Yaşıyoruz 19
Cengiz arkadaşının ısrarı karşısında daha fazla direnememiş ve içerden biri tarafından açılan kapıdan arabaya binmişti.Arabada arkada bir genç bayan,önde bir başkası oturuyordu.Zorunlu olarak arkaya geçmiş ve oturmuştu.Arabanın içine girerken selam vermişti de anında karşılık buldu bu inceliği.
Arkadaşı bir yandan arabayı hareket ettirmiş diğer yandan arkadaşını yani Cengizi içerdekilerle tanıştırıyordu oturduğu yerden.
-Bak gardaş,yanında oturduğun genç bayan benim dünya tatlısı baldızım,eee yanımdaki de ablası ve eşim derken espirili bir şekilde.Evet bayanlar bu da bahsettiğim lise arkadaşım ,can yoldaşım gardaşım Cengiz...Kendisi birazcık da şair olur,gerçi şiirlerini henüz görmedik ya...derken biraz da alaycıydı sanki.
Cengiz yutkunmuştu.Huyu değildi bir bayanın yanında kabalık yapmak,hem de eşinin yanında,sevdiklerinin yanında bir insanı bozmak...Kızardı, bozardı sadece,
-Teşekkür ederim nezaketin için dostum .derken aslında ona gizliden mesajını vermişti.Arkadaşı yaptığı kabalığın farkına varmış olmalı ki,
-Yoo ,bayanlar her ne kadar şiirine rastlamasak da ben onun ne yaman bir ozan olduğunu taaa o yıllardan bilirim.Bir kıza aşık mı olduk,yakalardık Cengizi,rica minnet bir kaç dize yazdırır,biz yazmış gibi kızlara verirdik altına imzamızı atarak.İşte o günlerden gelen bir dostluğumuz var sanılmaya ki onu küçük görüyorum,o benim geçmişteki idolumdu.
Bu konuşmalar geçerken aralarında Cengizin evine yaklaşmışlardı.Cengiz arkadaşına.
-Şu ağacın önünde durur musun biraz hava almak istiyorum demiş ve arkadaşının durmasıyla inmeye yeltenmişti ki,o ana kadar konuşmaları dinleyen yanındaki bayan ,baldız,
-Cengiz bey tanıştığımıza memnun oldum.Lütfen eniştemin kusuruna bakmayın,o samimiyetinden böyle konuşuyor.Sizinle oturup bir gün sohbet etmek isterim.Ben Aydan demişti.
Cengiz bir ayağı dışarda uzatılan eli sıkmış ve,teşekkür ederek aşağı inmişti de,o elin sıcaklığında ve bakışların büyüsünde takılıp kalmıştı sanki...Ne zaman ki arkadaşı,
-Görüşelim dostum,daha sık görüşelim ...demesiyle kendine gelmişti.
Onlardan ayrılmıştı ayrılmasına da Aydanın bakışı etkisinde kalmıştı sanki.Oysa Cengizin yüreğindeki yangın henüz sönmemişken yeni bir sızıyı çekecek ne tekati ne de gücü vardı.Evinin karşısındaki ağacın yanında inmişti ,ama niçin indiğininde farkında değildi.Sanki akşam bitmemiş akşamki olayın etkisiyle o gizemi çözmek istercesine ağacın altına yürümüştü.
Kimsecikler yoktu.Onun geldiğini farkeden,hisseden birkaç kuş ağacın yakın dallarından daha yukarlara doğru kaçtı.Görünmüyordu ama kanat çırpışlarından hissediliyordu.``Zavallı kuşları rahatsız ettim.``diye düşündü,gözleri sağı solu araştırırken.Yoktu karanlıktan ve uykudaki kuşlardan başka bir şey...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
|
|
Aydan Sönmez / 25.03.2008
:)devamını merakla bekliyorum,özellikle adaşımı yakından takip edeceğim...
tebrikler
|
|
|
Mehmet Akkun / 25.03.2008
devamını sabırsızlıkla bekliyorum.okudukça adeta yaşıyorsun olayları.
|