Yanaklarım İslanırdıYanaklarım İslanırdıYanaklarım ıslanırdı… Yalan değildi! Bilirsin, sen olmasan yüreğime aşkı ısmarlamazdım ki. Beklediğim sendin. Başkası yüreğimde bu kadar sevgiyle dolamazdı. Hayır sevgilim! Başkası zaten ol(a)mazdı ki… ( Her sokak başında beklerdim: kırgın insan portrelerini izlerdim. Bazen de kırılmış yüreklerin yosun tutmuş dalgalarına sığınırdım. Henüz ölmedik ya… Sokaklarda kendi aynamızı kırardık. İşte böyle bir yaşam kovalamacası içinde gözlerimi yağmur taneleriyle tanıştırmıştım… ) “ sensiz daha bir şey olamadım; huzurun rengini arıyorum daha bulamadım…” Uzun sessizlikler ne çok şey anlatır, değil mi? Söylenmemiş sözler birikir de yürek yine de “hişt” der, her şey susar… Sonsuza kadar. Bu kenti belki de bu yüzden seviyorum; hiç konuşmuyor, sadece yakamozlarda ayla sevişiyor. Ama yinede kızıyorum bunca sevmeye rağmen; hani seni bana getirmeyen zamansız rüzgârlar varya, suskunluğumu duvarlara çiziyorum… Sensizliğimi yine de sığdıramıyorum. Seni öyle seviyorum. Yok işte! Tarifi… Olmamalı zaten, değil mi? Söz konusu sen olunca kelimelerde sınırlarını çizmeli. Sensizliğin yanaklarımda ıslanırdı… Yalan değildi! Toz-duman olurdum. Özlemek vardı; özlenmekten daha çok… Benzeri görülmemiş bir sevgi; belki sessiz ama yaşanmışlık var, her şeyden öte sen kokan… İnadına aşk kokan sevgilim! “beklediğim yalnız sendin! Yüreğim, sadece sen(i) kokuyordu…” …yine sen düşüyorsun hazan mevsiminde, yine tanıdık yokluğun… Kavruluyorum. Kemiklerim soğuyor. Nasıl bir çelişki inan hiç anlamıyorum. Yokluğun sevgilim! Dayanamıyorum… Sadece ağlıyorum. Yanaklarım ıslanırdı… Yalan değildi! Susardım, sözlere prangalıydım. Oysaki ne çok şey söylemek isterdim. Artık söyleyemediklerimi sen anla, olur mu? Sevgilim, canım benim… Tutulmuş sokaklardan geldim. Sana geldim! Yüreğine sığınmaya, çaresizliğimi aldırmaya… Yaşamaya geldim. Sana geldim! Cenneti, yüreğime göstermeye. ( sevgilim! Yokluğunda bir ceset gibi yatıyorum; gitme olur mu? Kendimi tanıyamıyorum. Bedenim aldığı nefesi reddediyor… Yalnızlığa kalıyorum. Uçurum kenarında kaç ölüm yaşama sırdaşlık etmiş ki… Yapamıyorum. Canım benim, sadece seni böylesine çok seviyorum. ) —ne denir bilmiyorum, artık susuyorum… O biliyor beni, seni ne çok sevdiğimi. Canım benim, yalnızca seni seviyorum! ( yürek burkulmalarında ki tozlu yazılar–9 ) Emre onbey
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Mavidir Kirpiklerin
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 24 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Böyle Birşeymi Be Sevmek
• Merve Bilmez • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 44 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Son Bir Nefes Hakkım Var Sende
• Asude Kökbek • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 114 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
31
Ekim
25
Ekim
19
Ağustos
27
Ağustos
24
Şubat
27
Aralık
25
Cennetin Diğer Adı Mutuluk
• Emre Onbey • Hayata Dair Denemeler • 391 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
1
Şubat
7
Mart
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||