Yazan Da Yalnızdır OkuyandaYazan Da Yalnızdır OkuyandaEn çok da, gecenin bir saatinde, Odan karanlıksa, biraz da müzik duyuluyorsa ruhunu daraltan, bir yılan gibi süzülür yatağına yalnızlık. Görünmeyen elleriyle kirpiklerini ayrı tutar bütün gece ve tavanda en sevmediğin filmi oynatır. Sen hem makinisti olursun filmin hem izleyeni ,hem başrolü üstlenirsin hem de sevmessin işte izlemeyi. Uyuyakalmak,kaçırdığın filme sevinmek istersin de,ah şu yalnızlık göğüs kafesinde oturarak sever geceni zehir etmeyi.Yaşayabileceğin kadar nefes alanıdır bıraktığı, idareli kullanmak zorunda kalırsın. Şanslıysan biraz, uyursun. Ama yorulmadan olmaz. Ve ardındaki her sabah kutsal yarası kapanmamış bir gazi gibi uyanırsın, ne süt ister canın ne reçel. Aklında atlatılmamış cenklerin telaşları bir sigara ister sadece. İklimine göre başka yaşanır acısı yalnızlığın. Bir deniz kenarında avucundan kayan ıslak kumları gördükçe de iç çekebilirsin, üstü kar kaplı bir ağactan, yalnız koynuna kar düştüğünde de küfredebilirsin pekâla. Gemi kokan kalabalık bir şehirdeysen,martıların ağlayışını taklit etmelerine de sinirin bozulabilir sabahın erken saatlerinde…Sonra bozacı geçer sokağından, nağmesi pek bir gıcık paylaşır yalnızlığını. Kimliğine göre de başka yaşanır yalnızlık. En arka sıraya oturtulmuş siyah önlüklü tembel 4.sınıf öğrencisinde de başkadır, sokakta kepenk çığlığıyla ilk dükkanı açan stresli esnafta da başka.Gün doğmadan az evvel, bir uzun samsun yakıp süslü kamyonuna binen kamyoncuda da. Güneş batmadan telaşla pirinç ayıklayan annede de başkadır. Sakızını yazmasına yapıştıran bir köylü kızında da başka yaşanır mesela, bir başbakanda,bir mimarda ya da burnu uyuşmuş bir tinercide de başka yaşanır yalnızlık. En acısı da kalabalıkta yaşanır yalnızlığın. Patronların,çalışanların sahte gülüştüğü masalarda, yemek yemek zorunda olunan sofralarda, ölmenin bile çok üzmeyeceği dostların yalanlarında. Yalnızlık çok geniş aslıda. At da yalnız,avrat da,deli de yalnız,dam üstündeki saksağanda.Yumurtası alınan tavuk da yalnız her sabah,takım çantasından ayrı kalmış İngiliz anahtarı da.Elektrik tellerinin birbirine uzak tuttuğu direkler de yalnız,temmuz ayında ardiyede bekletilen soba da.Yere düşen elma da yalnız, gökyüzünde kaybolan uçan balonlar da. Herşey,hepimiz çoğu zaman yalnızız aslında…
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 25 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 35 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 22
• Bayram Kaya • Hayata Dair Denemeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
27
Eylül
27
Eylül
27
Eylül
27
Eylül
27
Şubat
20
Şubat
20
İnternette Başınıza Neler Gelebilir
• Cem Gelinoğlu • Mizah Denemeleri • 358 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
20
Bütün Çocuklar Manyaktır
• Cem Gelinoğlu • Hayata Dair Denemeler • 227 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
20
Ebeveynler Sınır Tanımıyor
• Cem Gelinoğlu • Hayata Dair Denemeler • 188 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
20
Şizofreni Onu Sayıyor
• Cem Gelinoğlu • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 176 kez okundu. • 1 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||