Yaratıcının Özel Adı Allah
19 / 7 / 2008 Cumartesi tarihinde Seyit Uzun tarafından eklendi, 115 kez okundu...
“Merhaba sevgili arkadaşlar! Sizinle bir gezintiye çıkmak istedik. Hem de dünyadaki cennetlerden biri olan Allah’ın isimlerinde yeşeren en güzel bahçede. Rabbimizin en güzel isimlerini fıkralarla, masallarla, hikâyelerle ördüğümüz bir bahçede siz dünyalar güzeli arkadaşlarımıza sunmaya çalışacağız. Bahçedeki ilk durağımız, varlığımızı kend...” Okuyucu Puanı ;
Yaratıcının Özel Adı AllahMerhaba sevgili arkadaşlar! Sizinle bir gezintiye çıkmak istedik. Hem de dünyadaki cennetlerden biri olan Allah’ın isimlerinde yeşeren en güzel bahçede. Rabbimizin en güzel isimlerini fıkralarla, masallarla, hikâyelerle ördüğümüz bir bahçede siz dünyalar güzeli arkadaşlarımıza sunmaya çalışacağız. Bahçedeki ilk durağımız, varlığımızı kendisine borçlu olduğumuz Rabbimizin özel adı olacaktır; Allah “Gökteki İlâh da, yerdeki İlâh da O`dur. O, hakîmdir, her şeyi bilendir. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü kendisine ait olan Allah ne yücedir! Kıyamet saatini bilmek de O`na mahsustur. Siz O`na döndürüleceksiniz.” Zuhruf/ 84-85 “Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah" derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyor-lar?”Ankebut/61 Okuldaki derslerinizde özel isimleri öğrenmişsinizdir. Tek bir varlığa ad olan isimlere özel isim denir. Gezegenlere, ülkelere, şehirlere, denizlere, kitaplara ve kişilere verilen isimler hep özel isimdir. İşte bizleri, dünyada ve kâinatta var olan her şeyi yaratan Rabbimizin özel adı da Allah’tır. Bu isim asla ve asla başka bir varlığa verilemez. Allah her şeyin sahibidir, dedik. Gelin bir örnekle de O’nun büyüklüğünü anlatmaya çalışalım. Okulunuzdaki tahtaya kocaman bir daire çizin. Bu daire kâinat olsun. Sonra bu dairenin içine bir yuvarlak daha çizin. O da güneş sistemi olsun. Onun içine de bir daire çizin. O da dünyamız olsun. Onun içine de bir daire çizin. O da şehrimiz olsun. Onun içine de bir daire çizin. İlçemiz olsun. Onun içine de bir daire çizin. Mahallemiz olsun. Onun için de bir daire evimiz, onun da içinde bir daire, odamız olsun. Onun içinde de bir daire kalırsa o da biz olalım. Bu büyüklüğü niçin mi anlattım? Böylesine büyük bir kâinatı var eden Allah’ımız, ondan çok daha büyüktür. Öyleyse bu kadar büyüklükte olan bir varlığı, bu küçücük gözlerimizle görmemiz mümkün müdür? Öğrenciler sınıfta oturmuş öğretmeni dinliyorlarmış. Konu yaratıcıya gelince öğretmen; “Çocuklar, kim bana Allah’ı gösterirse ona kocaman bir çikolata vereceğim.” Çocuklar şaşkın şaşkın birbirine bakarken, gözleri ışıl ışıl parıldayan Umut parmağını kaldırmış. Öğretmen; “Söyle Umut, Allah olsaydı onu görebilirdik değil mi,” demiş. Umut, öğretmeninin bu sözleri üzerine; “Öğretmenim siz bana Allah’ın olmadığı bir yer gösterin ben size bir kutu, kocaman çikolata alayım.” Umut’un bu sözleri üzerine öğretmen; “Sus terbiyesiz, demiş. Allah olsaydı O’nu görebilirdik. Hani yok işte,” demiş. Umut; “öğretmenim saygısızlık etmek istemem ama biz de sizin aklınızı göremiyoruz. Tabi ki aklı olmayan birinin Allah’a inanması mümkün değildir.” Öğretmenin yüzü mosmor olmuş. Ne diyeceğini bilememiş. İnkârı mümkün olmayan varlığın olmadığını söylemek, insanın kendisinden şüphe etmesi kadar anlamsızdır. Çünkü hiçbir varlık kendi kendisine var olmaz. Her bir canlı ve cansız, var olmak için başka bir şeye muhtaçtır. Her şeyin ve her kesin kendisiyle var olduğu güç bizim inancımızda Allah’tır. Yani Allah, varlığı başka bir şeye bağlı olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu tek varlıktır. Yani Allah, canlı cansız bütün varlığı en güzel şekilde yaratan ve onların