Y Ü R E K S İ Z İ S İ (ııı)Y Ü R E K S İ Z İ S İ (ııı)Sevdiğini düşünürken uyuyakaldığını hatırladı.Uzun bir zamandan sonra yüzünde buruk bir tebessüm oluştu....Fakat bir an duraksadı, etrafa güzel bir kokuyla beraber kabusunda uyanmasına sebep olan o güzel musikininde devam ettiğini fark etti.İçine bir korku düştü, Semrük`ünde yakınlarda olmasından korktu.Tedirgin bir şekilde ürkek bakışlarla çevreyi kolaçan etmeye başladı.O devasa ağacın altında bir bahçe ve içerisinin rengarenk GÜL`lerle dolu olduğunu gördü. Bir BÜLBÜL çığlık çığlığa sabırsızlıkla derbeder bir şekilde bahçenin içinde pır pır uçuyor bir gülden diğer bir güle konuyor her seferinde farklı bir nağme okuyordu.Bu sırada Can`ın daha önce hiç görmediği uzun, kuvvetli gagası olan bir kuş da Bülbül`e eşlik ediyordu. Ney`e benzeyen gagasında bir sürü deliği olan ve her delikten farklı bir musiki çıkartan güzel sesli bu kuşu Can daha önce hiç görmemiş ve duymamıştı.Bu yüzden merakı artmış, onu tanımak istemişti.Kafasında bu düşünceler geziniyorken diğer taraftan da gözleriyle de Bülbül`ü takip ediyordu Bu durumu şaşkın bir şekilde hayranlıkla izliyordu. Kuşların Mecnun`u olarak bilinen bu kuşu bir çok bilge kuştan dinlemiş, bir çok kitaptan okumuştu. Ama hiçbiri Bülbül`ün Gül`e olan aşkını şahit olduğu bu manzara kadar anlatamamıştı.Şaşkınlığı ve hayranlığı bu Aşk`ın büyüklüğüneydi. Bir an kendi durumu aklına gelmiş, kendi aşkınında büyüklüğünü hatırlamış ve aşkı için yaptığı fedakarlıklar, atıldığı tehlikeli maceralar bir an gözünde canlanmış için için bir büyüklenme hissetmişti.Böyle düşündüğü için kendisinden utandı. Sevgisi olmasa kendisi bir hiçti zaten. Sonra ağaçtan aşağıya Bülbül ve musiki kuşunun yanlarına süzülüverdi.. „Gül`ün Hikayesi“ Ben Gül; Güzel kokusu ve rengarenk renkleriyle kalplerde taht kurmuştur. İbrahim (a.s.) Nemrud tarafından ateşe atıldıktan sonra, o ateşi meydana getiren bütün odun ve küllerle birlikte ateşte Allah-u Teala tarafından Gül`e dönüştürülmüştür. Fakat gül o dönemde kül gibi kokmaktaydı. Efendimiz (s.a.v.) Mescid-i Haram`dan yükseltilip, ulvi seyahat (Mirac) gerçekleşirken, Allah-u Tealanın huzuruna her yakınlaşmasında heyecanlanırlar ve terlerler. Efendimizin (s.a.v.) mübarek terleri Gül`e tekabül eder ve Gül bugünkü güzel kokusuna kavuşur. Gül`ü gören Bülbül aşık olur ve seher vaktinden başlar öğrendiği isimlerle akşama kadar aşkına mersiyeler dizer. Gül`de aşkına kayıtsız kalmaz peçesini-gül yüzünü açar, ona eşlik eder. Bunu gören Bülbül`ün kalbinde ayrı ayrı, renk renk güller açar. O zamandan kıyamete kadar Gonca Gül Bülbül`e yüzünü açtı, aşık oldu. „Bülbül Kuşunun Hikayesi“ Ben Bülbül; kuşların mecnunudur. Karşımıza nerede bir gül çıkarsa, ona güzel nağmeler şakıyan bir Bülbül`ün olmaması imkan dahilinde değildir. İbrahim (a.s.) Nemrud tarafından ateşe atılınca, bunun akabinde bütün melekler, hayvanlar ve kuşlar ağlaşır ve etrafında toplanarak yardım etmenin çarelerini ararlar. Bunların arasında zayıf, güçsüz ve küçücük bedeniyle birde Bülbül vardır. Kendisini, küçücük varlığını ateşe atacağı sırada Allah-u Teala Cebrail (a.s.) emredip buyurdu ki; - O kuşu tut ve ne dileği olduğunu sor? Cebrail (a.s.) kuşu tutup isteğini sorduğunda Bülbül dedi ki; - Halilullah`ı ateşe atıyorlar. Madem küçücük varlığımla onu kurtarmaya kadir değilim, gücüm yetmez. Bari onunla beraber onunla yanıp, kül olayım. Cebrail (a.s.) kuşun cevabını Allah-u Tealaya arzedince, buyurdu ki; - O kuşun benden dileği nedir? Bülbül mahcup, iki büklüm söyle arzetti. - Benim dünyada Hak Teala`nın adını anmaktan, söylemekten başka arzum yoktur. Binbir ismi olduğunu işittim. Yüz bir ismini bilmekteyim, geriye kalan dokuzyüz isminide bilmek isterim. Hak Teala aciz Bülbül`ün isteğini yerine getirdi ve dokuzyüz isminide ona öğretti. O günden sonra Bülbül her yerde Allah (c.c)`ın isimlerini zikretmeye, söylemeye başladı. O zamandan kıyamete kadar Bülbül Gül`e muhabbet etti, aşık oldu. Ömercan Devam Edecek...
Telif Hakkı Uyarısı Y Ü R E K S İ Z İ S İ (ııı) isimli yazı, Ömer Ersoy tarafından 24.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 127 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 110 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Aralık
3
Kasım
30
Kasım
19
Kasım
12
Kasım
7
Eylül
28
Git Rüzgar Bir Hüzünlü Bayram Daha
• Ömer Ersoy • Lirik Şiirler • 655 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Mart
11
Ağustos
15
Ağustos
8
Eylül
14
Aşk`ın Mahkemesi Damarımda Akan Sızı
• Ömer Ersoy • Aşk Hikayeleri • 315 kez okundu. • 5 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||