kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Kişisel Denemeler

Voyage Au Bout De La Nuit


Voyage Au Bout De La Nuit

Ondan kurtulamıyorum! Ne zaman gözlerimin içine baksa bir çizik atıyorum suratına ama yine de sırıtmaya devam ediyor satırların arasından.

Nereye gidebilirim?

Bir fare deliğine saklanıp nefesimi tutsam da kör karanlıkta, gelip beni buluyor, kalemiyle dürtüyor sıkıştığım o karanlıkta:

“Herkesin kendi mahrem sefaletinden kaçmak için haklı nedenleri vardır ve hepimiz bunu başarmak için koşulların içinden çekip çıkardığımız şu ya da bu kurnazca yola başvururuz. Ne mutlu kerhaneyle yetinebilenlere.” diyor.

Evime kapanıp çevremdekilere emirler yağdırsam da kimseyi içeri almayın diye, ense kökümde bitiveriyor birden…

“Evlerden hayır yok. Üstüne bir kapı kapanmaya görsün, o insan derhal kokmaya başlar, yanına alıp götürdüğü her şey de ayrıca kokar. Olduğu yerde modası geçiverir, manen ve maddeten, çürür.”

Aile seni kurtaramaz!

Konuşmak istiyorum, birine kendimi anlatmak, derdimi paylaşmak istiyorum ama hemen araya giriyor pişkin pişkin…

“Boşuna heveslenmemekte yarar var, insanların aslında birbirlerine söyleyecekleri hiçbir şey yoktur. Karşılıklı olarak yalnızca kendi acılarını anlatırlar, bu böyledir. Herkesin derdi kendine, dünyanınki hepimize. İnsanlar o acılarından kurtulmaya çalışırlar çalışmasına, sevişme sırasında, onu ötekinin sırtına yıkarak, ama beceremezler tabii ve ne yaparlarsa yapsınlar, sonunda tüm acılarıyla baş başa kalırlar ve bir daha denerler, bir kez daha acılarını kakalamaya çalışırlar. "Çok güzelsiniz." derler, “Küçükhanım” derler. Ne ki yaşam onları yeniden yakalayıverir, aynı küçük numarayı bir kez daha deneyinceye kadar. "Ne de güzelsiniz küçükhanım."

Susup kendi acımı kendi içimde yaşayayım diyorum, üstelik bu sefer oldukça kararlıyım da. Ama yüzüne çizik attığım satırların arasından yakama yapışıyor yine de, avutuyor mu, dövüyor mu anlamıyorum söyledikleriyle.

“Boş bulunup da evlenmiş olduğunuz çirkin mi çirkin bir eşe benzer, acı denen o şey. Ömür boyu onu pataklamak uğruna kendini tüketmektense onu azıcık olsun sevmeye gayret etmek daha akıl karı olabilir belki de. Değil mi ki onu cehennemin dibine yollayamayacağınızı daha baştan kabullenmişsiniz?”

Sadece bir anarşist değil, (Belki de sadece bir anarşist) sistemi eleştirmiyor sadece, beni, benim o kokuşmuş derinliklerimi deşiyor kayıtsızca. Bir çırpıda bana ne mal olduğunu söyleyip geçiveriyor yanımdan. İnsan kötüdür, aşağılıktır, zalimdir, savaş ister, sömürür, kendini kandırır, kin güder.

“Savaş dediğin evrensel boyutta bir soytarılıktır.”

Sen busun! diyor işte… Asıl korkulması gereken sensin, sadece sen, insan…

"Hayatta esas olan hesaplaşabilmektir, cesaretin var mı?"

Unutmaya çalışıyorum altını çizdiğim o satırları, o kitabı, geceyi, bütün bu yolculuğu ama sesini yükseltiyor hemen sayfaların arasından.

“Her alanda asıl yenilgi unutmaktır, özellikle de sizi neyin gebertmiş olduğunu unutmak, insanların ne derece hırt olduklarını asla anlayamadan gebermektir.”

Savaştan yola çıkıp kendime evrensel bir dayanak, bir ahlaki temel bulmaya, ona sarılmaya çalıştığımda yine yakalıyor beni, “Böyle kurtulamazsın.” diyor,

“Çünkü kimse gül bahçelerini generaller kadar sevmez.”

Artık bir geleceğim olmadığını hissediyorum, çünkü öyle buyuruyor:

“Gelecekten söz eden her kimse namussuzdur, tek geçerli olan güncel olandır ve işte biz, çayırda yan yatmış can çekişen koyunlar gibiyiz, bir yandan can çekişiyor, bir yandan otlanmaya devam ediyoruz."

“Sıkılacak kurşun sıkılacak elden daha çabuk ulaşır insana”
(Bir anlaşma umudu yok yani.)

Geçmiş yok, gelecek yok, insanın milyonlarca yıldır biriktirdiği onca şey bir çöp yığınından ibaret. Hayvanlar kadar bile olamadık daha, atlar kadar bile olamadık:

“Çünkü her ne kadar onlar da savaşın ceremesini çekiyorlarsa da en azından onu desteklemeleri gerekmiyor. Galeyan denen o kaltak maalesef bize (insana) mahsus.” diyor. Milliyetçi değerler, vatan sevgisi, bir yere ait olmanın verdiği güven duygusu, her şeyin içi boşalıyor bir anda:

“Ev sahibinin evi yandığında sizin kaybedecek bir şeyiniz yoktur. Nasıl olsa birileri gelip sizden kirayı istemeye devam edecektir. Mark mı olacak Frank mı? Nasılsa ödemek gerektikten sonra ne önemi var bunun?”

