Yazının Kaynakları Ya Da Neden Yazar İnsan?
6 / 4 / 2008 Pazar tarihinde Azer Zerguz tarafından eklendi, 235 kez okundu...
“Yazma Eyleminin Kaynakları ya da Neden Yazar İnsan? Neden yazar insan sorusuna her yazar kendince bazı cevaplar vermiştir. En iddialıları da ‘ Yazmak benim için bir varoloş eylemidir.’ diyenlerdir. Yazmanın eğlendirici tarafı da vardır. Ama bu şamata tarzı bir eğlendirme değildir elbet. Yani buna biraz da yazmanın sanatsal yönü d...” Okuyucu Puanı ;
Yazının Kaynakları Ya Da Neden Yazar İnsan?Yazma Eyleminin Kaynakları ya da Neden Yazar İnsan? Neden yazar insan sorusuna her yazar kendince bazı cevaplar vermiştir. En iddialıları da ‘ Yazmak benim için bir varoloş eylemidir.’ diyenlerdir. Yazmanın eğlendirici tarafı da vardır. Ama bu şamata tarzı bir eğlendirme değildir elbet. Yani buna biraz da yazmanın sanatsal yönü de diyebiliriz. Eğlendirirken düşündüren, düşündürürken eğlendiren… Hem lirik hem didaktik. Yazın sanatı tam da budur demek gerekiyor. Her sanat dalında olduğu gibi edebiyatta da gerçeklerin bir yorumunu yapar sanatçı. Yorum gerçeğin bir taklidini vermeye çalıştığı oranda renksiz ve kuru bir anlatıma dönüşür. Tersi durumda, fantasmalarla örülü bir anlatımı ise her okurun hayal âlemine sokabilme sorunu vardır. Fantasi edebiyatının ve sinemanın belleklerde yer eden ne kadar az ya da çok dünyası / kahramanı olduğu düşünülürse, bu yöndeki uç örneklerin de sorununu bir nebze olsun anlayabiliriz. Yazmak bir varolmak yoluysa, yazma eyleminin her zaman başkasına ısmarlanan bir çabadan ibaret olmadığını da anlayabiliriz. Bu açıdan gerçeğin kötü taklidi ile uç hayallere ulaşan fantazmalara da bu anlamda yer verilebilir. Bu biraz da varolmanın kendi başına mı yoksa başkalarıyla mı düşünüldüğünün cevabını da içinde barındırır. Farklı bir saik olarak, kalemi başkasının hizmetine ya da sevgisine adama da sebep olabilir yazmaya. Bu da bir varoluş biçimidir. Yazarın anlatacağı bir hikâyesi olması yetmez, o hikâyeyi sahici ve farklı bir üslup ve bilgiyle aktarması onun hikâyesine değer katar. O değer, onun da okunması gereğini kabul ettirir okuyucuya. Tabi eğer varsa okuyucuyu dikkate alan bir kaygısı. Büyük yazarların çoğu en güzel hikâyeyi kendilerinin yazacağını düşündüklerini itiraf etmişlerdir. (örneğin, Marlux, Dostoyewski, Prost ) Farklı bir hikâyesi olduğunu ve bilinen bir hikâyeyi farklı bir anlatımla ortaya koyabileceğini iddia etmek yazın sanatına baş koymanın ilk işaret fişeği gibi görülebilir bu açıdan. Bu biraz kibir biraz azim işi gibi görünüyor ilk başta. Ancak azme dayanmayan bir iddiayla bir yere varılamayacağı açıktır. Öyle bir azim ki yazara, sanatın bilgisi ile gerçeğin bilgisini, (O. Pamuk’un deyimiyle de, iğneyle kuyu kazar gibi) örerek ‘anlatma isteği’nde ne kadar kararlı olduğunu göstermek gerekecektir. Yazarın iddiasının ispatı eseridir. İddiaya giden yol, ilkin başka yazarlara öykünmeyle başlayabilir. Bir yarışmacıdır aynı zamanda iddia sahibi. Daha güzel, daha özgün, daha etkileyici anlatma yarışmasında. Yarışmacılar kimi zaman başka yazarlarla, başka düşüncedekilerle, düşmanlarla, okurla ya da kendisiyle, yazdıklarıyla yarışabilirler pekâlâ. Yazma eylemi yazarın iç dünyası ve hayattan aldıklarıyla beslenir. Ancak yazmayı sadece büyüklenme ve kuru bir iddiadan ibaret sayarsak, Mehmet Genç’in dediği gibi ‘Bilen yazmaz, yazan bilmez.’ diyerek, söz ile sükûtun yerini değiştirmemiz gerekecek, hem kendimizi hem de başkalarını anlatmaktan vazgeçeceğiz demektir. Sadece yazılanı okuyup hayret makamında kalmaktır bunu diğer adı. Unutulmamalıdır ki iddiasız bir çabanın ürünü de iddiasız olacaktır. İnsanın kendisini, yaşamı, ölümü, ölümsüzlüğü dahi anlatmasının birçok yolu vardır. Bu yollardan birinde olan anlatma olanağı bir diğerinde olmayabilir. Hikâye, şiir, müzik, retorik, resim, tiyatro, sinema ayrı ayrı anlatma olanaklarına sahiptirler. Ancak genel olarak yazının (Edebiyatın) bir sanatsal yönü varsa, bir diğer yönü de gerçek anlamda düşünmenin, sistemli düşünmenin yazma eylemiyle olduğu düşüncesine (K. Tahir’e)hak vermek gerekiyor. Azer Zerguz
Tavsiye Et :
Eylül Duru yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Firdevs Göktepe yazıyı tebrik etti...
Hafize Hanaylı yazıyı tebrik etti...
Eylül
4
Ağustos
31
Ağustos
29
Ağustos
27
Neden Yalan Söyledin Baba?
• Nesrin Göçtürk Kaya • Tutku Denemeleri • 103 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
24
Bize Lost Degil Dost Lazım !!!
• Murat Akdeniz • Tutku Denemeleri • 86 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Haziran
18
Nisan
6
Yazının Kaynakları Ya Da Neden Yazar İnsan?
• Azer Zerguz • Tutku Denemeleri • 236 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
6
Yazının Kaynakları Ya Da Neden Yazar İnsan?
• Azer Zerguz • Tutku Denemeleri • 236 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Haziran
18 |
![]() |
|
||||||||||||||||