““Çeyiz sandığım hala duruyor” dersem, bana inanır mısınız? Sadece arada bir açıp, anılarımı havalandırıyorum. Naftalin kokusunu severim. Daha hijyenik olduğunu hissederim. Annemin çeyizinden aşina olduğum bu koku nostaljik tat verir bana. Dün oldukça canım sıkkındı. Bahar yorgunluğu denilen yeni moda; çağın vebasına yakalandım gali...”
“Çeyiz sandığım hala duruyor” dersem, bana inanır mısınız? Sadece arada bir açıp, anılarımı havalandırıyorum. Naftalin kokusunu severim. Daha hijyenik olduğunu hissederim. Annemin çeyizinden aşina olduğum bu koku nostaljik tat verir bana.
Dün oldukça canım sıkkındı. Bahar yorgunluğu denilen yeni moda; çağın vebasına yakalandım galiba. İlacı bir uğraşı bulup unutmaya çalışmak… Bundan iyi fırsat olur mu? Hemen sandığın kapağını açtım. El emeği göz nuru ne ararsan var. İşlemeliler, allılar pullular, simliler… Elime alıp; okşayıp, katlayıp, yerine koymaktan başka; Bu güne kadar işime yaramadılar Yalan söylemiş olmayayım, itiraf etmeliyim ki adet yerini bulsun diye; yaklaşık yirmi yıl önce, oğlumun sünnet düğününde süs olarak kullanmıştım.
Sandığı karıştırırken elime uzunca bir yastık kılıfı geçti. İki yanı kanaviçe ile işlenmiş. Bak şimdi! Burada tereddüt ettim, yeni nesiller kanaviçe işlemeyi ne kadar biliyor acaba? Kenarlarına da ince bir dantel geçirilmiş. Aslında kılıfın çok kullanışlı olduğunu söyleyemem. Eğer yastığın en ucuna yatarsan, yanağında işleme iziyle uyanıyorsun… Elimde tutarken bendeki çağrışımı farklıydı. Hala nikâh kutlamalarında kullandığımız bir söz çınladı kulaklarımda. “Bir yastıkta kocayın…” Bir yastıkta yatmadık ki! Yatan kişi oranından da haberdar değilim. Yanak yastıklarımız var artık. Pratik olduğu için çiçekli nevresim kullanıyoruz. Özgür ve rahat, istediğimiz gibi evirip çeviriyoruz, bazen altına kafamızı koyup oh! Değmeyin keyfimize… Aslında olumsuz yönleri de yok değil. İki yastığın arasına sıkışıp kaldığımız da oluyor, ya da aynı yastığı paylaşabilmek adına karşı yastığa geçiş yapmak gerekiyor. Hem eşitlik ilkesine de aykırı; erkekler yüksek yastıkta yatmayı, kadınlar düşük yastıkta yatmayı tercih ediyorlar. Horlamaya yüksek yastık tavsiye ediliyor gerçi… Ortopedik olanları da çıktı ama onlarda tek kişilik… Hatta orijinal fikirler “girlfriend” yastık da üretmiş… (Bkz. Resim) Neyse, konu dağıldı. Yine de şöyle eskilere gidip, dudaklarda tebessüm oluştuğunu düşünüyorum.
Derim ki... Nikâh kutlamaları için başka söz bulalım… Bence “Bir yastıkta kocayın…” sözü gerçekçi değil…
Derya Sesigüzel / 10.05.2008Benimde çeyizimde var bu yastıklardan bizim oralarda adına uzun yastık deniyor.Hala genç kızların çeyizine birer çift konur.Annemle kayınvalıdem boylarını o kadar uzun tutmuşlar ki çocuklar bile taşıyamıyo:)Bende onları ikiye hatta üçe bölüp yanak yastıklarına çevirdim:)Ama bi tanesini hatıra olarak saklıyorum.Yazınızla çok eski sayılmaz ama 9 yıl önce evlendiğim zamanlara gittim.Zamanda yolculuk yaptıran yazınız için teşekkürler...Saygılar
Mehmet Emin Selçuk / 30.04.2008tebessümle okudum yazınızı fakat sizi daha şanslı görüyorum bu konuda en azından sandığınızda da olsa ara sıra çıkarıp bakabileceğiniz( kullanılmasa da) bir yastığınız var..ancak şimdi bunları sandıkta bile bulamıyoruz doğrusu...mesela ablamın çeyizde de yok :)) ordan tecrübe edinerek yazdım bunları yanlış düşünüyorsam af ola...hoş bir yazıydı.. gönlünüz hoş, yastığınız rahat olsun :)
Burcu Şener / 30.04.2008Bir yastıkta kocayın :D Kocamayı sevmiyor sanırım insanlar o yüzden ayrı yastık kullanıyor olsa gerekler :) Ne modaymış annemlerde de var o kocaman bir yastıktan haa kullanıyorlar mı ? Elbette hayır yüksek ve alçak yastık mevzusu :) Ya da kocamamak isteği. Hazır bahar depresyonuna girmişken ne de iyi geldi bu yazı :) Var mı bu yastıklarda ki gibi bir çaresi acaba bu çağın vebasının :) Kaldı ki yeni buluşlara da söz etmemek lazım ne o öyle taş gibi yastıklar :) Gençlerin kanaviçe işlemeyi bilip bilmediği konusuna gelince, sanırım ablacığım pek de bildiğimiz söylenemez. İğne tutmayı biliyorlar mı acaba diye sormak daha mantıklı olurdu sanırım. Hadi ben kanaviçenin manasını da biliyorum benden sonra ki nesil bunu da bilmiyor belki de :) Kalmadı ki...Eskiler güzelmiş elbet bazı yanlarıyla ama o taş gibi yastıklar asla...Ne iyi geldi yazın gerçekten de bir bilsen.Sevgiler.
Ziyaretçi Yorumu / 30.04.2008Necla Hanım, gerçekten mizahi bir dokunuş yaptınız öz yaşamımızdaki bir demode konuya...Artık başlar aynı yastıkta değil:)))...Çok hoştu , hem okurken oldukça keyifte aldım...Ayrı yastıkların getirdiği mutsuzlukları da, düşündüm, özgürlüğü de:)))...Bu emeğe sonsuz teşekkürler...Sevgiyle dostça kalın efendim
Aygül Karacan / 30.04.2008Yazınızı şu an annemle birlikte okuyoruz. Çok erkilendi güldü, ben çeyiz istememiştim:) Gördün mü bak işte senin böyle nostaljin olmayacak dedi. Ayrıca resimde ki yaztık da gerçekten çok komik. Sevgi ve Saygılarımla
Melahat Çelik / 30.04.2008Geçmişi yad etmek, hoş bir nostalji, Tebrikler.
Sabahattin Çağatay / 29.04.2008Hocam merhaba. Hoş ve okunası bir yazı. Saygılarımla...
Erturan Elmas / 28.04.2008Necla Hanım, yazdıklarınız aynen vaki. Ben de bir not düşmek istiyorum: Benim çocukluğumda sofrada bir kase çorba olurdu, aile fertlerinin her biri kaşığını bu kaseden doldurup çorbasını içerdi. Diğer sulu yemekler için de aynı şey geçerliydi. Şimdi tabaklarımız da ayrıldı, yastıklarımız da... Güzel bir yazıydı. Tebrikler...
Seher Yildiz / 27.04.2008Severek okudum yazini, cok farkli bir anlatimin var, eski gunleri hatirlamak, gecmisi animsamak cok guzel ama bazende huzunleniyor insan ne cabuk geciyor seneler diye.. resimdeki yastik bir tebessumu haketti..eskiden up uzun yastiklar vardi, annemde cok kullanirdi..beni de kucuklugume goturdu ve cok guzel bir his verdi yazin.. sevgilerimle..
Senem Melek / 27.04.2008Sevgili Necla günümüzde evlilikler öyle bir hal almaya başladı ki bırakın temennileri değiştirmeyi yastığıda değiştirseniz hiç bir şey farketmiyor. Evli olmak o sorumluluğu taşımak şimdiki nesile ağır geliyor. Ne iki gönülün bir olması yetiyor artık ne de başka bir şey. şimdi evlenen genç kızlara bakıyorum da doğruyu yapan onlar mı yoksa bizlermiydk anlayamıyorum. En doğrusu küçük bir sıkıntıda hemen her şeyi bitirmek "ezdirmem sana kendimi" anlayışına hakim olmak mı yoksa "iyi günde kötü günde beraber olmak için söz verdik" deyip direnmek mi? hangisi daha doğru?
Selcan Aktaş / 27.04.2008Bir yastık hikayesi artık demode oldu deniliyor evet ama nostaljik de olsa hoş bir tınısı var kulakta.Samimi,içten...
Dürdane Koç / 27.04.2008Derim ki... Nikâh kutlamaları için başka söz bulalım… Bence “Bir yastıkta kocayın…” sözü gerçekçi değil… gerçekten mükemmel bir final hocam çok güzeldi.kaleminiz daim olsun...
Kenan Ocak / 27.04.2008Sevgili neclaa şimdi gerçekçi değil.. O yastıklar eskiden oldukça sık kullanılıyordu ve atasözünü doğrular nitelikte hakikaten insanlar bir yastıkta kocayarak yaşlanıyorlardı.. (bkz. Anne babalarımız..) Şimdi değil yastıklar odalar bile ayrılır oldu... Neyseyorumuda konuyuda dağıtmayayım.. Hayatın çetrefilli biryanını çok güzel kaleme almışsın.. Ben ençok oyaişlemeli yastıkta yatıpta uyandığında yanakta işleme izi çıkmasını değişik ve hoş buldum.. İlginç birsaptamaydı.. Tebrikler kalemine..
Ahmet Bozkurt / 27.04.2008bni de eskilere götürdünüz. Bayan değilim ama bilirim ablalarımız işlerdi kanaviçeleri.Yastığa gelince şimdi ``küs yastıları`` var ya Allah bir yastıkta küstürsün deriz. Küser küser barışırız.
Uğur Tavalıoğlu / 27.04.2008Belirttiğiniz gibi hoş bir tebessümle okudum.Sıkılmadan bir nefeste okunan güzel bir anlatım.Kutlarım.
Damla Almalı / 27.04.2008çok doğru gelişen diye adlandırılan,büyük değişime uğrayan yaşam tarzları anılarımızda kalan birçok şeyide zedeliyor sanırım...
Ersin Başeğmez / 27.04.2008naftalin kokulu sandıklara keşke anılarımızı da sığdrısak ve ara sıra baksak. halbuki biz bakışlarımızı o kadar ileride tutuyoruz ki bırakın geçmişi şimdiyi bile ıska geçiyoruz. orta şekerli bir kahve tadındaydı yazınız mısır çarşısında baharat kokularına karışan bir kahve tadında yanında da dostların muhabbeti. saygılarımla
Fatma Çetin Kabadayı / 27.04.2008Çok haklısınız üstadım, sanırım sandıktakiler kullanmak için değil anıları tazelemek, ara sıra bakıp mutlu olmak için... Her geçen gün yeni bir şeyler üretildiğine göre, bu yaratıcılık, dediğiniz gibi hiç bitmeyecek anlaşılan. "Bir yastıkta kocayın," yerine bunu göz önüne alıp yastığı yorganı hiç karıştırmadan "birlikte kocayın" mı dense? Yüreğine sağlık... Kaleminiz susmasın...
Hatice Engin / 27.04.2008Güzel bir nostalji yazısıydı.Küstüm yastık ,yanak yastık derken...taa nerelere götürdünüz beni.
Abdullah Karaman / 27.04.2008Okurken keyif aldığım, ve yüzüme bir tebessümün mıh gibi işlendiği bir anımdayım. Sen çok yaşa emi Necla abla. Valla amma keyiflendim ya. Allah bir yastıkta kocatsın :)
Sevil Nizamoğulları / 27.04.2008şimdi o kaneviçeleri duvar süsü yapıyorlar. ya da pike takımı modası çıktı pikelere geçiriyorlar kesip kesip... hiç birşeyin orjinali kalmadı..
hem yanak yastıkları daha kullanışlı oluyor hani kavga edince biri yastığını alıp gidebiliyor kanepeye yatmaya..:) yeni bir söz buldum galiba ben...:) "yastık üstüne yastık koydurmasın"...:)
tebrikler güzeldi..:)
Ayşe Evyapan / 27.04.2008Yanak yastıkları için bir arkadaş küstüm yastıkları adı altında bir şiir yazmıştı.Çok güzeldi.Doğrusu bu yazının altına güzel yakışırdı.
Ayten Dirier / 27.04.2008Gülümsettin! Sahi o yastıkları ne yapacağız? Yine moda mı yapsak, müzeye mi versek? Yazıya uygun resim bulmada üstüne yok... Kalemine sağlık.
Çiğdem Ercan / 27.04.2008Haklısınız.Artık bir yastık kullanılmıyor kocamak için ve bir yastıkta kocanamıyor çok kez.Hoş anılar.Acaba ben de mi havalandırsam sandığı?
Tuğba Çetiner / 27.04.2008Bir yastıkta kocamak,biraz da mecazi gibi.Yani bir ömür birliktelik diliyor sevenler.
Naftalin kokusunu bende severim,hatırlattığınız için teşekkürler.