Uyum Süreci Ya Da YabancılaşmaUyum Süreci Ya Da YabancılaşmaElif Şafakın Araf romanında şöyle bir bölüm vardır:Eğer yabancı bir ülkede yaşıyorsanız uyum,yabancılaşma sürecine önce isimler adepte olur.İsimlerdeki noktalama işaretleri,telaffuzdeğişir.Faik-Faiko olur mesela,isa-eazyy olur. Eğer siz kendi ülkenizdeki yabancının ismini yanlış telaffuz etseniz yabancı bu duruma hemen müdahale eder ve dolaylı yönden demek ister ki;doğru olan benim adım ve benim dilim, ama Siz yanlış yazıyor ve yanlış telaffuz ediyorsunuz,yani düzeltilmesi gereken benim dilim ve telaffuzum değil sizin ki. Yabancı dil eğitimi ve öğrenimiyle ilgili bu ülkede çok tartışmalar yapıldı.Kitaplar,yazılar yazıldı.Ünlü üniversitelerin,cemeat okullarının yabancı dille eğitimleri eleştirildi,ama ben önce insanın ana dilini mükemmel bir şekilde öğrenmesini ve diğer ülkeler ve diller karşısında aşağılık kompleksine,küçüklüğe girmesini istemiyorum.Burayı özellikle vurgulamak isterim.Diğer diller karşısında asla komplekse kapılmayalım.Dilimizi tarzancaya benzetenlere hemen tepkimizi gösterelim.Çünkü bağımsızlığın,özgürlüğün ve milli bütünlüğün ilk göstergesi dil birliğidir.Emperyalist uygulamaya baktığımızda yapılan ilk şey halkın dillerini değiştirmektir.Onların tarihle,kültürle olan bağlarını koparmak ve çabucak sömürgeleştirmek.Bugün dünya haritasını gözümüzün önüne getirdiğimizde bunda ne kadar başarılı olduklarını görürüz.Hiç unutmam Üniversitede bir Azeri arkadaş RUSCA-TÜRKÇE-FARSÇA bildiğini söylemişti ve ekledi;keşke bu dilleri bilmektense sadece İngilizceyi bilseydim.Sonradan çok düşündüm.İngilizce bugün bir dünya dili ve tüm dünya ingilizce konuşuyor.Bilimsel araştirmalar,makaleler,filmler,konferanslar hep ingilizce,kısacası bilim dili ingilizce... Ama ben keşke demiyorum.Yahya Kemalin o enfes ifadesiyle Türkçe ağzımda anne sütü kadar saf ve temizdir diyorum ve Azeri arkadaşıma Azeri Bahtiyar Vahapzadenin şu mısralarını söylemeyi ne kadar çok isterdim şimdi: Dil açarken ilk defa ‘Ana’ söylüyoruz biz, ‘Anadili’ adlanır bizim ilk dersliğimiz. İlk türkümüz ninniyi anamız öz sütüyle İçirir ruhumuza bu dilde gile gile . Bize yine yanlış öğretilen bir bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum: Bize dediler ki;fransızca şiir dilidir ve romantiktir,ingilizce edebiyat dili ve medenidir,Almanca çok kabadır,Afrika dilleri uydurmadır...vs Oysa hiç bir Alman konuşurken benim dilim ne kadar kabaymış,ya da fransız günlük ihtiyaçlarını karşılarken mesela marketinden ekmeğini,bagetini satın alırken benim dilim ne kadar romantikmiş diye düşünmez.Dillerin temelinde itiyaçları karşılamak ve anlaşabilmek yatar. Osmanlının son dönemi aklıma geliyor da utanıyorum inanın.Böyle büyük bir medeniyetin ayaklar altına düşmesinden utanıyorum,yabancılara verilen kapitilaasyonlardan,baskılardan,zulümden,yabancı hayranlığından,yabancı dil özentisinden ve insanımın küçük görülmesinden utanıyorum. Bürokrasi dili tamamen fransızca,yabancı dil bilmeyenleri aşağılıyorlar-Çalıkuşu dizisini hatırlayın.Peçesi içinde meleksi güzelliğiyle iş istemeye gelen Feride kapıdan kovulur,ama onun fransızca konuştuğunu gören müdürün gözleri fal taşı gibi açılır önce inanamaz ve onu öğretmen olarak tayine der.onu da bırakın Osmanlı aydını hatta sadrazamı dahi notlarını fransızca alıyor...bunu anlamış değilim. 1.ligdeki Denizlispor sezon açılışını yapacaktı.Futbolcular yine miniklerin ellerinden tutarak çıkacaklardı sahaya.Bunlardan bir tanesi de arkadaşımın henüz okula yeni başlamış çocuğuydu.Çok sevinçli ama biraz heyecanlıydı ve babasıyla aralarında şöyle bir diyalog geçiyordu: -baba ben yabancı futbolcunun elinden tutmam -neden ki ? -o benim elimden tutarsa ben onunla nasıl konuşacağım,ben yabancı dil bilmiyorum ki... .... Hemen müdahale ettim: -bak mehmet dünyanın neresinde olursan ol ve hangi yabancıyla karşılaşırsan karşılaş;hangi dili konuşma hususunda kara kara düşünme,bırak o hangi dilde konuşacağına karar versin sen türkçe konuş ... Kim olursa olsun,hangi maksatlı olursa olsun henüz ilkokul çağlarında minik beyinlere böyle aşağılık,böyle onur kırıcı duyguları aşılayanlar utansın,utansın...utansın... Çünkü o minikler yarının büyükleri ve geleceğimizdir saygılarımla..
Telif Hakkı Uyarısı Uyum Süreci Ya Da Yabancılaşma isimli yazı, İsa Avcı tarafından 16.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 19 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 27 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 22
• Bayram Kaya • Hayata Dair Denemeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kasım
15
Kasım
8
Ekim
28
Ekim
27
Ekim
27
Lokman Hekimin Oğluna Öğütleri
• İsa Avcı • Hayata Dair Denemeler • 107 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
15
Mayıs
31
Şubat
3
Mart
16
Haziran
10 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||