Yağmurda İslanmaya Hakkın Yok! (2) SonYağmurda İslanmaya Hakkın Yok! (2) SonEşini içeriye alıp kapıyı hemen kapattı. Ayakkabıları bile su içindeydi. Birazdan yırtılacak, tavanı tabanından ayrılacak gibi duruyorlardı ikisi de.Eşinin ıslak elbiselerini çıkarmasına yardım edip ev kıyafetlerini verdi.Sürekli yayları çıkan eski karyolaya yatırıp üzerine battaniye örttü.Yavaşça başucuna oturdu:“Selim, neden ıslandın bu kadar?” Selim, üşüyordu. Ağzını zorlukla açıp birbirine çarpan dişleriyle konuşmaya başladı: “Islanmak istedim Gülbahar’ım... Uzun süredir yağmur altında dolaşmayı, düşünmeyi, iliklerime kadar ıslanmayı özlemiştim.” Kadın, kocasının elini tuttu. “Selim, ne yaptın sen... Bir kere senin yağmurda ıslanmaya hakkın yok. Hasta olursan ne doktora gidecek paramız ne de ilaç alacak durumumuz var.Bu ıslanmış kıyafetlerin sabaha kurumazsa yarına giyecek ikinci bir elbisen yok.Odun olsa sobayı yakar kenarında kuruturduk ama o da yok, biliyorsun...Yok işte yok!” Selim kendisine ‘Sus’ der gibi bakıyordu. Gülbahar, gittikçe daha yüksek ve sert çıkan sesiyle devam etti, söyleyecekleri bitmeyecek gibiydi. Numarayı çevirdi. Nasıl bir iş olduğunu merak ediyordu ama işe kabul edilirse muhakkak çalışırdı, başka çaresi de yoktu zaten. Çıkan kişiyle konuştu. Nerede çalışması gerektiğini duyunca gururu incinmişti ama kabul etti, mecburdu. “Şu halimize bak Selim! Ev rutubetli, tavanı akıtıyor. Bunları bilmiyor gibi sırılsıklam olmak için çaba harcıyorsun. Senin bu yaptığını kim duysa güler... Olacak şey mi bu senin yaptığın?” Gülbahar, eşinin cevap bile vermediğini, kendini savunmadığını görünce daha fazla üzerine gitmek istememişti. Odadan çıkıp kapıyı kapattı. Neden o gün telefondaki iş daha iyi bir iş çıkmamıştı ki... İflas eden marketini binasıyla satın alan adam manav reyonuna bakacak tecrübeli birini arıyordu. Kabul etmese de ne yapsaydı? İlk sabah çok zor olmuştu Selim için. Kendisine verilen mavi önlüğü giyip, soğanları fileleyip tartmış, patatesleri yerlerine yerleştirmiş, yeşilliklerin çürüyen yerlerini ayıklamış, patlıcanları boylarına göre sıralamıştı. En çok da kendi müşterileriyle bu durumda karşılaşmış olmak yıkmıştı onu.Ahmet Bey, dalga geçer gibi söylemişti isteğini: “İki kilo muz ver hele Selim abi...” Diğerleri de ondan farklı değildi; “Demek burada başladın işe… Şu işe bak ya, seni burda görmek...” “Sen şimdi çay da ısmarlayamazsın bize ha? Kızar patronun, işini savsakladığını zanneder...” “Selim amcası, yeğeninin eline bir elma ver, tadına baksın, beğenirse alırım.” Gülbahar’ın söyledikleri geldi aklına. Beyninde yankı yapıyordu, kulakları sürekli çınlıyordu: “Yağmurda ıslanmaya hakkın yok senin!” Gözlerini kapattı. Uyumaya çalışacaktı. Kenarını fare yemiş battaniyesine iyice sarıldı.Üşüyordu.Hasta olmamalıydı.Oluyordu. Eşi haklıydı. Buna hakkı yoktu.
Telif Hakkı Uyarısı Yağmurda İslanmaya Hakkın Yok! (2) Son isimli yazı, Fatma Çetin Kabadayı tarafından 29.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
Gürhan Gürses yazıyı tebrik etti...
Gürhan Gürses yazıyı tebrik etti...
Gürhan Gürses yazıyı tebrik etti...
Gürhan Gürses yazıyı tebrik etti...
Zekeriya Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 21 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 14 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Aralık
4
Ekim
27
Ekim
27
Ekim
27
Ekim
27
Ekim
27
Mayıs
2
Haziran
2
Uyarı ( İlköğretim 2 ve 3 Sınıflar İçin İki Kişilik Skeç)
• Fatma Çetin Kabadayı • Mizah Denemeleri • 1484 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Mart
9
Nisan
27
Nisan
27 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||