kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Deneme / Karalamalar

Vicdan Üzerine

Vicdan Üzerine
18 / 6 / 2008  Çarşamba tarihinde Tahsin Çayıroğlu tarafından eklendi, 331 kez okundu...

“Vicdan nedir sorusuna net bir yanıt almak oldukça zordur? Ancak buna rağmen vicdan olgusunu neredeyse hiç kimse yadsıyamaz. En basit anlatımıyla iç muhakeme, hakiki adaletin tecelli ettiği en yüksek mahkemedir vicdan! Herkesin bir şekilde vicdanına râm olduğu, vicdanından kaçamayacağı söylendiği gibi çok az sayıda da olsa vicdanı reddedenler old...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Tahsin Çayıroğlu

Tahsin Çayıroğlu







Vicdan Üzerine


Vicdan nedir sorusuna net bir yanıt almak oldukça zordur? Ancak buna rağmen vicdan olgusunu neredeyse hiç kimse yadsıyamaz. En basit anlatımıyla iç muhakeme, hakiki adaletin tecelli ettiği en yüksek mahkemedir vicdan! Herkesin bir şekilde vicdanına râm olduğu, vicdanından kaçamayacağı söylendiği gibi çok az sayıda da olsa vicdanı reddedenler olduğu gibi vicdanı umursamayanlar da vardır.
Öyleyse vicdan nedir? Aklın yer aldığı beyin mi, gönlün yer aldığı kâlp mi? Türkçe’de akıl vermek, akıl almak, akıllı adam, mantık işi, mantıklı adam, akıllı olmak, uslu olmak, akıl işi gibi akılla alâkalı bir sürü deyimler olduğu gibi gönül almak, gönül vermek, gönül koyma, kâlp işi, gönül işi, gönül adamak, gönül erbabı gibi gönülle alâkalı deyimler de çoktur. Aynı zamanda vicdansız, vicdanı sızlamak, vicdanı elvermek, vicdan işi, vicdanı kaldırmak gibi vicdanla ilgili bir sürü deyimler de mevcuttur. Bu deyimlerin yer yer birbirinin yerine kullanıldığı da olur. Öyleyse bu üç kavramın arasındaki ilişki nedir?
Akıl, bazılarına göre baş tacıdır, tek geçerli yoldur. Özellikle Batı’da Skolastik Düşüncenin yıkılmasından sonra neredeyse tek gerçeklik, tek doğru olarak algılanmaya başlamıştır. Oysa aklı tek gerçek olarak ele aldığımızda bazı ciddi aksaklıkların da ortaya çıkacağı aşikârdır. Nitekim bu konuda ciddi adımlar atılarak aklın tek gerçek olmadığı itibar görmüştür. Bununla beraber aklın doğru bilgiye ulaşmak için vazgeçilemez bir olgu olduğu da su götürmez gerçektir. Türkçe’mizde ‘’akıllı adamın hali başka olur’’ atasözünde olduğu gibi yine Atatürk’ün ‘’ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’’ vecizesinin yol göstericiliğinde aklın, bilimin önemi vurgulanmıştır. Nitekim aksi durumunda bunun yerini hurafeler, dogmalar ve başka izmler dolduracaktır.
Kâlp ise bazılarımızın yegâne yoludur! Gerçek olana, gerçek bilgiye ancak sezgi ile ulaşılabileceğini kabul ederler. Aklın sadece görüneni algılayabileceğini oysa gerçek bilgiye ulaşmada âciz kalacağına işaret ederler. Bunun yanında kâlp duygusallığı, bağlılığı da ifade eder. Hani bazıları mantık bazıları da aşk evliliği yaparlar ya! Bir de 6. histen söz edilir. Beş duyunun aksine 6. his daha çok kâlp ile alâkalıdır çünkü seziye dayanır.
Vicdan bu iki tanımın neresinde yer alır, şimdi de bunu irdelemeye çalışalım? Vicdan daha öz bir ifade ile ‘’iç sızı’’ olarak belki tanımlanabilir ancak bu sefer anlam daralması olacaktır. Hak kelimesi de daha çok vicdan ile alâkalıdır. Vicdanım sızladı, vicdanım kaldırmadı, vicdanım elvermedi, vicdan var gibi kavramlar buna işaret etmektedir. Buradan yola çıkarsak vicdan tam olarak ne oluyor ya da nerede bulunur? Vicdan, akılla mı yoksa gönülle mi ilintili? Aklına güvenen, çıkarını koruyan, mantıklı davranan kimseler dahi hareketlerinin sonunda vicdan muhasebesine yenik düşmektedirler. Bu sızı, zamanla o kadar büyür ki sonunda sahibini yer, bitirir! Tarih ilmi, vicdan azabından kahrolan kahramanları ile doludur. Vicdan azabı daha çok ‘’keşke’’lerle başlayıp ‘’keşke’’lerle sürüp gider. Vicdan ile pişmanlık arasındaki ilişki nedir?
‘’Son pişmanlık fayda etmez’’ atasözünün ışığında gerçek bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Doğumlarından itibaren hayatlarını ilk yirmi yılını beraber yaşamış iki kardeşin öyküsü bu! Aralarında yaş farkı bulunmayan iki kardeş hayatta ilk tanıştıkları arkadaşları da kendileri olmuştur. Beraber geçen günleri okul yıllarında bir sınıfta hatta bir sırada ve hatta birer kitapla geçmiştir. Bu beraberlik üniversiteye kadar devam edecektir. Üniversitede yolları ayrılan bu iki kardeşten biri eğitime diğeri de siyasala yerleşmiştir. Öğretmen olan tek sınavla kolayca atanıp görevine başlarken siyasalı bitirenin önünde işe başlaması için işle alâkalı birkaç yazılı ve sözlü sınavı daha vardır! Şansı yaver gitmediği gibi ülkenin malûm durumu da işsiz kardeşe tuz biber olmuştur! Hayata tutunmak için en çok güvenebileceği kişiye başvurur ve derdini açar… Ancak aradan yıllar geçmekte ve beklediği yardım gelmemektedir! Bir vesile ile bir araya gelen kardeşler arasında söz dönüp dolaşıp iş durumuna gelir. İşsiz olan ‘’ bak kardeşim, yirmi yılımız beraber geçti ve benim emeklerim yanmak üzere, bana azıcık yardım etseydin de bende hayatımı kurtarsaydım! Ben bunun altında kalmaz fazlası ile sana borcumu öderdim. Şimdi, bana yardım etmedin ve sen refahta iken ben sefaletteyim! Vicdanın rahat mı şimdi?’’ der. Ancak aldığı cevap daha enteresandır, ‘’ N’olacak ki oğlum, tabii ki vicdanım rahat, benim sana ne borcum var ki!’’…….
Şimdi akıl-kalp-vicdan üçgeninde konuya bir bütün olarak yaklaşırsak; bu üç olgunun ayrıldığı noktalar bulunmakla beraber özde birbirini tamamlayıp insanı insan yapan binanın temel taşlarını oluşturduğuna şahit olunur. Çünkü akıl olmadan herhangi bir bilgiye, duyuya, veriye ulaşmak imkânsızdır, yani nesneler herhangi bir şey ifade etmeyecektir! Yine kâlp olmadan olaylar ve olgular arasında bir bağ kurmak, anlam yüklemek imkânsız olacaktı! Vicdan olmadan da doğruyu, yanlışı ayırt edemeyecektik! Çünkü vicdan ‘’olması gerekeni’’ fısıldar insanın kulağına yani doğal mahkemedir! Akıl, kanun yapar ve uygulatır, gönül uyarlar, vicdan da yargılar, diye bakabiliriz belki de! Bu durumda vicdan, akıl ile kâlp arasındaki ahenktir yani ikisinin arasında bir yerdedir diyebilir miyiz….?