yaratılışına bir anlam veren yüce yaratıcımızdır. Allah’a inanmadığını söyleyen bir öğrencim bana gelip Allah’ın varlığını ispat etmemi istedi. Onun olmadığını ifade etmeye çalıştı. Benim, Allah’ı savunacağımı sandı. O’nun varlığını ispat etmek için çeşitli deliller getireceğimi düşünüyordu. Ancak ben, bu hususta Allah’a inanan bir insandım. Bunun için Allah’ı ispat gibi bir kaygım yoktu. Bundan dolayı ona; “Bak kızım sen bana Allah’ın olmadığı veya Allah’sız bir dünyanın nasıl olabileceğini anlat, ben de sana O’nun varlığını ispatlayayım,” dedim. Tabi ki Allah’sız bir dünyanın olması mümkün değildi. Bunun için de o, kendi düşüncesinde bocaladı. Biz, Allah’ın ispatlanması gerekmeyecek kadar açık ve gerçek olduğuna inanmaktayız. O’nun varlığını anlatmaya kalkarsak ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa yine de anlatmaya yetmez. Çünkü O, öylesine yüce bir varlık ki, O’nun olmadığı hiçbir yer olmadığı gibi, O’nun ikram etmediği hiçbir güzellik de yoktur. Bu hususla ilgili olarak Rabbimiz Musa peygambere şöyle buyurmuştur; “Muhakkak ki Ben, yalnızca Ben Allah’ım. Ben’den başka ilah yoktur. Bana kulluk et, Beni anmak için namaz kıl. O Şanı yüce olan ve her şeyin tek sahibi, yaratıcısı ve hâkimi olan Allah’tır. O’nun eşi ve benzeri yoktur. Bütün güzellikleri ve iyilikleri kendisinde toplayan tek varlıktır.” Bu hususta bazı kimseler de Allah’ı kim yarattı diyerek çocuklarımızın aklını karıştırmak isterler. Bu noktada Allah’ı İslam inancına göre tanımladığımızda, hiçbir sorun kalmayacaktır. O’na; her şeyin yaratıcısı, diyoruz. O halde yaratıcı olan için, O’nu kim yarattı sorusu hiç anlamlı olur mu? Bunu şu örnekle açıklayabiliriz; Öğretmen Celal’i kaldırarak sorar; “Oğlum senin kardeşin var mı?” Celal; “Evet, öğretmenim kardeşim var.” Bunun üzerine öğretmen; “Peki, söyle bakalım evladım, sen kardeşinden kaç yaş küçüksün?” Bu soru Celal’in aklını karıştırır. Acaba öğretmeni kendisiyle alay mı ediyor diye düşünür. Sonra öğretmenine; “Öğretmenim bu soru çok saçma.” Öğretmen;“Niçin saçma oluyormuş söyle bakalım.” Celal;“Öğretmenim, ağabey zaten kardeşten büyük olana verilen isimdir. Dolayısıyla büyük olanın küçükten kaç yaş küçük sorusu çok anlamsız geldi,” der. Bunun üzerine öğretmen; Evet, çocuklar, nasıl ki büyük olana “kardeşinden kaç yaş küçüksün?”sorusu anlamsızsa, Allah’ı kim yarattı sorusu da anlamsızdır. Çünkü Allah yaratıcıdır. Yaratılması asla söz konusu değildir. İşte Allah’ımızın varlığının bazı işaretleri; Yarattığı her şeye bir ölçü vermiştir. Gökleri direksiz durdurmaktadır. Gemileri denizde yüzdürmektedir. Küçük tohumda binlerce meyveyi saklamaktadır. Tüm sıvıları dipten dondurturken, içinde canlı yaşayan suyu üstten dondurtmaktadır. Her canlıya kendine uygun yaşam programı sunmaktadır. Bizleri gören, duyan, düşünen ve üreten olarak yaratması da onun bir işaretidir. Varlığımızı kendisine borçlu olduğumuz ve bizlere tüm güzellikleri lütfeden şanı yüce Allah’ımıza sonsuz şükürler olsun.
Tavsiye Et :
Ekim
11
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 17
• Bayram Kaya • Kişisel Denemeler • 6 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
11
Ekim
9
Ekim
8
Ekim
8
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 16
• Bayram Kaya • Kişisel Denemeler • 24 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
10
Ekim
9
Ekim
9
Ekim
8
Ekim
8
Aralık
23
Temmuz
17
Aralık
7
Ağustos
21
Dul Olmak Kadının İkinci Ele Dönüşümü Müdür?
• Seyit Uzun • Eleştiri Makaleleri • 3739 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ocak
12
İmdat! Babam Sigara İçiyor
• Seyit Uzun • Yaşamdan Hikayeler • 2555 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||||||||||||||||