Yanımdan Çok Uzakta (kahve Üçlemesi3)Yanımdan Çok Uzakta (kahve Üçlemesi3)Özlemişim yurdumun kokusunu.Üç tane 365 gün geçirdim sensiz ve seni düşünerek.İlk zamanlar,buraları terk edip yabancı diyarlara gittiğimde seni unutabilmek ümidi vardı aklımda ama aklım da kalbime yenik düştü.Çok sevdiğim o şarkıda söylediği gibi “aldığım her nefes bir gün sayılır” sensizken.Ama döndüm işte,buradayım.Bütün hatıralar yüzüme çarpsa da ben buradayım.Çok bekledim mahalledeki arkadaşlarımdan beni aradığın haberini ama hiçbir haber yok.Sessizliğin ölüm.Beni aramasan da beni bıraktığın yerde seni beklemeye geldim.Özlemiş beni Moda sahili ve ben giderken küçük olan martılar…Her gece dertleşiyorum onlarla,hasret gideriyorum.Çok şey değişmiş mahallede.Artık Yaz aylarında dışarıda kaldırımların üzerinde çay içmiyorlar geceleri ve o sıcak sohbetler kalmamış.Artık kimse tanımıyor birbirini ve selamlaşmaların ardından dedikodular başlar olmuş.Ne akşamlar geçirdik seninle bu mahallede.Her gece gitar çalmamı isterdin benden.Herkes bize beraber yaşıyorlar gözüyle değil evli gözüyle bakardı.Evlenmiş misindir acaba?Başkasına bakmış mısındır bana baktığın gibi?Tenine dokunmuş mudur başkası?Belki de çocuğun olmuştur.Benim değil,senin…Anne diyorlardır sana ve ben hala burada seni bekler olurum.Yok yok,inanmam sen beni unutmazsın.--------------------1,5 ay sonra -------------------------------------------------------- Selçuk bu sabah bir mektup getirdi.Berlin’den.İçim uzun zamandır yapmadığı şeyi yaptı.Kıpır kıpır oldu.Anlamak zor değildi gelen mektubun senden olduğunu.Açamadım nedense mektubunu Selçuk’un yanında ve bir an sanki hiç gitmeyecekmiş gibi geldi.Aslında kısa ama bana çok uzun gibi gelen bir süre sonra gitti ve ben kendimi tutamayarak bir uyuşturucu bağımlısı edasıyla sarıldım mektuba.O an sevinçten gözlerim karardı.Eski zamanlardaki gibi mavi kağıda yazmıştın.Sevgi kelimeleri beklemiyordum senden ama mektuptaki yazında başlangıçtaki resmiyet huzursuz olmama yetti: “Merhaba Timuçin, Bu mektubu yazmakla yazmamak arası çok düşündüm.Belki kendine yeni bir yaşam kurmuşsundur ve ben bu yaşamı alt üst etmiş olmak istemem.yine de eski ve mutlu günlerimizin hatırına artık yurduma döneceğimi haber vermeyi bir borç bildim.Senden uzun zamandır haber alamıyorum ve açık olmak gerekirse seni merak ediyorum.Seni en son 3,5 sene önce bir tren istasyonunda bir ayrılık sahnesinde hatırlıyorum.En son o gün gördüm seni ve gidemeyeceğimden, yanında kalmak isteyeceğimden korkup değil dokunmak,bir veda cümlesi bile edemeden arkamı dönüp çekip gitmek zorunda kaldım.Tren hareket edene kadar sana hiçbir duygumu belli etmemeliydim.Ben trene bindikten sonra bana “gitme” diyen gözlerle bakarken,sana baktığım anda o trenden ineceğimi biliyordum,bakmadım da…Tren hareket ettikten sonra kendimi tutamadım ama ikimiz de buna mecburduk.Sen susmaya ben ise çekip gitmeye mecburdum.Buradaki ilk ay bana da aileme de zehir oldu.Daha sonra bir şeylerle meşgul olmam gerek diye düşündüm ve çalışmaya başladım.Bir Türk gazetesinin Avrupa bürosunda işe başladım.Seni unutmaya çalışmaktandı galiba,gece yarılarına kadar bıkmadan usanmadan çalıştım.Şu an iyi bir mevki sahibiyim ve İstanbul’a tayinimi istedim.Haber geldi.İstanbul’un Anadolu yakasındaki büroya tayinim kabul edildi ve haftaya Çarşamba günü oradayım.Trenle gitmiştim ve yine trenle döneceğim.Sen bıraktığım gibi misindir hala?Ne önemi var ki artık değil mi?Eğer başka bir hayat kurduysan kendine,bu mektup sana sadece döneceğimi bil diye gönderildi.Artık yollarımız başka.Başka rüzgarlarda savrulduk.Çarşamba sabahı saat 10:00’da tren orada,garda olacak.Selçuk’a da bir mektup gönderdim.Mahalledeki herkesi çok özledim.En çok da akşamları içilen çaylar ve mezesi sohbetleri…Kırgın veya kızgın değilim artık sana.İkimiz de yanlışlarda boğulduk.Bir gün birbirimizi İstanbul’da sokakta görürsek kafa çevirmek yerine kuru kuruya bir selam verebilmek için söylüyorum bunları.Bu arada Selçuk’a bir paket bırakacağım dönünce ve içinde senin çok sevdiğin bir şey olacak.Benden bir hatıra olsun sana.Yurdumu,toprağımı o kadar çok özledim ki artık zaman geçmez oldu.Hayatın en iyi dilekleriyle Berlin’den selamlar.” Bu da neydi?Yok yok,bu kadar acı çektikten sonra olamaz,olmamalı.O’nun gelecek olduğunu bilmesem bu mektuptan sonra Berlin’e gider miydim acaba?Hayır.Daha fazla acı çekmek istemiyorum.Tam da sensizliğe alışmışken…Daha sekiz gün var burada olmana ve ben sekiz gün düşünmek istemiyorum seni. -------------------7 GÜN SONRA..