Yaşıyoruz 20
Cengiz akşamın karanlığında hayli bakındı bir şey ,birilerini görecekmiş gibi de çisiyen içi gitme vakti olduğunu söyleyince dünden beri uğramadığı evine doğru yöneldi.Apartmanda hiç ışık yoktu.Anlaşılan diğer ev sahipleri ya gezmeye çıkmışlar ya da misafirlikteler dedi kendi kendine.
Bunca yaşadığı yalnızlık yetmiyormuşcasına koca apartmanda kimsesizlik içerisinde yürüdü kapısına doğru.Anahtarı aradı ceplerinde bir süre.Ceplerim de kafam gibi diye düşündü anahtarı çıkarırken.Evet hayli karmaşık duygular yaşıyordu son zamanlarda.Bir yandan deli gibi sevdiğini sandığı ve evlilik aşamasında limoni olduğu aşkı...Diğer yanda bir merak sonrası çözemediği ,çözümleyemediği garip bir yaşam...Bütün bunlar yetmiyormuş gibi,Arkadaşı muzafferin baldızı Aydan...
Aydan`ı ve o bakışlarını hatırlayınca yüzünün kızardığını,ateşlendiğini hissetti.Acaba dedi de,sonunu getiremedi,belki de getirmek istemedi.
Hem bir kez görmekle,bir kez konuşmakla ne olabilir ki...diye düşünürken içinden geçenleri seslendirmekten korkuyordu.
Bu düşünceler içinde evine girmiş,yatak odasına geçmişti.Ne zaman bu odaya geçse hep o nefret ettiği ama bir türlü kurtulamadığı mendebur sigara aklına düşer ve yakardı.Yine öyle olmuş sigara elinde uzanmıştı yatağa.Sigarayı her çekişinde sanki yaşamının bir sahifesi gözünün önünde canlanıyor yeniden yaşıyordu o günleri adeta.Öfkeyle kalktı uzandığı yerden ve bütün kinini bitmek üzere olan sigarasından aldı.Bastıkça bastı tablanın içine.O kadar kuvvetli basmıştı ki tablanın altındaki sehpa dayanamamış bu hınca dağılmıştı.
Cengiz kırılan sehpanın sesi ve ardında üzerindeki tablanın kırılmasıyla kendine gelebilmişti de elinin kanadığını nice vakit sonra anlayabilmişti.Kırılan kristalküllük elini de kesmişti.Baba dede usulüyle bulduğu çabut parçalarıyla sardı elini.Kanı duruncaya kadar da öyle kaldı bir süre.Nice sonra çabutu çıkarıp ecza dolabında var olan yara merheminden sürüp üzerini bantladı.
Artık vakit hayli geç olmuştu,annesine ve kardeşine de geleceğini söylediğini hatırladı birden.İyisi mi telefon açıp işinin çıktığını söylemek ve onları meraktan kurtarmak diye düşündü ve telefonu açtı.Her zamanki gibi telefona da kardeşi çıkmıştı ve alo diyene kadar bir çok cümle kurmuştu,sitem dolu.
-Kızım yavaş yavaş söyle,hah işte öyle.Acil işim çıktı gelemedim.Anneme söylersin merak etmesin.Yarın uğrarım ben.Haydi Allah rahatlık versin.diyerek telefonu kapatmıştı.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
|
|
Ziyaretçi Yorumu / 20.04.2008
hocam küçük kardeşi yatırmıştık 18. bölümde. :)
kaleminize sağlık. saplandım kaldım ekranın karşısına ilgiyle okuyorum
|
|
|
Aydan Sönmez / 26.03.2008
:)heyecan artmaya başladı,tebrikler...
|
|
|
Necmi Dayan / 26.03.2008
yaşamlara....kutlarım.
saygılarımla..
|
|
|
Ersin Başeğmez / 25.03.2008
konu gidiyor yavaş yavaş
arkadaşının baldızı hikayeye yeni soluk getirecek mi bakalım
|