“İnsanın kendi sızlanmalarına kesin bir son verecek cesareti olmadığı sürece, kendini her gün biraz daha iyi tanımaya katlanması gerek.” diyor gözlerimin içine baka baka. Kendi sızlanmalarımı hatırlıyorum, bitmek bilmeyen sızlanmalarımı. Demek kurtulmaya çalıştığım şeyi daha iyi tanımaktan başka şansım yok…

Her şeye saldırıyor, korkmadan, lafını esirgemeden, “Her iffetin kendi tiksinç edebiyatı vardır.” diyor. “İnsan yine de direniyor, kendi özünden tiksinir hale gelmek kolay iş değil” diyor. “Beyin mi dediniz, ondan daha zorbası yoktur.” diyor.

Susmuyor bir türlü, nereye soksam kafasını oradan bir yerden bir boşluk bulup söylüyor söyleyeceğini.

“Bugüne kadar kim başkasının cehennemdeki yerini almak için oraya inmiş? Asla! olsa olsa birinin ötekini zorla oraya indirdiğine tanık olursunuz.” diyor.

“Boşuna debelenme." diyor sonunda. "Beklemen yeterlidir, nasıl olsa her şey er geç sokak`ta sıfırı tüketmeyecek mi? Hem salgın ancak, mikroplar kendi toksinlerinden bıktıklarında son bulur."

Bir yandan da acele etmemi öneriyor bana, “Kendi ölümünü ıskalamamalı insan!”

Artık iyice tükendiğimde, "Biliyorum." diyor bana, Seni anlıyorum.

"Gerçekten de insanın vakti asla yetmiyor, sırf kendini düşünmeye bile ama boşver, karnın doysun ve sana boş zaman kalsın; işte mutluluk budur. Hem zaten dünya biz çekip gitmeden çok öncesinde terk ediyor bizi."
Oğuz Atay sana anlatmış olmalı, biliyorsun, bizler sadece gecenin sonuna yolculuğa çıkmış bir Tutunamayanlar güruhuyuz.

Şimdi uyu, ihaneti de aklından geçirme sakın, ihanet zor iş çünkü. Bunu yapabilmek için fırsatları da değerlendirmesini bilmek gerek.

"İhanet etmek, bir hapishanede pencere açmaya benzer. Herkes bunu yapmak ister ama gerçekten yapabildiği nadirdir.”


(Metinde tırnak içine alınmış olan bölümler, Voyage Au Bout De La Nuit`den alıntıdır.)


Voyage Au Bout De La Nuit
Yazı Sahibi
Sedat Alkaç
Sedat Alkaç tarafından 2.6.2008 tarihinde eklendi 284 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Voyage Au Bout De La Nuit isimli yazı, Sedat Alkaç tarafından 02.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
tebrik Nejla Şen yazıyı tebrik etti...
tebrik Burcu Şener yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı favori listesine aldı...
Burcu Şener yazıyı favori listesine aldı...
Celine ya da Kafka`yı göremiyorum etrafta, ama yine de sormalıyım Sedat Bey:Bir veda yazısı değildir bu inşallah ve yolculuk da yoktur dilerim ki.Gerçekten güzel bir değerlendirmeydi ve keyifle okudum.Özlemişim yazılarınızı okumayı


13.06.2008 tarihinde yorumlandı.

Asıl korkulması gereken sensin, sadece sen, insan… benim için en güzeli bu işte ,güzel olmuş


03.06.2008 tarihinde yorumlandı.

tırnak içindekiler başta olmak üzere çok hoçuma gitti. Kalemine sağlık


02.06.2008 tarihinde yorumlandı.

Gerçekten de, kendimizle konuşuyoruz, kendi dertlerimizi kendimize anlatıyoruz, doğru. Kimse kimseyi dinlemiyor aslında. Seni okumak zevkti. M. Özay.


02.06.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
5
Dehanın İntiharı
Necip ÇetinKişisel Denemeler • 0 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
5
Sizce Bu Mektup Cennete Gider Mi?
Aydan ÖzdemirKişisel Denemeler • 3 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
5
Gören Varmı?
Aydan ÖzdemirKişisel Denemeler • 17 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
4
Son Sözden Önce ve Sonra (sonra 4)
Gülden KaraKişisel Denemeler • 9 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Son Sözden Önce ve Sonra (son 3)
Gülden KaraKişisel Denemeler • 8 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
15
Terlik Bir İnsanlık Suçudur
Sedat AlkaçKomik Hikayeler • 445 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.
Temmuz
2
Tamtam
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 367 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
2
Voyage Au Bout De La Nuit
Sedat AlkaçKişisel Denemeler • 285 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Şubat
21
Serdar Yıldırım`dan Mektup Var
Sedat AlkaçMektup Hikayeleri • 694 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ocak
21
Fısıltı
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 399 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Eylül
25
Serdar Yıldırım`ın Hikayesi 31
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 1254 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Şubat
21
Serdar Yıldırım`dan Mektup Var
Sedat AlkaçMektup Hikayeleri • 694 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Eylül
22
Serdar Yıldırım`ın Hikayesi 29
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 686 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
5
İntihar
Sedat AlkaçYaşamdan Hikayeler • 598 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
20
Sonbahardan Çizgiler
Sedat AlkaçAnı Hikayeler • 593 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Voyage Au Bout De La Nuit, Voyage Au Bout De La Nuit denemesi, Voyage Au Bout De La Nuit deneme, Voyage Au Bout De La Nuit nedir?, Voyage Au Bout De La Nuit hakkında bilgi, Voyage Au Bout De La Nuit denemeleri, Sedat Alkaç denemeleri, Voyage nedir, Voyage denemesi, Voyage denemeleri, Bout nedir, Bout denemesi, Bout denemeleri, Nuit nedir, Nuit denemesi, Nuit denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Internet Advertising | 0 Credit Cards | Credit Card | Free Myspace Layouts | Share Prices | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul