Yalnızlık
yalnızlık..
Her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın yaşama sırasında. Tek sermayesi... `Sahip olduğu tek şeydir, kıymetini bilmelidir.` dedi. Yalnızdır insan. Hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır. kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur şehir şehir, ülke ülke... Kalabalık arttıkça artmaktadır yalnızlık da. İnsan bir ölümü istemez bir de ondan beter bir yalnızlığı. Ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında. `Ölümün değil ama yalnızlığın tek bir çaresi var.` dedi. `Çaresi aşktır bir yalnız yaşama sırasında nefes almanın. Aşk da zaten iki yalnızlığın ortak bir noktada buluşmasıdır.` dedi. Aşık olun, gösterin birbirinize yalnızlıklarınızı. Nasılsa ayrılık insanın tek kişilik yalnızlıklarını özlemesi. Sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri. Evet söyledi. Ya da ben duydum. Duyduğuma göre elbet bir ses söyledi bu söylendikçe usulen söylenir olan bu sözleri. Evet duydum, söyledi. Her duyduğumda ağladım. Pek çok ağlayışım sırasında duydum. Kalbim tutanak tuttu duyduklarıma. `Soruldu.` dedi, cevap alındı. `Yaşamak,` dedi, `tek marifetiniz, biraz özen gösteriniz.` Zulüm, kimse zalimlik yapmayınca biter. Mazlumlar dahildir.
Gördüm, neyleyim. İnsanlar vardı duvarın içinde. Ya ben hep duvara konuştum, ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var. Nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar! Belki de ben gerçekten delirdim, onlar haklı belki de. Ama yine de..
İÇİNDE DEĞİL DUVARIN İNSANLAR YALNIZCA.. ARASINDALAR!
(duvarda insanlar gördüğü ve tanrıyla konuştuğu söylenen, bu yüzden de deli damgası yiyen bir kişinin ağzından..)