18/06/2008-İstanbul



Telif Hakkı Uyarısı Vicdan Üzerine isimli yazı, Tahsin Çayıroğlu tarafından 18.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Cihan Kesim yazıyı tebrik etti...
tebrik Pınar Ok yazıyı tebrik etti...
Pınar Ok yazıyı favori listesine aldı...
Cihan Duman
Cihan Duman / 18.07.2008
Felsefik bir deneme, işin içinden çıkmak kolay olmasa gerek!


Ekim
4
Sabrımı Çok Zorluyorsunuz Çok!
Bahattin GülyuvaDeneme / Karalamalar • 115 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Ekim
4
Yakalayın! Kelime Kaçıyor
Tuba BulgurDeneme / Karalamalar • 59 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ekim
4
Dramatize
Enver SülükDeneme / Karalamalar • 35 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
3
Bir Buçuk Günlük (cızırtı)
Arzum GünayDeneme / Karalamalar • 40 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
2
Ben`siz Ben
Cansu ÖznanDeneme / Karalamalar • 60 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
26
Dilimize Sadakat
Tahsin ÇayıroğluEğitim Makaleleri • 214 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Eylül
5
Oruçla İlk Tanışma!
Tahsin ÇayıroğluÇocuk Hikayeleri • 178 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
3
Ma`dum Umutlar
Tahsin ÇayıroğluSerbest Şiirler • 101 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
1
Vefa
Tahsin ÇayıroğluKişisel Denemeler • 137 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
26
Kurnaz Şakası
Tahsin ÇayıroğluÇocuk Hikayeleri • 222 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
19
Haziran
16
Mülakat Siyasetin Çirkef Yüzü
Tahsin ÇayıroğluEleştiri Makaleleri • 581 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
12
Temmuz
14
Uluslararası İlişkiler
Tahsin ÇayıroğluEğitim Makaleleri • 548 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Vicdan Azabı
Tahsin ÇayıroğluYaşamdan Hikayeler • 468 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Vicdan Üzerine, Vicdan Üzerine denemesi, Vicdan Üzerine deneme, Vicdan Üzerine nedir?, Vicdan Üzerine hakkında bilgi, Vicdan Üzerine denemeleri, Tahsin Çayıroğlu denemeleri, Vicdan nedir, Vicdan denemesi, Vicdan denemeleri, Üzerine nedir, Üzerine denemesi, Üzerine denemeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Kapalı )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Armut Dersen Çıkmam!

Erol Sunat
Bu Paraya Bu Kadar Çalışılır!

Sezer Nişancı
Elmalarla Armutlar Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Sciences in 2007 | Myspace Layouts | Millsberry | Boston Moving Company | Car Credit | Gazlıgöl | Saat