Üzümlü`de Üzüm Olmak(1)Üzümlü`de Üzüm Olmak(1)Erzincan Üzümlü`lü olan herkese selam olsun. Salkım salkım umutlar biriktirilir Her salkımın ucuna başka bir hayat iliştirilir Dağlar ve bağlar arasında Soğuk sıcak arası bir düş kendini gösterir. ÜZÜMLÜ’DE ÜZÜM OLMAK(1) Uzun ince bir yol…Üstü açık bir koridor gibi.Bir salkım üzümün, çıplak,suskun,kimsesiz tepelerin önüne fütursuzca savrulmuş hali.Etraf oldukça dağınık.Hangi yana dönülse başka bir duruşun gölgesi vuruyor yola.Yol, etrafın duruşuna vurdumduymaz. Etraf, yolun peşinde belli belirsiz takipçi.Yolun ortasındaki harktan akan suyun sesi çoğu zaman tenha olan vurdumduymaz yolun var oluş sesi.Bu ses kendini en çok gecenin karasında özgür hissediyor.Hissin adı özgürlük,özgürlüğün kendisi beyaz; beyaz güvencin olunca, güvercin kanat çırptıkça zamanın akışı suyun akışından hızlı oluyor.Hızla sararan buğdayların rüzgarla dansı,sarının yeşile duyduğu kıskançlığın arasında sürüklenip gidiyor.İşte akış, kendini kendinden uzak bir şehrin yolcusu sayıyor. Munzur’un karşı komşusu üzüm bağları. Uzun ince yolun siyah mor arası hali.Birçok hal var mor düşler arasında.Bu düşler pembe düşlere nispet verircesine çoğu hali halsiz bırakıyor;tepelerin, dağların heybetine meydan okuyor.Tek çekincesi kışın beyaz duruşu.Suskunluğun mordan uzak renksizliğe dönüşmüş tavrı.Bu tavır moru, deliksiz ve uzun bir uyku serüveninin içine hapsediyor.Serüvenin içindeki suskunluk ta ki hal baharı çağırana dek devam ediyor.Devam edenler baharı sürüklüyor.Sürüklenenler baharla birlikte özgürlüklerine kavuşuyorlar.Ara ara kıştan yadigar gece ayazları özgürlüğü üşütüyor.Arada bir ürperen bahar kendini kendi sıcaklığıyla ısıtıyor. Yaz baharı kovalarken kulağa takılacak bir çift kiraz kızarıyor.Kiraz kızarıyor, yüz kızarıyor.Yüz kızarıyor, kayısılar sararıyor.Kayısılar sararıyor, buğday kıskanıyor.Buğdayın kıskançlığı kayısılar yarılana,yazın rengi solana dek devam ediyor.Buğday zülüflerini yaza savuruyor,yaz sonbahara doğru yol alıyor. Sonbaharla kış arasında toplanan pancarlarla hasat mevsimi sona eriyor.Mevsim üşüyor,kışın sessizliğine inat beyaz meydan okuyor.Herşey uykuyla uyanıklık arasında gidip geliyor.Beyazın meydan okuduğu renkler sineye çekiliyor.Suskunluk ağaçlar kayısı çiçekleriyle gelin olana kadar devam ediyor.Beyaza darılıp, güne kızan güneş kızgın yüzünü gösteriyor.Yaz baharı kovalarken kulağa takılacak bir çift kiraz kızarıyor. Mekanlar kapılarını hiç kapatmamacasına açıyorlar.Bir perdelik örtü içeriyi gizemli hale getiriyor.Kendini dışarıya savuranlar içerinin kış yorgunluğunu dağıtmak istercesine rüzgarın perdeyi savurduğu gibi savruluyorlar.Oranın buranın önemi yok; her şey bir savruluştan ibaret sadece.Sade bir mekanın sade bir savruluşu… Günün eşi güneş, aydınlığın ilk belirtisini gösterirken uzak yakın arası hayvan sesleri etrafa yayılıyor.Ev tıkırtıları hayvan seslerinin peşi sıra adım atmaya başlıyor.Ses adımları bir senfoniyi ardı sıra getiriyor.Başlangıç yemeği, dereotu ve tıska soğanların meyvesi taze soğanla süslenmiş çökelek,belki taze; belki gün sonrası ıslatılmış tandır ekmeğiyle tatlandırılıyor.Ağzı tatlanan işinin başına geçiyor.Belki bir cam önü bekleniyor yaşlı bakışların içinde,belki sıcak tepesinin doruğunda bahçe belleniyor, belki de çocuk bedeniyle etraf sorumsuzca karışlanıyor.Semaverde veya kara demlikte demlenen ikindi çayı yorulanların yorgunluklarını azaltıyor.Günün azalmasıyla işler azalıyor.Güneşin eşi gün, karanlığın ilk belirtisini gösterirken ezan sesi tepelerde yankılanıyor.Uzak yakın arası hayvan sesleri etrafa yayılıyor.Her ev usulca kendi sinesine çekilirken gün de geceye çekiliyor.Sonrası sessizlik…
Telif Hakkı Uyarısı Üzümlü`de Üzüm Olmak(1) isimli yazı, Ayşenur Bakırhan tarafından 06.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
Hüseyin Durmuş yazıyı tebrik etti...
Barış Öztürk yazıyı tebrik etti...
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 19 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 28 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 22
• Bayram Kaya • Hayata Dair Denemeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kasım
1
Ekim
19
Ekim
14
Ekim
11
Ekim
8
Adımlar Yollar ve Kaldırımlar
• Ayşenur Bakırhan • Sevgi Şiirleri • 127 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
17
Ekim
14
Ağustos
19
Eylül
23
Ağustos
17 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||