Yaşanması GerekenYaşanması GerekenYAŞANMASI GEREKENCuma dinimizce mübarek bir gün. Benim için ise bunun dışında ilginç ve unutamadığım olayları yaşadığım gün. Şimdi unutamayacağım ve herkesin (her öğretmen) yaşaması gereken bir olayı anlatacağım. Allah-u Teala insana bilinmez bir sıkıntı verir. Bu sıkıntıyı yaşayacağı küçük bir olayla ve kendisine şükür için başka bir olayla unutturur. Daha önce böyle bir şey başıma gelmiş ve küçük bir olayla bu sıkıntım ortadan kalkmıştı. O gün yine sıkıntılıydım. Dersten çıktım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Tek düşündüğüm şey bir an önce memleketime gitmekti. Sıkıntı öğrencilerin yaramazlıklarından, söz dinlemeyişlerinden, verilen konunun anlaşılamamasından veya benim yeterince konuyu anlatmak için çaba göstermeyişimden ve bundan dolayı duyduğum rahatsızlıktan olabilir. Bunun cevabını o zaman bilmediğim gibi şu anda da bilmiyorum. Okuldan çıktım. Eve gidip eşyalarımı çantaya yerleştirdim. Fatsa’ya gitmek için minibüse bindim. Fatsa’ya vardığımda Cuma namazının yakın olmasından dolayı Samsun otobüsüne binmedim. Camiye girip verilen vaazı dinlemeye başladım. Fakat başka alemlerdeydim. Ezan okundu. Namazı kıldım. Tespih çekmeden otobüse yetişmek için camiden çıktım. Caminin avlu kapısından çıktığımda Samsun’a giden otobüsün kalktığını gördüm. Ne kadar işaret ettiysem otobüsü durduramadım. Karşıya geçtiğimde bir sonraki otobüsün yarım saat sonra kalkacağını bildiğim için belki başka otobüslere binerim düşüncesiyle sırtımda çanta garaja doğru yürümeye başladım. Yolumun üzerinde Fatsa Lisesi bulunuyordu. Lisenin bahçesinde öğrenciler geziyor, birbirleriyle konuşuyorlardı. Benim dikkatimi çeken öğrenciler değil de okulun bahçesinde yeni yapılmakta olan saha idi. Bütün dikkatimi beton döken makineye veriyor, bazen de arkama bakıp otobüsün gelip gelmediğini kontrol ediyor bu arada yürümeye devam ediyordum. O sırada okulun bahçesinden gelen bir “öğretmenim!” sesini duydum. Fakat beni çağırmadıklarını bildiğim için oralı olmadım. Ancak ses hala devam ediyor ve yakınlaşıyordu. Bir ara sese yöneldim. Bu ses beni çağırıyordu. Fatsa Lise’sinin bahçesinde 2001/2002 eğitim- öğretim yılında asker dönüşü aralık ayından itibaren ders yılı sonuna kadar dersine girdiğim öğrencim …………… idi. Öğrencim koşarak demir parmaklıkların kenarına geldi. Ben de ona karşılık vererek okulun demir parmaklıklarına yaklaştım. Öğrencimin elini tuttum. Çok heyecanlı olduğu ve kalbinin küt küt attığı belli oluyordu. Sesi de çatallaşmıştı. Öğrencim uzun süredir görmediği öğretmenini gördüğü için heyecanlanmış olabilirdi. Çünkü iki yıldır o öğrenciyle görüşmemiştik. Hemen bana dönerek -“ Öğretmenim, bekleyin orada yanınıza geliyorum.” Dedi. Koşarak okulun dış kapısına kadar geldi. Ben de yolu takip ederek kapıya yaklaştım. Artık koşmaması gerektiğini ve yanına geleceğimi söyledim. Hala heyecanını üzerinden atamamıştı. Elini tuttum. Hal hatır sordum. Derslerinden konuştuk. Onu gördüğüm için mutlu olduğumu söyledim. Küçük …….. büyümüş koskoca kız olmuştu. Altı ay dersine giren öğretmenini unutmamış, hatırlamış ve tanımıştı. Okulda onunla ilk karşılaştığımızda kötü bir anıyla başlamış olsak da o benim gönlümü yıllar sonra almış oldu, sıkıntımı ortadan kaldırdı. Okulda olanların olması gerektiğini bildiği için olanları çoktan unutmuştu. Öğretmenini görünce gülen yüzünü göstererek kendisini ve öğretmenini mutlu etmiş oldu. Ben öğrencim beni hatırladığı, unutmadığı ve derslerinin iyi olduğu için sevinmiştim. O da eski bir öğretmenini gördüğü için sevinçliydi. Ancak yaptığı davranış yapması gereken bir davranış olduğu için mi yoksa içinden gelen bir duygu muydu bilinmez. Fakat onun beni görünce koşması, elimi tutması, heyecanlanması ve okulun kapısının önünde geçirdiğim zaman benim için unutulmaz bir anı olarak kalacaktır. İnşallah …………. yine beni unutmamışsındır. Diğer öğrencilerim sizler de bu sinirli öğretmeninizi unutmamışsınızdır. İnşallah sizlerle bir okulun bahçesinde, binasında, hastanede, adliyede, vergi dairesinde….. güzel bir şekilde karşılaşırız.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 28 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 38 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Nisan
18
Nisan
18
Nisan
18
Nisan
18
Nisan
18
Mart
31
Nisan
13
Konuşmayı Sevmiyorum Yazmayı Beceremiyorum
• Hüseyin Koskos • Deneme / Karalamalar • 170 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
10
Düşünemiyorum O Halde Yokum
• Hüseyin Koskos • Kişisel Denemeler • 154 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
4
Nisan
10
Bir Roman Yazarından İsteklerim
• Hüseyin Koskos • Deneme / Karalamalar • 120 kez okundu. • 1 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||