Yarım Kalan Rüya(2)
7 / 6 / 2008 Cumartesi tarihinde Gülçin Karakaya tarafından eklendi, 158 kez okundu...
“İyi misin?”diyen bir ses odadaki bütün karmaşıklığı silip süpürmüştü... Akın,Azra’nın yanına geldiğini bile fark etmemişti.“Bir an… Bir an başım döndü herhalde” diyerek olayı toparlamaya çalıştı. Azra“Hay Allah. Bir şey de içmemişsin” diyerek mutfağa koştu... Akın ise hala gidip gitmeme konusunda karars...” Okuyucu Puanı ;
Yarım Kalan Rüya(2)İyi misin?”diyen bir ses odadaki bütün karmaşıklığı silip süpürmüştü... Akın,Azra’nın yanına geldiğini bile fark etmemişti.“Bir an… Bir an başım döndü herhalde” diyerek olayı toparlamaya çalıştı. Azra“Hay Allah. Bir şey de içmemişsin” diyerek mutfağa koştu... Akın ise hala gidip gitmeme konusunda kararsızdı. Azra’nın mutfaktan gelen sesi, evde adeta yankılanmıştı.“Size hala nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum. Adınızı söylemediniz”dedi. Şimdi ne yapacaktı? Yine korkulu dakikaları. Sürekli içinden “Adım… Adım…”diye söylendiği sayıklamalar. Adını söylese ne değişecekti? Söylemeliydi… Azra elinde getirdiği bardağı uzattı. Serçe parmağıyla Akın’nın yüzünü okşayarak “Ne kadar inatçısın. Seni dinliyorum?dedi. Akın ise sadece gözlerinin içine baktı…Baktı… Kekeleyerek “Akın… Adım Akın” diyebildi. Azra şaşırarak “Akın mı? ismime ne kadar yakışıyor? diyerek hafif hafif gülmesi Akın’ında ruhunu okşamıştı. Güldüğünde ise yanağındaki gamzeler yüzünde ayrı bir güzellik yarattığı kaçınılmaz gerçekti. Akın’ın uyduracağı küçük bir bahane , bırakma nedeni olmalıydı. Azra ise tedirginliğini anlayarak elini tuttu. “Sen de bir şey var. Ben… Ben…”derken ,söylemek istediklerine izin vermemişti hızlı çalan telefonun sesi… Akın ise arkasından bakarken sessizce “Ben de” diyebildi. Kuvvetli bir rüzgar ,arkasından gelen kapının sesi Akın’ın gittiğinin habercisiydi.Azra’nın titreyerek elinde okuduğu küçük bir not. “ Unutma Beni…” Yazdığı küçük bir not kafasını karıştırmıştı. Bu not küçüktü, ancak bıraktığı acı çok büyüktü Azra’nın yarasına tuz basmıştı adeta... Hayatını bir üçgene çevirmişti. Bir ucunda ölüm, bir ucunda aşk ,bir ucunda ise yalnızlık… Pencerenin önüne oturup derin derin düşünmeye başladı. Hâlbuki biraz önce arayan nişanlısı Sedat’tı. Peki ya o…yaşadıkları… Bu kadar kolay olabilir miydi? Azra’nın şuurundan her şey silinmiş, ruhunu bilmediği birinin hayaliyle birleştirip/ bütünleştirmişti Israrla çalan kapının ziliyle bir an kendine geldi. Nişanlısı telefonda geleceğini söylediği halde unutmuştu. Peki, kimin için? Günün erken saatinde sadece adını bildiği esrarengiz biri için mi? Suçluluk duygusuna kapılıp, üstüne başına çekin düzen vererek kapıyı açtı. Tedirginliği yüzünden okunuyordu. Daha düne kadar nişanlısının boynuna sarılarak karşılayan kız gitmiş, bambaşka bir Azra gelmişti. “Hoş geldin” bile demeden çekip gitmesine ne demeli? Evin ortasında durup daldı. Evet… O an aklına gelmişti. Akın’ın bıraktığı küçük notu, nereye koyduğunu hatırlamaya çalıştı. “Kâğıt nerde? Olamaz… Bulmam lazım” diyerek çılgına döndü. Sürekli kendi kendine konuşarak evin ortasında yürüyordu. Yoksa çekmeceye mi koymuştu. Bir türlü hatırlayamayıp, her yeri alt üst etmişti. Bulmalıydı. Akın’dan kalan tek hatıraydı. Sedat’ın “Canım ne arıyorsun?” demesiyle öfkelenip tek kelime bile konuşmadan odasına gitti. Bir cümle daha konuşmasına fırsat vermeden... Sedat olgun davranıp, babasının ölümüne yorduğu için, onu daha fazla üzmek istemedi. Öylece gidişini seyretti. Kafasına takılan sorunun cevabını alamadan… “Azra ne arıyordu?”… Yoğun bir gün yaşayan Azra bitkin düşmüştü. Sabahtan beri ağzına bir lokma bile koymamıştı. Yatağa uzandı. Düşündü… Düşündü… Uykusunun kaçacağını bile bile. Akın İşlerinin yoğunluğundan Azra’yı ihmal etmiş/ geç kalmıştı. Fakat eve nasıl girebileceği konusunda da fikri yoktu. Bahçede dolaşarak kaldığı odayı buldu. Penceresine küçük bir taş parçalarını isabet ettirmeye çalıştı. Odanın ışığı yandı. Azra, ürkek bir halde, ayaklarının ucuna basarak, yavaş adımlarla gelip kapıyı açtığında karşısında görünce “Akın” diyerek atıldı. Varlığı ona huzur veriyordu. Kollarında, odasına doğru yol alırken kulağına fısıldadı. “Akın hep yanımda kal”… Azra sevdiği adamın kollarının arasında bir bebek gibi uyuyakalmıştı. Saçlarını okşuyor, kulağına fısıltıyla bir şeyler mırıldanıyordu. Sadece istediği şeyi vererek… Mutluluk… Akın gecenin kaçı olduğundan habersiz, zamana bırakmıştı kendisini... Azra’nın uykusunun derinleştiğini fark etti. Yanağına kondurduğu masum bir öpücük ve kulağına söylediği son fısıltı “Seni seviyorum”… Emin adımlarla odasının kapısına doğru ilerlerken arkasından gelen çığlık her şeyi mahvetmişti. Panik yapıp, Azra’nın ağzını kapatarak “Sussssss”demesi fayda etmedi. Sesi duyan Sedat koşarak gelip kapıyı çalmasıyla çılgına döndü… Sanki kapana kısılmış bir farenin rolüydü yaşadıkları…. Nefesini tuttu. Ta ki Sedat kapıyı açana kadar…
Tavsiye Et :
Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
Ekim
12
Ekim
12
Ekim
12
Ekim
12
Ekim
12
Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (vı)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 32 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
11
Ekim
9
Eylül
23
Hayatımızdan Kesitler(muz Kabuğu)
• Gülçin Karakaya • Hayata Dair Denemeler • 114 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Eylül
17
Haziran
20
Mayıs
17
Artist Neriman Teyze’den Size Özel Haberler
• Gülçin Karakaya • Yaşamdan Hikayeler • 524 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Mayıs
23
Mayıs
3
Mayıs
11
Mayıs
13 |
![]() |
|
||||||||||||||||||||