Yaşar Nuri Öztürk Hoca`ya DuyurulurYaşar Nuri Öztürk Hoca`ya DuyurulurYaşar Nuri Öztürk Hoca, bugün, yazdığı makaleyle meselenin künhüne parmak basmış. Fakat, ilahiyatçı ve hukukçu kimliğinden ziyade politik kimliğini öne çıkardığından, yazısı, tesbit ettiklerine şikayetten öteye gidememiş. Zaten evvelki yazıları da şikayet içerikli olmaktan öte gidemiyordu.Parti-patırtı kazanına girenlerin huyu mudur bu, bilinmez. Devamlı şikayet... devamlı suçlama... oluşmuş probleme ne kadar çözüm olabilir ki! Türkiye, Öztürk Hoca`nın belirttiği gibi, haram lokma cenneti olmuşsa, bu şekilde de `hak duygusu ve hakka saygı` ruhu ölmüşse, nüfusun %99`unu müslüman saymak yanlıştır. Ben, aldanmamak için Kur`an`a baktığımda, ancak hakka saygıya yöneldiğimizde müslüman olabileceğimizi, ittika unsuruyla da huzur atmosferine girebileceğimizi görüyorum. Gerçekten de, toplum içinde birileri tarafından emeğe ihanet ediliyor. Henüz karşımıza cehennemi oluşum çıkmış değil. Eğer, emeğe ihanet ediciler, hak tebliğiyle karşılaştırılamaz, düşmüşlerin üzerinden rant sağlayıcıların rantı durdurulamazsa, gazab-ı İlahi sebebiyle cehennem yakınlaşacaktır. Ülkeyi kendilerine haram lokma edenlerin karşısına çıkıp tebliğde bulunma görevi, başta, Yaşar Nuri Öztürk Hoca`nın üzerinde olması gerektir. İlahiyat ve hukuk nimeti kendisine bunun için verilmiş olmalı. Ortamın bozukluğundan elbetteki şikayet edilebilir. Ama o şikayet, kendine ilim verilmiş Öztürk Hoca`ya değil, o ortamdan zarar gören alt tabakadaki insanlara yakışır. Bence Yaşar Nuri Öztürk Hoca, politik kimliğinden uzaklaşması gerekir. Şikayet ettiği konuların ülke sathından bertaraf edilmesi için, Kur`an sayfalarında gizlenmiş çözümleri çıkarmalı, o çözümlerle ülkeyi `haram lokma cenneti`ne çevirenlerin karşısına dikilip yıpranmalarına sebep olmalıdır. Başarılı olur mu, bilinmez. Ama en azından huzurlu olur. Yaşar Nuri Öztürk Hoca`nın yazısının sonunda, ``milletvekili dokunulmazlığını sınırlamayı hayati önemde görmekteyiz`` diye biten cümlesi var. Ben, istemiyerek de olsa sorayım: Kim sınırlayacak? Dokunulmazlığı, ülke için ortaya koydukları fikir için değil de, yapacağı yolsuzluklar için olduğunu sananlar mı? Bu sınırlama, haram lokmaya alışmışlardan beklenemiyeceğine göre, haram lokmadan uzak kalmışlarca olması gerek. Haram lokmacıların çoğunlukta olduğu ortamda malum ya, ``demokrasi`` çığırtkanlığı almış başını gidiyor. Demokrasi çığırtkanlığı yapanların arasında, ``milletin seçtikleri...`` sözünden başka bir söz de duyulmuyor. Duyulmaz tabi! Öztürk Hoca da belirtiyor ki, haram kazanca batmışlık oranı, yapılan istatistiğe göre %66. Hatırıma gelen şeyi de söyliyeyim: Yakın geçmişte vekil olup yanlışa bulaşmış kabul edilen kişilere dokunulduğunu, dokunulmazlık zırhı taşıyanların da buna gıklarını çıkarmadıklarını biliyoruz. Demek ki, konu edilen `dokunulur`-`dokunulmaz` lafları, boş laf. Yaşar Nuri Öztürk Hoca`dan, şikayete konu olan meselelere çözüm çıkması dileğiyle... İbrahim Faik Bayav (4 Eylül 2008 11:23) Not: Bu yazı, TIMETURK sitesindeki Yaşar Nuri Öztürk`ün 04.09.2008 tarihli `Haram lokma ve siyasetin çöküşü` başlıklı alıntı yazısına yapılan yorumdur.
Telif Hakkı Uyarısı Yaşar Nuri Öztürk Hoca`ya Duyurulur isimli yazı, İbrahim Faik Bayav tarafından 04.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Emre Sahin yazıyı tebrik etti...
İlyas Koyuncu yazıyı tebrik etti...
Sevinç Altınok yazıyı tebrik etti...
Sevinç Altınok yazıyı tebrik etti...
Aralık
3
İrak Savaşı Başlamadan Yazılmış Bir Makale
• Tolga Akpınar • Eleştiri Makaleleri • 26 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
29
Kasım
29
Kasım
27
Bizimle Başa Çıkamazsınız
• Rasim Canbolat • Eleştiri Makaleleri • 75 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
27
Aralık
3
Eyvah! Galiba Soygun Düzenindeyiz!
• İbrahim Faik Bayav • Ekonomik Makaleler • 14 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Kasım
21
Vicdanda Çözülecek Sorun Vicdan Varsa Çözülür
• İbrahim Faik Bayav • Toplumsal Makaleler • 115 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Nükteli Fıkralar 22 (141 / 145)
• İbrahim Faik Bayav • Komik Hikayeler • 233 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
12
Nükteli Fıkralar 21 (136 / 140)
• İbrahim Faik Bayav • Komik Hikayeler • 385 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
29
İki Dörtlük / Şiir ve Edeb
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 2137 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Masal / Aslan Şempanze ve Orman
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1765 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
21
İki Dörtlük / Soyguncu Delikanlı
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 1514 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
16
Masal / Koyun Keçi ve Tilki
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1472 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
31
Nükte / Adı Taciz Olmuş!
• İbrahim Faik Bayav • İronik Hikayeler • 1276 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||