Y Ü R E K S İ Z İ S İ (ıı)Y Ü R E K S İ Z İ S İ (ıı)Evet yağmurun gelmesini bekleyerek vakit kaybetmeyecek, o yağmuru arayacaktı-yağmura gidecekti.Bir fişek gibi gökyüzüne fırladı.Heybet abidesi dağların arasından ve uçsuz bucaksız vadilerin üzerinden süzülerek geçiyor, her yerde yağmuru arıyordu. Yolculuğu sırasında çok tehlikeler atlatmış ve yorulmuştu.Yorgunluktan bitkin düştüğü- ümidini yitirmeye başladığı bir an da ufukta yağmurun önce siyah bir nokta olarak sonra genişleyerek ve büyüyerek üzerine doğru geldiğini fark etti. Bir an da bütün yorgunluğunu unutmuş yağmurun geldiği yöne çılgınca kanat çırpmaya başlamıştı.Çaresiz hasta birisinin doktoruna sımsıkı sarılması gibi o da yağmurla-yağmur damlalarıyla sarmaş dolaş oluvermişti.Gökyüzünün ürküten gürlemesine ve öfkesinden sağa sola yıldırımlar atmasına aldırış etmeden kanat çırpmaya devam ediyor ve gökkuşağının güzel yüzünü göstermesini bekliyordu.Deli dolu şarıl şarıl yağan yağmur dinmiş, etrafa toprak kokusu yayılmaya başlamış ve pırıl pırıl güneş açmıştı.Temiz havayı ciğerlerine çekerken ufukta gökkuşağı – tavus kuşu gibi kabararak o güzelim renklerini sergilercesine- belirivermişti. İçini tarifsiz bir heyacan ve sevinç kaplamıştı. Uzun bir yolculuğun ardından geriye sadece Gökkuşağının altından geçmek ve bilinmezi öğrenmek kalmıştı. Sabırsızlıkla kanat çırpıyor , bir an önce gökkuşağına yetişmek istiyordu.fakat Can ne kadar kanat çırpsada bir türlü Gökkuşağına yetişemiyordu. Sanki Gökkuşağı Sır`rı söylememek için söz vermiş, bu sözü yerine getirmek için kaçmış ve belli bir zamandan sonra taşıdığı sırla birlikte varlığıda sır oluvermişti. Can çaresiz, yorgun ve aç bir şekilde adeta düşercesine bir ağacın dalına zor bela konuverdi. Biraz dinlenmeye ve kendisine geldikten sonra daha sağlıklı düşünerek hareket etmeye karar verdi. Yasadıklarını düşünürken göz kapakları ağırlaşmış, kendiliğinden kapanıvermişti. ..Sabahın erken saatinde seher vakti, gün ağarmadan uyanmış ve gece vakti zor bela indiği ağacın meyvelerinden yiyerek karnını doyurmuştu. Kanatlarına güç geldiğini fark etti. Kendisini daha iyi hissediyordu. Gökyüzü`ne yükselerek kendisini hava akıntısına bıraktı.Hava okşarcasına kanatlarının arasından kayarak akıyordu adeta.Birden iriyarı yapılı, dev kanatlı bir kuşun kendisine doğru uçtuğunu fark etti.Bu geliş hiçte dostane gözükmüyor- adeta pusuda avını sabırla bekleyen bir Aslan`ın savunmasız kurbanına sardırmasını andırıyordu.İlk anda yaşadığı şoku üzerinden attıktan sonra fark etmişti, kanatlarını açarak kendisine doğru dalışa geçen bu kuş çift başlıydı. Hemen tanımıştı, Azrail`i olmak isteyen bu kuşu. Bir ejderhayı kapıp yuvasına götürecek kadar güçlü acımasız SEMRÜK`tü. Ondan kurtulmak için her türlü yolu denemiş, havada farklı manevralar yaparak zik zaklar çizmiş fakat atlatamamıştı. Sabahı birden kararmış, sanki gündüz üzerine aysız gece elbisesini giyinmişti.Kaçış umutlarının birer birer söndüğü bir anda kulağına çok güzel bir musiki sesi gelmeye başladı. Bir an aradığı Sevgili`sinin kendisini çağırdığını, Cennet`e davet ettiğini zannetti.O anda ürpererek ter içinde uykusundan uyandı.Yaşadığı bu korkunç olayın kabus olduğunu anlayarak derin bir nefes aldı.Dün gece zor bela indiği ağacın dalında Sevdiğini düşünürken uyuyakaldığını hatırladı.Uzun bir zamandan sonra yüzünde buruk bir tebessüm oluştu. „Semrük Kuşunun Hikayesi“ Ben Semrük; çift başlı kuş olarak tasvir edilir. Bir çok devlet tarafından bayraklarında imparatorluk amblemi olarak kullanılmıştır. Güneş-Gök tanrının sembolü sayılmıştır. Çift başı sayesinde her iki yönden gelebilecek tehlikelere karşı uyanık olur ve onları zamanında önleyebilirdi. İnsanı ürküten gözleriyle uzaklara sabit bir şekilde bakışı ile, etrafında olup bitenlerden habersizmiş gibi görünür ama onun her şeyi gördüğü ve bildiği kabul edilir. Bengü Su`yundan (Ab-ı Hayat) içmiştir ve ona ölüm yoktur. Masal Dağ`ı olan Kaf Dağının tepesinde yaşar ve ejderhaları kapıp, Kaf dağının tepesine atacak kadar güçlü pençeleri vardır. Semrük`ün tüyünü ele geçirenlerin en büyük Sır`ra ve ölümsüzlüğe erecekleri söylenir ve efsanelerde böyle yazar. Ömercan Devam Edecek...
Telif Hakkı Uyarısı Y Ü R E K S İ Z İ S İ (ıı) isimli yazı, Ömer Ersoy tarafından 22.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 127 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 110 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Aralık
3
Kasım
30
Kasım
19
Kasım
12
Kasım
7
Eylül
28
Git Rüzgar Bir Hüzünlü Bayram Daha
• Ömer Ersoy • Lirik Şiirler • 655 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Mart
11
Ağustos
15
Ağustos
8
Eylül
14
Aşk`ın Mahkemesi Damarımda Akan Sızı
• Ömer Ersoy • Aşk Hikayeleri • 315 kez okundu. • 5 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||