kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Yaban

3 / 4 / 2008  Perşembe tarihinde Deniz Tarsus tarafından eklendi, 186 kez okundu...

“Doktor bey öncelikle ben deli değilim. Size bunu yazıyorsam bilin ki; durumun farkında oluşum ve takıntımı kabullenişimdendir. Bir kadın olarak görünüşümü kafama taktığım kesin... Görünüş derken de aldanmayın. Bahsettiğim; oturup kalkmam, mimiklerim, sesim, kahkaham ya da ağlarken yüzümün aldığı ifade... Bunların hepsini ayna karşısında çalıştım...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Deniz Tarsus

Deniz Tarsus







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yaban


Doktor bey öncelikle ben deli değilim. Size bunu yazıyorsam bilin ki; durumun farkında oluşum ve takıntımı kabullenişimdendir. Bir kadın olarak görünüşümü kafama taktığım kesin... Görünüş derken de aldanmayın. Bahsettiğim; oturup kalkmam, mimiklerim, sesim, kahkaham ya da ağlarken yüzümün aldığı ifade... Bunların hepsini ayna karşısında çalıştım. İstemsiz olarak yaptığım bir mimik ya da teklediğim bir kelime olmasından korktum hep. Ya bir kelime dilime dolanırsa ya da ağlarken suratım komik bir şekle bürünürse, ben ne yaparım? Kahkahamın anlık çıkışlarının sesi kısıldı. Ağlarken tutulduğum hıçkırık nöbetleri silikleşti, içimde bir yerlere sindi, kayboldu.Annemden bana geçen hıçkırıklar... Ben"i rötuşladım.

Kendimden kaçmaktan yorgunum. İçimdeki "ben"i yeşil bir silgiyle sildim. Hınçla... Yaban "ben"... Odamdayım ve yanımda bir paket sigara var. Bu mektubu yazmadan önce, kendime son sorduğum soru neydi biliyor musun doktor bey: "Ben bu sigaradan zevk almıyorum ki! Kim için ne için içiyorum bu sigarayı?" Birileri, bir zamanlar elime yakıştığını söylediğinden olmasın sakın? Masamda oturuyorum ve zengin görünmesi için üstü altın yaldızla boyalı aynanın karşısındayım. Gene... Dakikalarım, saatlerim, toplarsan günlerim bu aynanın karşısında geçti. Gözlerim... Kendimle göz gözeyim. Gene ayna karşısındayım ve bu mektubu yazarken yüzümün tepkilerini, şekilden şekile girişini izlemekten kağıda bakamıyorum bile, mektubu yazamıyorum.

Anlatmak çok zor... Geçmişimi; mavi, keskin, soğuk esintili ufuklarda bıraktım. Başka diyarlara göçtüm, kaçtım. "Kaçtım" demeyi kendime yediremedim, sözü "tercih ettim"e getirdim. Ufukta kalan geçmişim, güneşin batışıyla zifiri karanlığa gömüldü. Kim bilir belki de bu mektupla güneşi doğurtabilirim, yıllardır gebe gezen güne...

Annemi, babamı, ninemi, dedemi reddettim. "Sevdalım" demeyi, elle balık ayıklamayı, ekmeği ikiye bölüp çorbaya bana bana yemeyi, otururken bağdaş kurmayı, kına yakmayı, annem ineğin memesine sarılmış süt sağarken etrafında pır dönüp şarkı söylemeyi, saz çalmayı, türkü yakmayı reddettim. Soğanın köküne kibrit suyu döktüm, sarımsağa lanet ettim. Annemin basmalı iç donuna inat, incecik kilotlar giydim hep. Çiftlik hayvanlarından nefret ettim, affenpinscher cinsi köpeğimin cırtlak havlamalarına yıllarca dayandım. Yaylanın temiz havasını nefesimle iteledim, bulutların ipeksi duruşunu buruşturup attım. Hırs kokuyordu nefesim... Dilek ağaçlarının kurdelalarını bir bir söktüm. Yumruktu ellerim...Tereyağına, inek sütünün ak-taze tadına kırmızı biberler döktüm. Kara acıydı ağzımın içi...Annemin iğne oyalı baş örtüsünü, afiyet fışkıran kırmızı yanaklarını, kadayıf şerbeti gülüşünü karaladım en kalın uçlu kalemimle. Haşindi bakışlarım... Babamın ustalıkla ayakkabı tamiri yapan nasırlı ellerinin fotoğrafını yırttım, cayır cayır ateşlere attım. Kızgındı bakışlarım... Ninemin dudağından dökülen dua fısıltısının, tesbih sesinin kafamdaki kayıtlarını bozdum. Sağırdı kulaklarım...

