşüyor...



09.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Hocam o sarı haplardan bana da yazıverseniz olur mu? Bir de yeğenime şöyle 1000 lik bir antibiyotik. Ne oldu? Yazıyı tam okumamışım galiba. Bunları yapmayın mı demek istemiştiniz:) Ben de tam tersini anlamışım...
Hocam öğle aralarında makale, geceleri kızınıza masal yazabiliyorsunuz ama şu insanları eğitemiyorsunuz. pes doğrusu:) Daha fazla saçmalamayayım. Çok güzel bir paylaşımdı Hocam. Artık hastalanınca bu site aracılığıyla sipariş ederiz hapları:)
Tebrikler efendim.



08.10.2008 tarihinde yorumlandı.

İnanıyorum ki Haluk hocam bu yazınızı okuyup da hak vermeyecek aman hocam ellerine sağlık demeyecek bir tek kimse yoktur.Hepimiz aynı dertten müzdarip değilmiyiz hocam.Eh kızmamak lazım da şu saat ustası örneği süper bir örnek.Çevram bana kızar az bilenlere neden bu kadar öfkelisin bende Haluk hocam gibi bilmediğim konularda atıp tutmam ve konuşmam ve ustanın işine karışmam,ve az bilene hele sallayana hele hele bildiğini zannedip de bilmeyene ve iddia edene köpürürüm ki ne köpürme ağzıma geleni söylerim bile.Yüreğine sağlık hocam yine dikkat çekici ve üzerinde düşünülmesi gereken yazıyı çakmışsın alimin ve cahilin tam alnının ortasına.Alkışlar.


08.10.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
24
Algı Dünyamız
Bayram ÖzbekHayata Dair Makaleler • 118 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
13
Şişşt Baksana!
Rasim CanbolatHayata Dair Makaleler • 197 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
9
Koç Burcu Kadını ve Erkeği
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 176 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
6
Neden Bu Kadar Yorgunum?
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 212 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Seni Seviyorum Önemli Bir Sözdür
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 282 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
17
İdealist Olmak Zor mu ?
Haluk NamdarToplumsal Makaleler • 180 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
16
Hüzün
Haluk NamdarSevgi Şiirleri • 71 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
11
Artık Sizi Okumuyorum
Haluk NamdarEleştiri Makaleleri • 212 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Ekim
23
Ölüm
Haluk NamdarHayata Dair Makaleler • 235 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ekim
13
Başımıza Gelenlerden Kim Sorumlu Dersiniz ?
Haluk NamdarGüncel Makaleler • 206 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mart
6
Hamam Hikayeleri
Haluk NamdarYaşamdan Hikayeler • 3233 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
16
İnsan Nedir?
Haluk NamdarGüncel Makaleler • 2934 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Sağlıklı İnsan Denince
Haluk NamdarBilimsel Makaleler • 2006 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
24
L İ D E R
Haluk NamdarSiyasi Makaleler • 1049 kez okundu. • 23 kez yorumlandı.
Temmuz
29
Doktorun Anıları
Haluk NamdarKişisel Hikayeler • 1042 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Ustanın İşine Karışmak mı ?, Ustanın İşine Karışmak mı ? makalesi, Ustanın İşine Karışmak mı ? makale, Ustanın İşine Karışmak mı ? nedir?, Ustanın İşine Karışmak mı ? hakkında bilgi, Ustanın İşine Karışmak mı ? makaleleri, Haluk Namdar makaleleri, Ustanın nedir, Ustanın makalesi, Ustanın makaleleri, İşine nedir, İşine makalesi, İşine makaleleri, Karışmak nedir, Karışmak makalesi, Karışmak makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Advertising | Mobile Phone | Music Festival | Mortgage insurance | Homeowner Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul