Yaşıyoruz 21
Nasıl yattı farkında değildi Cengiz de gözünü kapatır kapatmaz o masum bakış ve sıcak temas sanki yeniden canlanmıştı.Saatlerce yarı uykulu yarı uyanık Aydan`ın bakışlarının esiri olmuştu .
Sabaha kadar bu bakışlar kabuslarının sığınağı ,limanı olmuş her defasında o bakışlarla huzur bulmuştu.Yaşadıkları bir bir canlanırken gözünün önünde bir fırsatını bulmuş o bakışlara sığınmıştı.Son zamanlarda geceler çekilmez olmuştu.Gerek yaşadığı bu kötü olaylar gerekse ruhsal zayıflığı,duygusallığı kırılganlık olarak rüyalarına yansıyor kabus olup çıkıyordu.
Hayli zaman olmuştu yüreğinin diğer yarısını görmeyeli.Ne sokakta ne gezdiği yerlerde yoktu.Sanki ona yasaklanmış gibiydi sokaklar.Oysa bir hafta öncesine kadar evine gidip onu çıkarabiliyor,akşama kadar cadde sokak gezebiliyorlardı.Ne de olsa sözlüsüydü.Babası ne kadar tutucu olsa da görmezlikten gelebiliyordu.
Şimdi sanki başına gardiyan dikmişler kızcağız dışarı bile çıkamıyor ya da çıkarmıyorlardı.Telefonu da hep kapalıydı.
Ona ulaşmak için araya koymadığı kişi kalmıştı da hepsine bir yalan uydurmuşlar ve görüştürmemişlerdi.Bu belirsizlik Cengizin canını oldukça sıkmaya başlamıştı.Cengiz artık rüyasında bile ona ulaşamıyordu.Ardından koşşa da.Kaç kez kanter içinde uyanmıştı.Yine öyle olmuş soluk soluğa gözlerini açmıştı ki kapının çaldığını duydu.Zor da olsa uyanmıştı.Yataktan kalkıp kapıya vardığında kimsecikler yoktu kapının önünde.Saatine baktı .``Ooo amma geç olmuş.`dedi.Saat onbire geliyordu.Bu saate kadar uyumasına da anlam verememişti.Oysa en kötü gününde bile sekiz buçukta dükkanını açar işinin başında olurdu.Tam kapıyı kapatıp içeri gireceği zaman yerdeki zarf dikkatini çekti.Etrafa bakındı kimse yoktu.Eğildi zarfı aldı ve içeri girdi.
Zarf elinde oturma odasına yönelmişti.Zarfın üzerinde sadece adı yazılıydı.İyice meraklandı ,açtı zarfı.İçinde sadece saat 12_00 `da herzamanki yerimizde ol yazıyordu.Anladı ki bu zarfı o yazmış ve göndermişti.Derin bir ohhh çekti.Zarfı birkaç kez evirip çevirdi başka bir şey var mı diye içinde yoktu sadece bir not göndermişti sevdiği ve nedensiz hasretini çektiği sözlüsü...
Hızlı bir şekilde üzerini değişmiş,aynaya bile şöyle bir bakıp hızla dışarı çıkmıştı.Onu görecek olmanın heyecanı vardı.Öyle bir heyecan ki,buluşacakları yere yaklaşırken yerini korkuya ve nasıl yüzüne bakacağım endişesine bırakmıştı.Ayrılırken neler söylememişti kıza,kalbini kırmıştı.Ya şimdi tamamen ayrılmak isterse,ya bitti bu iş derse diye düşünceler sarmıştı ki.Geldiğini görünce hepsi,kaygıları korkuları kaybolmuş adeta ona uçarcasına koşmuştu.Onun da Cengize doğru gelirken yüzünün gülüyor olması belki de yaşananları unutmak istemesindendi.
Ne olmuştu da bu değişim gerçekleşmişti.Cengizin sevdiğini kucaklarken bile kafasından bu ve benzeri sorular vardı.Bir süre öyle kaldılar ,hasretle kucaklaşmış vaziyette.Görülmeye değer bir resimdi .Büyülenmiş gibiydi her ikisi de...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
|
|
Metin Yazar / 20.04.2008
cengiz yüzüğü atmıştı, kızla konuşmak istemiyordu ama birden gelen mektupla aklına ilk gelen kız oldu. söz yüzüğünü atalı iki gün oluyor önceki bölümlerde ama aydanla karşılaşınca aklına düşüyor. karakteri zayıflatıyor bu.
|
|
|
Cemal Çelik / 31.03.2008
Hikaye bazen bitecekmiş gibi oluyor fakat ustalıkla hikayeyi merak ettirerek devam ettirmeyi başarıyorsunuz hocam. Ellerinize saglık.
|
|
|
Mehmet Akkun / 27.03.2008
adama ne oldu ben hala orda kaldım abi kim bu adam ve nerede çatlayacam
|