Yazarını Zindanlarda Çürüten Kitap
21 / 3 / 2008 Cuma tarihinde Ahmet Sıvacı tarafından eklendi, 232 kez okundu...
“Olur mu ? demeyin. Emperyalizmin ahtapot gibi sardığı, sıktığı, ezdiği ve kan döktüğü, ve başkalarına yaşama hakkı tanımadığı bir Dünya’da, bebeklerin katledildiği, soykırımların yaşandığı bir Dünya’da , yazarların, kitapların değeri nedir ki ? Seksen ihtilali sırasında toplatılan kitapları, saklanan kitapları, kitap okumaktan ya da kendi d...” Okuyucu Puanı ;
Yazarını Zindanlarda Çürüten KitapOlur mu ? demeyin. Emperyalizmin ahtapot gibi sardığı, sıktığı, ezdiği ve kan döktüğü, ve başkalarına yaşama hakkı tanımadığı bir Dünya’da, bebeklerin katledildiği, soykırımların yaşandığı bir Dünya’da , yazarların, kitapların değeri nedir ki ? Seksen ihtilali sırasında toplatılan kitapları, saklanan kitapları, kitap okumaktan ya da kendi düşüncesine aykırı kitaplara dokunmaktan bile nefret eden insanları gördü bu ülke. Yasak kitap olur mu ? Kimler ne amaçla yasaklar kitapları ? Eğer demokratik bir ülkede özgürce yaşıyorsanız işin trajikomik tarafı da bu.. Marks’ın Engels’in, Lenin’in ya da Hitler’in, Musollini’nin kitaplarını okusanız, kütüphanenizde bulundursanız nedir ki ? Asıl yasaklanması gereken okumamak. Cehalet. Sadece magazin kültürü sahibi olmak. Doğu Türkistanı bilirsiniz. Türklerin ana yurdu. Altayların, Tanrı Dağların bulunduğu bölge. Yüzyıllar önce göçün başladığı yer. Ana yurt. Ata yurt. İşgalci Çin esareti altında seneler var ki. Emperyalizmin ahtapot kolları arasında. Siyonizmin katlettiği bebeklerin vatanı Filistin için, ABD emperyalizminin kan gölüne döndürdüğü Irak için, Afganistan için, adı bilinmedik, sadece dinlerinden dolayı soykırıma uğrayan Müslüman ülkeler için dökülen gözyaşları olmalı kuşkusuz. Ama kendi öz topraklarında yaşayamayan, ölmemeye çalışan bizden birilerinin sürekli döktüğü gözyaşlarna, akıttığı kanlara en azından insan olma adına duyarlı olmak… Dini bayramları bile kutlamayı yasaklayan,havadaki uçaktan, yerdeki masadan başka her türlü şeyi yiyen, Mao artığı yönetimlere hangi Dünya dur diyebilir ki ? Konuşmanın bile karşılığı zindan Kitap yazmanın bile karşılığı senelerce zindan. “ YABANİ GÜVERCİN “ Doğu Türkistanlı gencecik bir yazar olan, Nurmuhammet Yasin Örkişi!ye ait bir eser. Uygur Türkçesi ile “ YAWA KEPTER “ Hürgökbayrak Araştırma Yayınları arasında, daha doğrusu Doğu Türkistan kökenli yazar, Mehmet Emin Batur tarafından Türkiye Türkçesine uyarlanmış ve İngilizceye çevrilmiş olarak yayınlanmış. YABANİ GÜVERCİN “ Nurmuhammet Yasin Örkişi’nin fabl türünde bir hikayesi. 1974 doğumlu bir yazar Nurmuhammet. Tutsak doğmuş, tutsak yaşıyor. Ve tutsak ölecek.Özgürlüğü işgalci Çin’in izin verdiği kadarıyla tanıyan, zanneden gencecik bir insan. Müthiş bir şey. Gerçekten inanılmaz güzelkikte bir hikaye. Özgürlüğü anlamanın, yabani bir güvercin diliyle anlatmanın yolu bundan başka olamaz diye düşünüyorum. Yazar hissediyor, duyuyor ve yaşıyor. “YAWA KEPTER” ya da “ YABANİ GÜVERCİN” ilk olarak KAŞGAR dergisinde 2004 yılında yayınlandığında müthiş bir ilgi görür. Tıpkı susuzluktan çatlayan topraklara yağmur düşmesi gibi. KAŞGAR Edebiyat dergisi toplattırılır ve arkasından bu gencecik yazar, 10 yıl ağır hapis cezasına çaptırılarak işgalci Çin zindanlarına atılır. Katı Çin rejimini, asla isim vermeden, asla kimseleri konu edinmeden fabl türü ile anlatmaya çalışmanın, yabani bir güvercin olmak istemenin, özgürce uçmayı düşlemenin cezası 10 sene. Özgür olabilmek için zehirli bir böğürtlen yiyerek ölümü seçen yabani bir güvercinin en soylu duygusuna nasıl saygı duyulmaz, nasıl hayran kalınmaz ki? “ Gökyüzünde Güneş güçlü bir ışık saçıyordu.Ben bütün vücudumdaki gücümü topladım ve gökyüzüne doğru uçacak oldum.Fakat tel kafes yine yolumu kesiyordu. Ben kaç günden beri ona vücudumu vurarak parçalayıp geçemeyeceğimi anlamıştım…” “ Alabildiğine özgür oldukları halde hala özgürlük çığırtkanlığında bulunanların özellikle Nurmuhammet Yasin Örkişi’nin bu kısacık fabl türündeki hikayesini mutlaka ama mutlaka okumalarını ne çok isterdim. Duygulanmamak mümkün değil. Abbas Sayar’ın “ YILKI ATI “ gibi özgür de değil üstelik. Daha da dıuygusal. Müthiş ustalıkla işlenmiş bir fabl türü. “ Zehirli böğürtlen vücudumda özgürlüğün bir sesi olarak yerleşti. Sonunda özgür olarak özgür ölme fırsatına sahip oldum…Ruhum bir tür özgürlük içinde kasılmaya başladı… “ Özgürlüğün ne anlama geldiğini özgür olmayan insanlar anlar. Filistinden daha beter, Irakdan daha fazla gözyaşı döken, işgalci Çin esareti altında inleyen, her gün zindanlara atılan, her gün yüzlercesi şehit edilen Doğu Türkistanlı Türkler gibi. Hiç değilse özgürce ölebilmek için zehirli böğürtlenler yiyen uzaklardaki insanlar gibi. Dünyanın umurunda değil.. Çünkü onlar Türkler.. Keşke bu kısa hikayeyi okuma fırsatı bulabilseniz.
Tavsiye Et :
Ekim
13
Geç mi Kaldık Yoksa?diyen Ulusalcılara Dair!
• Bahattin Gülyuva • Toplumsal Makaleler • 41 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
7
Ekim
4
Aydede`ye Mektuplar 3 ( Bu Ülkede )
• Özkan Köse • Toplumsal Makaleler • 48 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
30
Aydede`ye Mektuplar 2 ( Bayram )
• Özkan Köse • Toplumsal Makaleler • 84 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
28
Nisan
3
Salon Ya Da Belediye Şairi Olmak
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 172 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
29
Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 2 )
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 133 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
29
Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 1 )
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 122 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
21
Yazarını Zindanlarda Çürüten Kitap
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 233 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
20
Müzikterapi Hayal Ürünü mü ( 2 )
• Ahmet Sıvacı • Toplumsal Makaleler • 174 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
27
Ekim
27
Mehlika Sultana Aşık Gençler
• Ahmet Sıvacı • Siyasi Makaleler • 1133 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ekim
26
Ekim
26
Ekim
28
Bir Tür Uyuşturucu Kullanmak
• Ahmet Sıvacı • Eleştiri Makaleleri • 765 kez okundu. • 13 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||||