--------------------------------------------------------- Yedi gün seni düşünmedim.Bu gece de düşünmeyeceğim ve bundan sonra tamamen çıkaracağım seni hayatımdan.Bu akşam içtiğime bakma.Televizyonda maç var da onu izlerken iyi gidiyor diye içiyorum.Yarın burada olacaksın.Aynı şehirde olacağız yeniden ve belki de bir sokakta yan yana geçeceğiz birbirimizin farkına sonradan varmış olarak.Yok!Hayır çık aklımdan.Yarın gara gelmeyeceğim.Yani gelmemeliyim.Gelirsem dayanamam!3,5 senedir içimdeki hasret öylesine büyüdü ki,seni görürsem kendime karşı koyamam,çık aklımdan…Her gün seni düşünmemeye çalışarak 3,5 senedir yaşıyorum.Artık dayanamıyorum.Tamam…Pes ediyorum.Yokluğuna alışacağımı sanmıştım ama olmadı.Madem öyle seni görmeye geleceğim yarın.Orada olacağım. ------------------------------------ VE KAVUŞMA ANI GELİR------------------------ Saat 10:00’da gelecek tren.Bu acele de neyse?Daha saat 08:30.Allah’tan çay ocağı açıkta içim ısınıyor.Hava da çok soğuk.Hatta sensizlik kadar soğuk.Düşünüyorum da aslında hayatın tren garından insanlarında trenlerden hiçbir farkı yok.Biz de hayat koşturmacasında hep bir yerlere ulaşmak için çalışıyoruz.Tam son duraktayım derken biraz bakım ve onarımla yeniden uzun yolculuklara çıkıyoruz.Bunun en anlaşılamaz yanı da bunun hep bir kısır döngü içinde oluşu.Oooo!Saat 10:15 olmuş.Eee!Ne gelen var ne giden.Zaten zaman geçmiyor bir de bu rötar çıktı.İşte!Geliyor!Yavaş ol Timuçin ne yapıyorsun?Bu kadar kolay teslim etme kendini.Şimdi kalbim çıkacak yerinden.İnşallah kendimi tutarım da sarılmam hemen.Yok canım o kadar da değil.İşte şu inen O galiba?Evet evet. “Şeyda!” “Timuçin!Burada ne işin var?” “Ben…Seni görmek istedim.” “Yapmamalıydın!Sadece döneceğimi haber verdim,gel demedim.” “Ben sandım ki…” (Arkadan bir adam ve elinden tutan küçük bir kız Şeyda’ya doğru yaklaşırlar.) “Şeyda neredesin?Seni arıyorum.” “Tamam buradayım işte.” “Beyefendi tanıdık mı,merhaba.” “Merhaba.” “Eski bir dostum.” (Ve Timuçin kim olduğunu anlar adamın.) “Anne!” “Senin çocuğun mu?” “Evet,evlendim.Tam 2,5 yaşında.” “Artık gitmeliyiz Şeyda.Beyefendi buyurun siz de bizimle gelin sohbet ederiz.” “Sağ olun.Ben sadece dostumu karşılamaya gelmiştim.Eve gitmem gerek kahve fincanlarım beni bekler.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Kiyi Yazilari / Gitmek Düser Size
• Nilgün Budak • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 16 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Mavidir Kirpiklerin
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 30 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Böyle Birşeymi Be Sevmek
• Merve Bilmez • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 50 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Mart
12
Mor Salkımlı Sokaklar
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 283 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ocak
29
Yapma Çiçeklerin Duygusu
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 354 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ocak
29
Zıt Kutuplu Duygular
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 190 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
29
Erkekçe Bitti Delikanlı Gibi
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 309 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
17
Kudüs ve Selahattin Eyyubi
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 476 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ocak
29
Yapma Çiçeklerin Duygusu
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 354 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ocak
29
Erkekçe Bitti Delikanlı Gibi
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 309 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
12
Mor Salkımlı Sokaklar
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 283 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ocak
17
Yalnızlığın Sadakati
• Burçin Sakallar • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 252 kez okundu. • 3 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||