Şehire gelmek değildi güç olan... Güç olan: anasına yanık, babasına özlemli, lastik pabuçlu kızın şalvarını tutarak, ardına dahi bakmadan teneke binalara göç etmesiydi. Şehre göç etmekle kalmayıp, başka bir kişiliğe de göç etmesiydi zor olan... Lastik pabuçlarını çıkardı önce. Sonra şalvarına makas attı. Bir tane, bir tane daha derken delik deşik etti basma kumaşı... Tırnaklarının uzamasını bekledi. Bekledi, çünkü tırnakları uzadıkça kesilecek ve üzerinde kına kalmayacaktı. Sabunlarla yıkadı ellerini, kloraklarla ovdu tenini... Faydası yok, çıkmadı kına... Turuncu giymedi uzunca bir süre o kız, örgüden nefret etti ve hep kısacık modeller kestirdi saçını. Uzatmadı ona köylü derler diye...

Bu mektup, kendimden vazgeçişimin yankısı doktor bey... Sahneye çıktığım gün senaryoya sarıldım, bir de yönetmenime... "Hoca, bana bir rol ver, onu oynayayım. Ama n`olur hoca, köylü olmasın..." Oynadığım şehirli bir kokonaydı. Öyle bir tutundum ki sarı saçlarına, rimelli kirpiklerine... Çekiştire çekiştire tırmandım o kokona kadının tepesine...Tanımadığım insanlar gibi düşündüm, yolda dahi rastlamadığım hatunların yürüyüşünü taklit ettim. Gülüşüm, hapşuruşum, çatalı kavrayışım, sırıtışım, kıvırtışım... Tiyatro oyuncusu oldum, binlerce kılığa-karaktere büründüm, ama asla köylü bir kadını oynamadım. Asla... Doktor bey aynaya baktığımda, yılların biriktirdiği onca karakterin karmaşasından şalvarlı, lastik pabuçlu kızımı bulamıyorum. Kayıp... "Ben" kayıp... İçim, karmaşadan bomboş... Aynada kime bakıyorum ya da kim bu aynada bana bakan? Birazdan sahneye çıkacağım. Spotlar gene bana çevirilecek ve bu sefer doktor, evet bu sefer içimdeki kız, dilek ağacına bağladığı kurdelasıyla çıkıp gelecek, yüzü aydınlığa erecek...

Başımda, annemin bağladığı oyalı tülbent... Ayağımda, lastik pabuçlar... Doktor sence güneşi doğurtabilecek miyim, ha ne dersin? Yoksa ben deli miyim doktor?....




Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Mozan Aras
Mozan Aras / 03.04.2008
Keşke bitmeseydi dedim sonunda. Çok çok güzel ifadeler, ayrıcalıklı, seçkin. Yazma yolunda başarılar dilerim. Saygılar.


Ağustos
30
Antidepresan
Bekir SepetYaşamdan Hikayeler • 4 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
30
Çoklu Zeka Alim Bey ve Akıllı Türkler
Cemal ÇelikYaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Beyaz Gelinliğini Giymişti Ölüm
Ethem HırlakYaşamdan Hikayeler • 36 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Yardım (site Sakinlerine)
Emre SahinYaşamdan Hikayeler • 61 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
29
Şüphe Etmem
Lütfi ŞahinYaşamdan Hikayeler • 24 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
25
Boyun Bağları
Deniz TarsusYaşamdan Hikayeler • 142 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
24
O Kadın ki
Deniz TarsusBaşkaldırı Hikayeleri • 653 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Nisan
12
Görünmez Mürekkep
Deniz TarsusYaşamdan Hikayeler • 178 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
5
Gök Mavi Deniz
Deniz TarsusYaşamdan Hikayeler • 371 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
3
Yaban
Deniz TarsusYaşamdan Hikayeler • 187 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
27
Aşık Adem
Deniz TarsusEfsane Hikayeler • 868 kez okundu. • -2 kez yorumlandı.
Ocak
13
Sıcak Kum Taneleri
Deniz TarsusYaşamdan Hikayeler • 798 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
12
Kül Kedisi
Deniz TarsusYaşamdan Hikayeler • 690 kez okundu. • -2 kez yorumlandı.
Şubat
12
Karım İstanbul
Deniz TarsusDeneme / Karalamalar • 680 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
24
O Kadın ki
Deniz TarsusBaşkaldırı Hikayeleri • 653 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Yaban, Yaban hikayesi, Yaban hikaye, Yaban nedir?, Yaban hakkında bilgi, Yaban hikayeleri, Deniz Tarsus hikayeleri, Yaban nedir, Yaban hikayesi, Yaban hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Kulah
Erol Sunat
Dikkat Kolesterol Var!

Sezer Nişancı
Sevgiye Açık Mektup

Sezer Nişancı
Sevgiye Açık Mektup

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Car Insurance | Bad Credit Mortgages | Cell Phones | Loans | Bank Accounts | Video | Arkadaş | Saat