Yaşamak Kendini
yaşamın herşeye rağmen güzelliği;
bütün kasvetli günlerden sonraki hoşnutluğu,
onları yaşadıktan sonra gerçekleşiyor.
ve yoksa bir eğer,emek vermediğini bir an;
bir çırpıda harcar onu.
yaşamın süresi veya güzelliği mi önemli olan!
hiç yaşamamak,bilakis,
o tüm depreşimleri,
kopan isyanları,kırgınları bastırmak,
fazlasıyla yaşamak ve görmek.
suyun taşı beslemesi bu.
bir yerlerde sükunete ermek mi olgunlaştırır,
içeceği kadarını alır,yetindiğine inanır
döndüğün yere gittiğinde, başın dönmez mi senin!
bir kaşık suyla boğdu kendini.
o kaynağın en yakınına harcanan tutku olsun,
burayı hikayelerle,destanlarla,yıllık deyimlerle,
bütün dillerin sevgiyi anlatan sözleriyle,
anlaşılmaya,anlatmaya çaba sarfedersen
peşinde koştuğun tutku uğruna yaşar ve sahiplenirsin.
oysa sahip olmadığın bu kaynakta
bir eşin kalır senden kalanları koklamakta.
fazlasıyla yaşamadığını ve görmediğini öğrendi,
fakat biraz daha dürüst olmak için,
kendini yaşamak için
geç oldu artık.