Yaşıyoruz/50
Cengiz mektubu bitirememişti ama kendisi bitmişti.Bir yığıntının kayması gibi içinden bir şeyler kaymıştı da yüreği sızlamış gözlerine hükmetmişti.Artık özgürdü ruh dünyasında ağlayış ,boşalma adına.Aydan değildi belki buna sebep ama Aydan olmuştu zembereğin boşalmasına sebep belki de bu mektup.
Yıllar canlandı gözünde bir bir.Babası,o sevgisini göstermekten çekinen ama her fırsatta sevdiğini hissettiren koca adam...yoktu yanında.Annesi vardı çökmüş,yıpranmış ...Yılların yorgunu.Ne de çok istedi şimdi şu an bir sıcak teması;babasının saçlarını okşamasını ya da annesinin kucağında uyumayı.İçi kanıyordu da gözleri kurumuştu.Gözlerinden dudaklarına kayan yaşların tuzunu hissetti kendine gelirken...Mektubu tekrar eline aldı ,dayanabilirse geri kalanını okuyacaktı.
........
Evet Cengiz bey,işte o güzel insanları ve yeri bu sebeplerden dolayı terkettim.Gerçi buna terketme de denilemez ya...kaçtım diyelim isterseniz.Biliyorum bu hareketim sizi üzecek,kıracak belki de...Ama yaşamın bu sayfaası hiç yaşanmadı sayın isterseniz,gelecek adına ve mutluluğunuzun adına.Belki bir gün hatırlarsanız, yüreğinizde bir sızı olursa bilin ki orda ben varım...Olmalıyım da,dostluk adına bunu isterim sizden.
Bu mektubu sizi ziyarete geldiğim ve boynu bükük döndüğüm gün yazmaya karar verdim.Çok düşündüm inanın yazıp yazmamakta...Zaten okuyorsanız ki okuduğunuzu sanıyorum sizin için değerli olduğuma inanırım.Eğer mektup elinize geçmemişse bir güzel anı olarak kalırsınız bende...Yaşamın güzel bir sayfası ama buruk...
Ablam ,o dünya tatlısı kadın ;çok üzüldü duyunca yaşananları ve içinde bulunduğum karmaşayı.Biliyor musun ki sorgulandım duygularımdan,yargılandım hem de.Ama ben bunu daha önce de yaşadığım için zoruma gitmedi yakınlarımın ve sevdiklereimin hareketleri.Umarım sen de yargılamadın beni.İşte o üzer beni...Keşke bunları gitmeden önce seninle konuşabilseydim.Hem sen yatıyordun bir delinin hışmına uğrayıp,hem ben çaresizdim babamın durumu ve içine yuvarlandığım çıkmazdan.Onun için kağıda döktüm duygularımı,umarım beni anlamış ve hoşgörmüşsündür.
Ne zaman ve nasıl bir daha görüşürüz bilmiyorum ama umuyor ve diliyorum ki o güzel yürekli adam mutluluğu yakalar yaşamının bundan sonrasında.Sevgiyle kal...Aydan.
Mektup bitmişti ama Cengiz elinden bırakamamıştı.Aydanın bu hüzün dolu mektubu,yer yer imalar ve beklentiler ve belki de hayata sitemlerle doluydu.Hayatının baharında onca çileler çekmiş adeta ikinci yaşamı bağışlanan bu kız yaşanan bunca sakatlıkları hak ediyor muydu.Onun da mutluluk hakkı değil miydi.Cengiz tam bir çıkmazın içindeydi şimdi.Bir yandan sevdiği ya da öyle sandığı Hazalı diğer yandan bu kısacık dostluk süresince aradığı Aydan`ı düşünüyordu.Bu kızın acılar çekmesine sebep gördü samimiyetini ve acıdı yüreği,derin bir offff çekti ve kalktı yatağından.Her zaman yanıbaşında olan dostunu aradı .Allah kahretsin ,yok yoktu...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
|
|
Sabahattin Çağatay / 09.05.2008
Hocam merhaba nefes almadan okudum desem yeridir.Baki selamlar...
|
|
|
Çiğdem Bekar Abilov / 09.05.2008
Ne yapsak, biz de mi acabaları bir tarafa bırakıp Cengiz`in Hazal`la evlenmesini tavsiye etsek.Tamam, aklı karışık ve duygularından emin değil; ama bir yanda da Hazal`ı bir hiç için ortada bırakmak ve vefasızlık var. Kolaylıklar dilerim Hocam.
|
|
|
Ersin Başeğmez / 09.05.2008
olmaz bazen dostlar arandığında yanınızda. saygılarımla yalnız, noktalardan sonra bir boşluk bıraksanız daha iyi olacak.
|
|
|
Hatice Çolak / 09.05.2008
Lutuf abi, merhaba! Yaşıyoruz/ 50 yazınızı okudum ama beynim o kadar dolu ki, galiba tam olarak ne anlatmak istediğinizi anlayamadım. Saygılar... Hatice ÇOLAK
|