-Hayır,hayır kötü olan sen değilsin...Yaşam kötü,yaşadıklarımız,yaşamak zorunda kaldıklarımız kötü olan...Kendini suçlama bu konuda senin suçlu olduğuna inanmıyorum.Sen sana çizilen kaderi yaşıyorsun.O kader içinde hepimize bir rol biçilmiş bizler de onu yaşıyoruz...Benim isyanım da sana değil,yaşamak zorunda olduğum hayata...Belki ilk günler seni suçladım,ama sonunda hakikati gördüm ki suçlanacak sen değilsin...Onun için bizim dışımızda gelişen ama direk bizi etkileyen bu aşk hikayesinde kırılan tarafım belki fakat suçlanan ya da suçlanması gereken değil...Çizileni yaşayan ve isyan eden ...isyanlarının sonucunda hakikati,acı gerçeği gören tarafım... -Gerçek şu ki;bu aşk hikayesi devam edip gidecek,istesem de istemesem de...O zaman boşa acı çekmenin bir anlamı var mı.Kabullendim,ya da öyle görünüyorum sonuçta...Sizin hakkınız mutlu olmak,bu mutluluğa engel olma hakkını kendimde göremiyorum.Her ne kadar bu tavrım birileri tarafından acizlik gibi yorumlansa,düşünülse de...Evet sizin aşkınız karşısında boyun eğiyorum...yenildiğimi kabul ediyorum...Ben de sevmiş olsam da...Aşk karşılıklı olunca güzeldir... Uzun uzun verdiği kararı ve neden günlerdir böyle davrandığını açıkladı,anlattı da ben birkaç kez kendimi tutamadım,gözlerim yaşardı,eridim onun yüceliğ karşısında...Vicdan azabı çektim yaptıklarım ve yapacaklarım için....O söyledikçe ben hüzünleniyor,çaresizlik duygusu yaşıyordum.Dayanamadım,içinde olduğum yoğun duygularla bağırdım. -Yeter artık,yeter...Lütfen,azıcık sevgin varsa yeter...Bana bağır ,çağır hakaret et ama bu şekilde konuşma...Aşağılama beni...Kendimden tiksindirme nolursun...O kadar çok bağırmışım ki hemşire,doktor,hastabakıcı hepsi bir şey oldu sanıp odama koşmuşlar...Dahası yan odadaki hastalar bile meraktan kapıya koşmuşlardı...Deli gibiydim,bir yandan bağırıyor,bir yandan olduğum yerde başımı duvara çarpıyordum...Farkında değildim yaptıklarımın ta ki doktor ve hastabakıcının müdahalesine kadar.Başım kanıyordu kendime geldiğimde...Doktor talimatı vermiş hemşire yatıştırıcı iğneyi zerk ediyordu kolumdan....Uyumadan az önce onun da ağladığının farkına vardım bir köşede çaresizce... Sebep olmanın verdiği ezikliği yaşıyordu belki de...Doktor şaşırmış bu ani tepkimin sebebini öğrenmeye çalışıyordu da eşim şokta olduğu için tek çıkar yol olarak yatıştırıcı yapmakta bulmuştu,çözümü...İğnenin etkisiyle bir rahatlık rahatlama hasıl olmuş ve uyuyakalmıştım...uyumak da değil belki,kendimden geçmiş,dünyayla bütün bağım yok olmuştu...Etrafımda konuşulanları duyuyordum da gözlerimi açamıyordum...doktor,hemşireye kızıyordu, -Hemşire hanım bu ikinci olay,lütfen hastaların sağlığını tehlikeye atıvcı her tür olay ve kişiye engel olunuz....Hemşire üzgün, -İnanın doktor bey 24 saat kontrol altında ama bazan olaylar bir anda gelişiyor...müdahil olamıyoruz...Eşi başında iken neden çıktı bilmiyorum ama sanırım ailevi bir problem olsa gerek... -Hayır hemşire hanım,tahminler bizim işimiz değil.Ne sebep olursa olsun hele ki bu hastamız bir iç kanama geçirmiş hasta...Bu nedenle onun daha sıkı takibi gerekiyor.Eğer eşi bu olaya sebep olmuşsa onunda uzaklaştırılmasını sağlarım...benim için hastanın yaşamı her şeyden önce gelir...Akşama kadar raporunuzu bekliyorum... -Emredersiniz efendim. demiş ve sesler kesilmişti...Üzülmüştüm bir kez daha benim yüzümden bir masum hemşirenin fırça yemesine de,kaç kez konuşmak istediysem başarısız olmuş biraz sonra her şey tüm sesler kaybolmuş,dünyayla bağlantım kesilmişti... Ne kadar uyudum,nasıl uyudum farkında değildim ama,gözlerimi açtığımda oda yine tıklım tıklımda.Dostlar nerden haberini almışsa hepsi üzgün,hepsinin yüzünden hüzün okunuyordu...Yine yanıbaşımda dostum mozan,kadir abi ve Doğu hocam...öfkeliydiler hem de.Ben etrafıma aptal aptal bakınırken Mozanın, -Uyandı,dostum uyandı...derken, sevinci görülmeye değerdi.Doğu hocam kulağıma eğilip bir şeyler söylemişti ama anlamamıştım.Kadir abi kızgın, -Kürşat,olmuyor dostum .Senin gibi güçlü bir insana böyle acziyet hiç yakışmıyor...Silkelen kendine gel... -N'oldu ki,neden geldiniz sahi...derken hiçbir şeyi hatırlamıyordum.Gerçekten kafamın içinde uğultudan başka bir şey yoktu.Son hatırladığım şey eşimin gelip yanaklarımdan öpmesiydi.Şaşırma sırası dostlarıma gelmişti.Hepsi yüzüme anlamsız biraz da acıyarak bakıyordu...
Yazı Sahibi
Lutuf Veli tarafından 24.5.2007 tarihinde eklendi 262 kez okundu.
Telif Hakkı Uyarısı
Yalancı Kaldığı Yerden36 isimli yazı, Lutuf Veli tarafından 5/24/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...