Eşim gittikten sonra,hemşire gelmiş ve durumumu kontrol etmiş,bir takım ilaçlar vermişti de verirken bunlar seni bir süre uyutur demişti...Gerçektende iyi bit uykuya ihtiyacım vardı...Gelen giden o kadar çok kişi olmuştu ki,yattığım yerden yorulmuştum...En azından hepsine teşekkür etmek bile yoruyor insanı... İlacı aldıktan sonra yavaş yavaş bir rahatlık duygusu çökmüş ve yenik düşmüştüm uykuya...Korkularım ve geçmişimle başbaşaydım yine...Ne zaman gözlerimi kapasam bir bilinmezin içinde geçmişimde yolculuk yapıyordum.Son zamanlarda yaptığım yolculuklar biraz da ilginçleşmeye başlamıştı...Bir kaç kezdir aynı sahne canlanıyor ve hep o ihtiyar karşıma çıkıyor içimi rahatlık kaplıyordu onunla karşılaştığım zamanlarda...Yine aynı bahçede rengarenk çiçekler içinde karşıladı beni...geleceğimi biliyormuşcasına... -Bu gün geç kaldın Kürşatım,geç...diyordu da,cevap bile veremedim.Sanki nutkum tutulmuştu...O nur yüzlü ihtiyar tebessüm ederek, -Hala bu sırrı çözemedin mi,ilahi gücün sana lutfu...Velilik yolunda ilk eşiktesin ozanım...Badeni sundum,bundan keri hak yolunda bir piri fanisin.demiş ve eliyle başımı okşamıştı da...olanları anlamlandıramamış,kalakalmıştım...Her defasında olduğu gibi yüreğim kıpır kıpır ama sanki alevlerde.... Bir süre etrafıma bakındım,kimsecikler yok...Önüme düşen kelebek, -Aptal insan,ne duruyorsun daha,bak bana bir günlük yaşamı dolu dolu yaşamak uğruna kanat çırparken bir kuş gagasında son buldu güzelliğim...Sen güzelliği bir ömür yaşamak varken güzelleri yaşadın,anlamadın o sırrı... şAşırmış hem de ürkmüştüm.Öyle ya güllerle konuşmuştum bir süre şimdi de börtü böcekle konuşuyor onları duyuyordum...Hiç hayra alamet değil dedim...Olamaz böyle şey yine beynimin bana oyunu olsa gerek...Düşen kelebeğin uçmak için bir iki kanat çırpma denemesi oldu da başarısız oldu...Yavaş yavaş gücü azalmış kanat çırpamaz olmuştu...''Yardım et lütfen ölmek istemiyorum''demişti de ben aldırış etmemiştim.hatta kızmıştım,aptal dediği için...Az sonra karıncalar çöktü zavallının üzerine...Kimi kanadını kopardı,kimi başını...bir vahşet sahnesi yaşanıyordu,kelebeğin çığlıkları arasında.... Seyreyledim,hayatın gerçeği belki de budur diyerek.Ruhumda kopan vaveyla ile kendime geldim .Bir ıslaklık,sıcaklık hissettim yanağımda...Gözümü açtığımda karşımda gülen bir çift göz vardı...Ceylan karşımda gülüyor ellerim ellerinde...Şaşırdım ,gecenin bu hayli ilerlemiş körlüğünde ne işi vardı yanıbaşımda...'yine düşlerimin oyunu dedim'gözlerimi kapadım .Tekrar açtığımda gözlerimi hala o tebessümü ve karşımda ... -Rüya görmüyorum değil mi...Gerçekten sen misin Ceylan. -Evet,derken elimi yüzüne götürmüştü bile...Hatta o muzipliklerden birini yapmıştı yine...Parmağımı ısırarak... -İnandın mı şimdi...Canım yanmıştı...Hınzır sahiden ısırmıştı... -İnandım inanmasına da...demiş susmuştum. -İnandın da,nasıl burda olduğumu merak ediyorsun ,değil mi... Şaşkın şaşkın ona bakarken ben ,o devam etti... -Sen hala inanmıyorsun ama,biz eşinle barış çubuğunu tüttürdük.O telefon etti,senin yalnız kaldığını ve burda olmamı istedi...Bende atladım arabama geldim...Melekler gibi uyuyordun,kıyamadım uyandırmadım...Burdayım şimdi,eşin gelinceye kadar...Ha,istemiyorsan giderim...diyerek de naz yapmayı unutmadı...Güldüm,elini avuçlarımın içinde sıktım ,sıcaklığını hissetmek istercesine...öptüm uzun uzun ... Konuştuk geçmişten ve gelecekten saatlerce...Sabahın ilk ışıkları pencereden görününceye kadar...Sonra olmaz olasıca uykuya yenik düşmüşüz ikimizde,uyuyakalmışız koyun koyuna...Masumane gerçi...Ama biliyordum ki bu bile olay yaratmaya yeterdi eski kıskançlığı olsa eşimin...İçeri girmiş sabah,o halde bizi görünce hiç bir şey olmamış gibi dışarı çıkmış,taa ki biz uyanıp kendimize gelinceye koridorda sigara içmiş bir tanem...Odaya giren hemşireden öğreniyorum eşimin geldiğini ve dışarda olduğunu... -Odaya girdi mi diye soruyorum. -Vallahi,ben gelirken eşiniz odadan çıkıyordu diyor.... -Yüzü nasıldı...Üzgün,kızgın,öfkeli...diyorum. -O kadarını bilmiyorum ama,sigara içiyordu dışarda....Tüh,diyorum,yine baltayı taşa vurduk...Şimdi inandır inandırabiliyorsan masumiyetimizi...Ceylan kızıyor benim paniklememe... -Ne olacak ki,iki sevgiliyiz sonuçta...Bunu zaten kabullenmedi mi eşin...Boşa panik yapıyorsun... -Aferim sana Ceylan ...O kadar rahatsın ki...Bir de onun yerine koy da kendini bakalım bu kadar rahat olabilecek misin...
Yazı Sahibi
Lutuf Veli tarafından 22.5.2007 tarihinde eklendi 238 kez okundu.
Telif Hakkı Uyarısı
Yalancı Kaldığı Yerden34 isimli yazı, Lutuf Veli tarafından 5/22/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
evet abim yaw çok rahat bencede..sanırım sen şımarttın onu öyle..ablamda çok sabırlıymış vesselam..ben olsam sanırım bu kadar anlayışlı olamazdım..güzel gidiyor..okudukça daha fazla keyif verici hale geldiğini görüyorum hikayenin..sevgilerimle...
evet abim yaw çok rahat bencede..sanırım sen şımarttın onu öyle..ablamda çok sabırlıymış vesselam..ben olsam sanırım bu kadar anlayışlı olamazdım..güzel gidiyor..okudukça daha fazla keyif verici hale geldiğini görüyorum hikayenin..sevgilerimle...